BİLGİSAYAR

Nvidia GeForce GTX 1180'i Gamescom'da Mı Tanıtacak?

  • 31.7.2018 17:13:09
  • 0 Yorum
  • 220

Ekran kartı denince akla ilk gelen marka olan Nvidia, gelecek ay Almanya’nın Köln kentinde düzenlenecek olan Gamescom’da bir GeForce etkinliği düzenlemeyi planlıyor. 20 Ağustos’ta gerçekleşecek etkinlikte yeni oyunların ve uygulamalı demoların yanı sıra Nvidia’nın katılımcılara bazı ‘sürprizleri’ olacak. Nvidia, GeForce etkinliği sırasında ‘Nvidia’nın Yeni Nesil Ana Akım GPU’su’ başlıklı bir konuşma planlıyor. Şirketin etkinlik sırasında Turing mimarisine dayanan yeni GeForce GTX 1180 ekran kartını duyurması bekleniyor. Nvidia CEO’su Jensen Huang, yeni grafik kartları için uzun bir süre beklememiz gerekeceğini söylese de Micron tarafından üretimine başlanan GDDR6 bellekleri kullanan GeForce GTX 1180’e ait olduğu iddia edilen mühendis çalışma örnekleri geçtiğimiz ay çevrimiçi olarak sızdırılmıştı.

Sızıntılara göre yeni Nvidia GeForce GTX 1180 3,584 CUDA çekirdeğine, 1.6-1.8GHz frekans hızına ve 16GB kapasiteli GDDR6 belleğe sahip olacak. Bu özellikler, yeni ekran kartının tüm güncel oyunları 4K çözünürlükte 144Hz oynatabileceği anlamına geliyor. Dolayısı ile Acer ya da Asus’un yeni nesil 4K oyuncu monitörlerinden birini almayı düşünenler, GeForce GTX 1180’i fazlasıyla sevecektir.

WebTekno

Bitcoin Madenciliği Yapan Bilgisayarlara Baskın!

  • 2.5.2018 17:04:54
  • 0 Yorum
  • 285

Gününümüzde hızla yayılan bir para birimi olan bitcoin ekonomide de belli başlı dalgalanmalara sebep oluyor.
Çinli yetkililer, yerel şebekede büyük bir güç dalgalanmasına sebep olan ve Bitcoin madenciliği yaptığı tespit edilen 600 bilgisayara el koydu. Yine saatlerce çalışan bu bilgisayarlarında sıcaklıklarını kontrol altında tutan soğutuculara da el konulduğunu da belirtmiş oldu.

Bu para biriminin üretim aşamasında da oldukça yüksek bir enerji tüketimi yaşandığını da aktarmış olduğunu da belirtti. Hatta öyle tartışmalara gelindi ki artık devletler, madencilik faaliyetlerini engellemeye başladı.Çin'in Tianjin şehrinde yakalanan bilgisayarlara ise anında el konularak önüne geçildi.Polis, Tianjin’de Bitcoin madenciliği yapmak için kurulan sistemlere el koydu.
 
Son yıllarda şehirde harcanan elektirik göz önünde bulundurulduğunda oldukça yüksek bir oranda kullanılmış olması da dikkatleri üzerine çekmekte yeterli bir hale gelebimiş olacağını da ifade edebiliyor.Olayla ilgili bir kişi olayla gözaltına alındı.Suçüstü yakalanan ve şüphelenilen kişiler gözaltında tutulacak gibi görünüyor.

Sinem ÖZDEMİR

TAI'den Uçak-Uydu Ortaklığı!

  • 16.4.2018 18:07:50
  • 0 Yorum
  • 307

Türkiye'nin havacılık ve uzay sanayisindeki lider şirketi TAI, yürüttüğü projelerin kritik bileşenlerinden haberleşme sistemleri için stratejik bir ortaklığa gitti.Ülkemizde hem de hava sistemleri hem de savunma sistemleri adına hepimizin yüzünü güldürebilecek bir ortaklık gerçekleştirilecek.

 Türk Havacılık ve Uzay Sanayii AŞ (TUSAŞ/TAI),bir çok planlı çalışmaları ile yerli sistemlerde en iyisi olabilmeyi hedefleyecek atılımlar yapıyor.,İŞte bu da onlardan bir tanesi.Bu çalışmalarda görevlendireceği kişileri seçmek üzere Türkiye'den yetenekli insanlar bir araya getirilecek o yüzden uzun ve yoğun bir seçim aşamasından geçirilecekler gibi duruyor.


 
TAI, bu kapsamda, yürüttüğü projelerin kritik bileşenlerinden haberleşme sistemleri için stratejik bir ortaklığa gitti. TAI, MMT Holding AŞ bünyesinde yer alan ve uzun süredir birlikte çalıştığı bilişim şirketi CTech'e ortak oldu.Böylelikle savunma sanayisi adına ilk yerli ortak çalışma için imzalar ve ilk adım atılmış oldu.

Sinem Özdemir

Robotlar Deney Yapacak Seviyeye Gelecekler!

  • 13.4.2018 17:22:28
  • 0 Yorum
  • 316

Carnegie Mellon Üniversitesinden bir grup araştırmacı bilimsever insanlar yapay zekayı ilerleyebileceklerini ve artık deney yapabilecek hele getireceklerini savunuyorlar.Yine aldığımız bir haber ve açıklama doğrultusunda bakacak olursak kol şişeleri tanıyıp onlar arasında değişiklik yapabiliyor.

 Bu robotik kol sıkı bir şekilde ve yorulmadan testler üzerinde çalışabilme özelliğine sahiptir.Yapılan bu çalışmalar bazı elektirikli çalışan  ve oldukça yüksek bir verime sahip olan aküler için üretilecek bir kimyasal için denemeler üzerinde çalışılmaktadır.Tabi teknolojiyi bununla da geliştirmeyi düşünmüyorlar ve gelecek yıllar içerisinde tasarlamış olacakları bu yapay zeka robotları ile bizlere yapacağımız deneyleri daha öncesinde de planma seviyesine de gelmiş olacaklar.

Nitekim önümüzdeki birkaç ay içinde yapay zeka algoritması akü testi çalışmalarına dayanan deneylerin planlamasını devralacak.
 Bu çalışma sonrasında yüksek lisans öğrencileri ve bu konularda çalışmalara yapacak olanlar için yine sistemin tüm tamamlanacak yönleri uygulanmaya koyularacak ve daha da iyileştirme çalışmaları için ayrı bir çalışma sistemi oluşturulacak.Bu yönüyle bakıldığında aslında teknolojinin bizler için ileriye dönük neler yapabileceğini de rahatlıkla anlayabilecek seviyeye gelmiş olacaksınızdır.

Projeyi yürüten Toyota Araştırma Enstitüsü'nden Brian Storey, “Bu çalışma sadece manuel kısmını değil aynı zamanda planlama bölümünü de otomatikleştiriyor” diyerek henüz yapılacak kısmı tamamlamamış olduklarını da belirtmiş olduklarını da ifade edebilmiş olduklarını da belirttiler.

Sinem Özdemir

Musk'tan Uçan Tren İcadı!

  • 17.3.2018 11:05:25
  • 0 Yorum
  • 297

Elon Musk'ın ortaya attığı Hyperloop, İngiliz Richard Branson tarafından hayata geçiriliyor. Uçan tren Hindistan'a yaklaşık 3 buçuk saatlik mesafeyi 25 dk da gidebilme özelliğine sahip olacak.
Beşinci nesil ulaşım aracı olarak tanımlanan Hyperloop One, dünyada ilk olarak Hindistan'da hayata geçiyor. Proje, yapılan anlaşma çerçevesinde ülkenin Pune kenti ile Mumbai'deki havalimanı arasındaki üç buçuk saatlik mesafeyi 25 dakikaya indirecek. İlk üretim ve arge çalışmalı 3 yıl sürecek dha sonrasında tamamlanıp hayata geçirilmesi 7 yılı bulacak.Yine ülkeye ekonomik anlamında bir hayli yarar sağlayacak gibi görünüyor.

Tesla ve SpaceX şirketlerinin sahibi Elon Musk'ın fikir babası olduğu Hyperloop projesi,Tmamne vakumla dldurulmuş tüplarden oluşacak şekilde tasarlanacak.Hyperloop One'ın yatırımcılarından Virgin Group'un kurucu CEO'su İngiliz milyarder Richard Branson ise, Musk'ın fikrini ticari hale getiren kişi olarak biliniyor.

Minyon dolarlık yatırım yapılacak proje Hindistan'ı bir hayl güçlendireceğe benziyor.Altyapısal bir verimlilik sağlayacağı düşünülüyor.

Sinem Özdemir

Önümüzdeki Yıllarda Yapay Zeka Tehlikesi!

  • 12.3.2018 15:03:10
  • 0 Yorum
  • 271

Yapay zeka teknolojisi günden güne gelişirken,yakın zamanda neler olabileceği konusunda pek çok teori ortaya konuldu. Raporda, yapay zekanın güvenlik üzerindeki tehditlerine dikkat çekildi.

Füzeye dönüştürülmüş insansız hava araçları, kamuoyunu manipüle eden sahte videolar ve otomatikleştirilmiş bilgisayar korsanlığı eğer tüm bunlar kötü niyetli kişilerin eline geçerse dünyadaki pek çok durumu kötü etkileyebilecek.

 

Uzmanlar yapay zekanın tehlikelerini anlatan bir rapor yayımladı.

İleriki dönemlerde pek çok tehlikeyle karşılacak ve insanlar tüm bu tehlikelere karşı tamamen hazırlıklı olmaları gerekiyor.
Yine raporun içerisinde eyaletlerin bu konuda ne yapabilcekleri hakkında öneriler sunuluyor.

Cambridge Üniversitesi Varoluşsal Risk Araştırması Merkezi'nden Shahar Avin BBC'ye yaptığı açıklamada, raporda yapay zekanın uzak bir geleceğe dair ortaya koyduğu tehditlerden ziyade, şu an getirdiği ya da önümüzdeki beş yıl içinde getirebileceği tehditlerin ele alındığını söyledi.
İnsan zekasına bir adım daha yaklaştırılarak tamamen dünyaya hükmedecekler.

Shahar Avin, yakın gelecekte yapay zekanın kötü amaçlı kullanılabileceği muhtemel birkaç senaryoyu sıraladı. Oxford Üniversitesi İnsanlığın Geleceği Enstitüsü'nden araştırmacı Miles Brundage şöyle diyor:

"Yapay zeka vatandaşlar, organizasyonlar ve devletler için risklerin büyüklüğünü değiştirecek. Suçlular makineleri hecklemek ya da şifre çalmak üzere insan kapasitesi seviyesinde eğitebilir ya da gözetleme, fişleme ve baskı amacıyla kulanılabilir. Güvenlik üzerindeki etkileri çok büyük."

Yine yapay zekanın tehlikeleri ile ilgili tüm dünyadaki teknoloji çalışanları uyarıldı.                                                                                    

                                                                                                                                                                                                                               

                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                        

ABD'li Fizikçi Uzayın Nasıl Görüneceğini Açıkladı

  • 27.2.2018 12:18:58
  • 0 Yorum
  • 335

Ünlü teorik fizikçi Michio Kaku yeni kitabında uzaylıların neye benzeyeceğine dair çok konuşulacak bir iddiada bulundu.

Teorik fizik alanında 'Henry Semat Profesörü' ünvanlına sahip olan ABD'li Profesör Dr. Michio Kaku, insanoğlu ile dünya dışı bir medeniyetin karşılaşması hakkında ilginç açıklamalarda bulundu. 


71 yaşında Kaku,üzerinde uzun bir süredir çalıştığı  'İnsanlığın Geleceği' adlı kitabında gelecekte uzaylıların insanoğluna nasıl görünceği hakkında bilgiler verdi.


"Uzaylılar aynı insanlarda olduğu gibi etrafını görebilmeli ve avlanmak ve nesneleri tutmak için parmaklara sahip olmalı" diyen Kaku, uzaylılara en çok benzeyen canlının da ahtopotlar olduğunu iddiasının altını çizdi. 


Bilim kurgu filmlerinin değişmezi insanoğlu ile uzaylıların karşılaşmaması bu kez de bilimin merceğinde. Bilim-kurgu film yazarlarının kaleme aldığı bu konu hakkında henüz senaryolaştırılamamış ve tam anlamıyla izleyiciyle bütünleşmemiş.


Evrende gezegenimize benzeyen 40 milyar gezegen var.Gelişmiş bir medeniyetin bizlerle arasında bir bağlantı olabilmesi uzun yıllarımızı alabilecek potansiyelde.


Zira uzaylıların kullandığı dalgaların seyahat mesafesi sandığımızdan daha yavaş veya bizim tespit edemeyeceğimiz bir formda olabilir. Dalgalar sürekli bir kaos halinde olduğundan onları fark edebilmemiz münkün değil.

 Zira uzayı 1984'ten beri dinliyoruz ve bu teknolojimiz oldukça ilkel olabilir. 


Ayrıca gezegenimizden 32 ışık yılı uzaklıktaki dalgalar henüz bize ulaşmış değil. Evrenin büyüklüğü göz önünde bulundurulduğunda bize doğru ilerleyen "ilk merhaba" mesajı hala yolda olabilir. 


Bizim de uzaya 100 yıldan biraz fazla süredir dalga gönderdiğimizi düşünürsek dünya üzerinden göndermiş olduğumuz mesajlar ulaşamamış olabilir.

 

E-ticarete Sanal Mağaza Gözüyle Bakmak

  • 20.2.2018 16:12:56
  • 0 Yorum
  • 307

Sanal bir mağaza düşünün.İnternet üzerinden pazarlama yapabilmeyi hangimiz istemezki...Sosyal medyaya duyulan ilgi ile birlikte internet dünyasının hayatımızı çok hızlı bir biçimde etkisi altına alması. İnsanların alım güçlerinin artması ve üretim kapasitesinin yükselmesinden kaynaklanan rekabetten dolayı satıcılar e-ticareti kullanmaya başlamışlardır.

E-ticaret sistemleri ile birlikte  daha çok müşteriye çok daha ucuza ulaşılmasından dolayı bu karlı iş fiyatlarada yansıtılmaktadır. Bu sayede satıcıda yaptığı alışverişten karlı çıkmış alıcı da daha ucuza bir ürüne sahip olabilmenin keyfini sürmüştür. Bu nedenlerden dolayı e-ticaret sistemlerini kullanan tüketici sayısı her geçen gün hızla artmakta ve e-ticaret sitelerinin gelirlerinde birkaç sene öncesine göreçok fazla artış olmuştur. Bu sitelerin sağladığı avantajlı fiyatlar,farklı farklı ödeyebilme imkanları veürünü çok çabuk elimize ulaştıran kargo seçenekleri ile tüketicinin hem kolaylıkla ürünü alabilmesi sağlanarak cazip hale getirilmiştir. Şuan için internet kullanıcılarının çok büyük bir bölümü e-ticaret ile ilgili soru işaretlerini cevaplamış ve bu mantıklı ticaret sistemini kullanmışlardır. Günümüzde artık birçok kullanıcı interneti kullanarak ticaret yapmaya başlamıştır.

BİLGİSAYARLAR BÜYÜK TEHLİKE ALTINDA!

  • 20.2.2018 15:44:46
  • 0 Yorum
  • 319

Intel çiplerinde tehlikeli bir  güvenlik açığı keşfedildi. Kişisel bilgisayarlara sahip milyonlarca kişi için güncelleme gelebilir.

İnternet dünyası Intel'in çiplerinde keşfedilen güvenlik açığı ile çalkalanıyor. Özelliklede ABD'de büyük bir yankı uyandıran bu açık, kullanıcıların kişisel bilgilerinine kolayca erişilmesini sağlıyor. Bu açığın ise işlemcilerde bulunan 

tasarım hatasından meydana geldiği belirtiliyor. Apple ve Microsoft gibi şirketler, bu hatadan etkilenmemeleri için kullanıcılarına yazılım güncellemeleri sundular. Intel'ın "yan kanal analizi" olarak isimlendirdiği bu açık, aslında 

yaklaşık 1 ay önce keşfedildi. Bu keşfi yapan ekip ise Google Project Zero'ydu.


CİHAZLARI ETKİSİ ALTINA ALIYOR!

Geçtiğimiz son on yılda bir çok kullanıcıyı etkisi altına aldığı konuşuluyor . İngiltere Ulusal Siber Güvenlik Merkezi (NCSC), konunun farkında olduklarını ve eksikliklerin geliştirildiğini söyledi. Buna karşılık Intel, açığın kendii 

işlemcileri ile sınırlı olmadığını ve bir düzeltme üzerinde çalıştığını söyledi. "Bugüne kadarki analizlere dayanılarak, birçok farklı üreticinin işlemcisi ve işletim sistemi ile bir çok bilgi işlem cihazı - bu istismarlara açıktır" dedi. Ayrıca 

"Bu sorunu derhal ve yapıcı bir şekilde çözmek için endüstri çapında bir yaklaşım geliştiriyoruz" gibi haberler ortaya konuldu.

BİLGİSAYARLARIN ÇALIŞMA PERFORMANSINI DÜŞÜREBİLİR!

Uzmanlardan öğrendiğimiz bilgilere göre performansın %30 oranında düşeceği söyleniyor; Intel ise bunu, "ortalama kullanıcı için performans düşüşleri önemli derecede olmayacak ve zaman içinde hafifletilecek" sözleriyle onaylamış 

durumda.

The Register'ın görüşüne göre bu açık, büyük ihtimalle  Amazon, Microsoft Azure ve Google gibi büyük bulut bilgi işlem şirketlerini etkisi altına alacak gibi duruyor.

İşlerin yolunda gitmemesi intel in pisyadaki duruşunu %6 oranında sarstı veişlem seansları % 3,4 daha az performanslarda tamamlandı.

Bilgisayar Talebi ve Satışları Azalmaya Devam Ediyor !

  • 5.2.2018 10:30:31
  • 0 Yorum
  • 368

Ülkemizde bilgisayar talebinde 2012 yılından itibaren düşüş görülürken, geçen yılın ocak-ekim döneminde de bu trend devam etti ve satışlar 890 bine geriledi.

 

Araştırma kuruluşu GFK Türkiye tarafından bilgisayar pazarına yönelik yapılan "Türkiye'de Bilgisayar Pazarı Araştırması"na göre, ülkede bilgi teknolojileri ürünlerinin ana gruplarından olan bilgisayar satışları son 6 yılda düşüş gösterdi.

2016 yılında 1,2 milyon adet olan bilgisayar satış rakamı geçen yılın ocak-ekim döneminde 890 bin adet olarak belirlendi. Bu dönemde 725 bin diz üstü, 165 bin de masaüstü bilgisayar satıldı.

Bilgisayar satışlarının 2017 sonu itibariyle 1 milyon adet civarında olacağı öngörülürken, perakende satışların 11 yıl önceki (2006'da 1,3 milyon adet) seviyenin altına düşmesi dikkati çekti.

GFK'nın 26 ilde 15 yaş ve üstü bin 100 hanede gerçekleştirdiği araştırmaya katılan tüketicilerin yüzde 93'ü diz üstü bilgisayar satın almayı düşünmediğini belirtirken, bu grubun yüzde 43'ü bilgisayar ihtiyacı olmadığını, yüzde 28'i bütçesinin kısıtlı olduğunu, yüzde 14'ü akıllı telefonlarının ihtiyaçlarını karşıladığını, yüzde 8'i de bilgisayar ve internet kullanmayı bilmediğini kaydetti.

OYUN BİLGİSAYARLARININ SATIŞLARI DAHA FAZLA, İLGİ ARTIYOR !

Bilgisayar satışlarındaki daralmaya karşın geçen yılın 10 ayında diz üstü oyun bilgisayarı segmentindeki satışlarda adet bazında 2016'nın aynı dönemine kıyasla yüzde 25 büyüme görüldü.

Bu yılın 10 aylık döneminde dünya genelinde 3 milyonu bulan diz üstü oyun bilgisayarı satışı, Türkiye'de 90 bin adet olarak gerçekleşti. Söz konusu satışlardaki artışta genç nüfusun talebi etkili oldu.

Intel, 802.11ax İçerecek Olan Yonga Setlerini Duyurdu

  • 8.1.2018 16:54:06
  • 0 Yorum
  • 325

Intel yaptığı duyuruyla, bu sene içerisinde çıkacak olan yonga setlerinde, Wi-Fi standartlarının yeni nesli olması beklenen 802.11ax bulunacağını duyurdu.

2017 yılının son çeyreğinde duyurulan ve bir önceki nesil olan Mu-Mimo standardından 4 ile 8 kat daha fazla hızlı olması beklenen 802.11ax, Intel'in yeni üretilecek olan yonga setlerinde standart olarak yer alacak. Özellikle bant genişliğini arttırarak, 6. nesilde büyük bir hız artışı sağlayacak olan 802.11ax, öncelikle Hotspot içeren mekanlarda veya birden fazla cihazın bağlandığı modemlerden internet hizmeti alırken farkını hissettirecek.

Bu yeni Wi-Fi standardı bizler için çok büyük bir değişim sağlamayacak olabilir ama yüzlerce bilgisayar ile çalışılan büyük şirketlerdeki network ağının daha sorunsuz ve hızlı çalışmasına ön ayak olacak. 802.11ax her ne kadar yonga setlerindeki yeni standardı belirleyecek olsa da, Intel konuyla ilgili ilk çalışma yapan şirket değil. Nitekim Qualcomm, 2017'nin Şubat ayında, 802.11ax ile ilgili duyurusunu gerçekleştirmişti.

Bünyesinde Bluetooth 5.0 desteğini de barındıracak olan bu sistemin hayatımıza girmesi için şu an için erken... Nitekim mevcut mobil cihazlar bu yeni standardı henüz desteklemiyor. Ancak 2018 yılında geçiş süreci başladıktan sonra, yavaş yavaş 6. nesil Wi-Fi teknolojisine geçiş sağlayacağız.

Kaynak : https://www.theverge.com/circuitbreaker/2018/1/6/16858672/80211ax-wifi-intel-chip-announced-certification-2019

Ethereum, 2018'e Girerken Adeta Tavan Yaptı!

  • 3.1.2018 16:22:37
  • 0 Yorum
  • 310

Piyasada yer alan Ethereum'ların toplam değerinin 85 Milyar Dolar seviyesine geldiği şu günlerde, Ether birim bazda da yatırımcısının yüzünü güldürerek tepe noktayı gördü.

Çıktığı ilk günden bu güne dek, değerini %10.000 civarında arttıran Ethereum, an itibarı ile Piyasa değeri en yüksek üçüncü kripto-para birimi olarak görülüyor. 2016'nın başlarında 1 Milyar Dolarlık bir pazar payına sahip olan Ethereum, 2 senede devasa bir büyüme gerçekleştirdi diyebiliriz. Daha geçtiğimiz ay içerisinde 400 - 450 Dolar seviyelerinde gezinen Ethereum, 2018'e girdiğimiz ilk günlerde 900 Dolar seviyesinin de üstüne çıktı.

Gün içerisinde sürekli yukarı doğru ivmelenen Ethereum, gün sonunda 914 Doları dahi gördü. Gelen resmi rakamlar, sadece son 24 saat içerisinde Ethereum'un değerini %14.52 oranında attırdığı yönünde. Geçtiğimiz haftanın verilerine oranla ise değer artışı %13.62 olarak görünüyor. An itibarı ile piyasada 79 milyonun üzerinde jeton (token) sahibi olduğu düşünülen Ethereum'un, 2018 yılı içerisinde de bu yükselişini sürdürüp sürdüremeyeceği merak konusu.

150 Milyar Dolar civarında seyreden piyasaya değeri ile Bitcoin'e en çok yaklaşan kripto-para birimi olarak göze çarpan ve yatırımcısının yüzünü güldüren Ether'in, önümüzdeki aylarda Bitcoin'i de geçip geçemeyeceği şu anda kulislerde konuşulmaya başlandı bile. Sizler ne düşünüyorsuz, Ethereum, Bitcoin'i geçebilecek mi?

Kaynak : https://www.coindesk.com/over-900-ether-starts-2018-at-all-time-price-high/

Popüler Chrome Eklentisi, Bilgisayarınızda Gizlice Kripto Madencilik Yapıyor

  • 30.12.2017 10:49:59
  • 0 Yorum
  • 296

Popüler Chrome eklentisi içerisine saklanmış olan Kriptojacking uygulamaları, bilgisayarınızın kaynaklarını izniniz olmaksızın kullanarak kripto madencilik yapıyor ve yavaşlamasına neden oluyor.

Güvenlik araştırmacısı Troy Mursch tarafından, ‘’Archive Poster’’ eklentisi içerisinde keşfedilen ‘’Coinhive’’ isimli kötü amaçlı yazılım bilgisayarınızın büyük oranda yavaşlamasına neden oluyor. Archive Poster, Tumblr kullanıcılarının diğer bloglardan reblog yapmalarını ve yeniden yayınlamalarını sağlayan bir Chrome eklentisidir. Bunun yanı sıra eklentinin içerisine saklanan Coinhive yazılımını kullanarak bilgisayarınızda kripto madencilik yapılıyor.

Yaşanan bu durum Chrome web mağasazındaki birkaç kullanıcı incelemesinde belirtilmiş olsa da, eklentinin genel eleştiri puanı çok yüksek olduğu için henüz dikkate alınmıyor ve indirilmeye devam ediyor. Archive Poster toplamda 105.062 kullanıcı ile hala çok iyi bir genel nota sahip.

Kriptojack yazılımları, malware kadar tehlikeli değildir ve genellikle bilgisayarınıza veya dosyalarınıza zarar vermez. Ancak Bilgisayarınızın işlemcisini kullandığı için önemli ölçüde yavaşlamasına neden olur. 

Kriptojack olayını yakından takip eden güvenlik araştırmacısı Troy Mursch, bu yazılımlara sahip 30 binden fazla web sitesini paylaştı. Sizler de bilgisayarınızın işlemcisinin ne kadarının kullanıldığına bakarak, kötü niyetli kişilerin sizden faydalanıp faydalanmadığını öğrenebilirsiniz.

Kaynak : http://mashable.com/2017/12/29/chrome-extension-cryptojacking/#YisR5ae2.sqJ

Öğrenciler, 60 Yıllık Bir Uzay Radyasyon Gizemini Çözdü

  • 14.12.2017 16:11:58
  • 0 Yorum
  • 326

Van Allen Kuşağı içindeki yüklü elektronların kökeni, Colorado Boulder Üniversitesi'ndeki bir grup öğrenci tarafından çözüldü.

Van Allen Kuşakları, gezegenimizi çevreleyen manyetik alanı sayesinde yerinde tutulan enerji parçacıklarından oluşan bir alandır. Bu radyasyon kayışları yüklü parçacıkları yakalar ve bizi alanın zararlı radyasyonlardan korur. Van Allen Kuşakları hakkında henüz çözülmediğimiz pek çok gizem var, ancak Colorado Boulder Üniversitesi'ndeki öğrenciler 60 yıl öncesine dayanan bir problemi çözdü.

Öğrenciler Dünya'nın radyasyon kuşağının iç bölgelerinde bulunan enerji parçacıkların arkasındaki gizemi açığa çıkardı. Bilim adamları, bu alanlardaki aşırı yüklü protonların, kozmik ışınlar Dünya atmosferinde nötronlara çarptığında meydana gelen albedo nötron çürümesinden kaynaklandığına dair uzun zaman önce bir teori geliştirdi. Ancak bu teoriyi ortaya atan bilim adamları, Kuşakların iç kenarındaki elektronları örttüğünü tahmin edemedi.

Bu gizemin çözülmesi tatmin edici, özellikle de bu yüklü parçacıkların uzay yolculuğu üzerinde pratik bir etkisi var. Çünkü hem uydular hem de astronotlar için Ay’a, Mars'a ve ötesine seyahat etme konusunda tehlike oluşturuyorlar. Bu parçacıkların nereden geldiğini anlamak onların neden olacağı sonuçları tahmin etmemize yardımcı olabilir.

Ancak bu keşif, yapıldığı yol nedeni ile de dikkat çekiyor. Lise ve Üniversite öğrencilerinin kullanımına sunulan küçük uydu CubeSats sayesinde bu keşif yapıldı. NSF yardımı ile finanse edilen özel uydu lise ve üniversite öğrencileri tarafından, düşük bütçesi sayesinde daha erişilebilir hale gelmesi ile yakın gelecekte bunun gibi daha birçok buluşun gerçekleştiğini görebiliriz.

Kaynak : https://www.engadget.com/2017/12/13/students-solve-mystery-electrons-van-allen-belts/

Bitcoin'i Elon Musk mı icat etti?

  • 27.11.2017 12:11:45
  • 0 Yorum
  • 390

Adını son günlerde sıkça duyduğumuz Elon Musk? Dünyayı etkileyen bitcoin'in icatkarı ola bilir mi?

Teknoloji dünyası son yıllarda kripto paraların, yepyeni bir devletler üstü ekonomi inşa etmesine neden oldu. Tam olarak kaynağı bilinmeyen Bitcoin’in icadı hakkındaki spekülasyonlara bir yenisi daha eklendi. Elon Musk acaba Bitcoin’in mucidi mi?

Yüzyılın dahi girişimcisi Elon Musk’a bu lakapla seslenmemizin nedenlerini şöyle baştan sayalım: SpaceX, Tesla, Boring Company, SolarCity, Nueuralink ve daha nicesi. Ancak ona bu girişimleri için maddi desteği sağlayan gene kendisiydi. Henüz 2000’lerin başındayken kurduğu internet üzerinden ödeme sistemi ile zaten adından söz ettirmişti. Sonradan PayPal olarak tanıdığımız şirketi satınca artık bil milyarder olmuş ve uzaydan enerjiye, otomotivden yapay zekaya neredeyse bütün alanlarda sözü geçmeye başlamıştı. 

Yani anlayacağınız Elon Musk’ı bugüne getiren şey, parayı dijitalleştiren sistemlerin mucidi olmasıydı. Bu çıkış noktası ise zaten şüphelendiğimiz fakat bir türlü netlik kazanmayan bir konu hakkında öngörülere neden oluyordu. Bugün itibariyle 10.000 dolarlık baraja yaklaşan Bitcoin, acaba Musk tarafından mı icat edilmişti? Kafalar karışmasın, mümkün. Çünkü eski bir SpaceX çalışanının iddiası tam olarak bu:

Normalde Bitcoin’i icat eden kişi ya da grupların kimler oldukları bilinmiyor. Bu bir insan da olabilir, büyük bir ağ üzerinde çalışan korsan grubu da. Ne olursa olsun bu gizemli kişilik, Satoshi Nakamoto adıyla bilinir. Fakat somut bir varlığı yoktur. 

2015 yılında SpaceX’teki görevinden ayrılan Sahil Gupta isimli bir çalışan, elde ettiği bulgular ve mevcut söylentilerden hareketle Musk’ın aslında Nakamato olduğuna dair bilgiler paylaştı:

1. Teknik yeterlilik: Bitcoin C++ programlama dilinde yazılmış bir proje ve Musk bu programlama dilini SpaceX’de yoğun olarak kullanıyor ve kullandırıyor. Diğer yandan, 2013’de Hyperloop için hazırladığı araştırmada kriptografi ve ekonomi hakkında fazlasıyla bilgisi olduğu anlaşılmıştı.

2. Global sorunları çözme isteği: Bitcoin 2008’de bulundu ve bu 2008’deki ekonomik kriz ile aynı zamandaydı. Bankalara karşı alternatif bir ekonominin temelini atmak için daha ideal bir zaman bulamazsınız.

3. Musk'ın kripto ekonomi sessizliği: Yapay zeka ve internet hakkında birçok konuda sürekli görüşlerini söyleyen birinin son yılların en popüler konusu kripto paralar hakkında konuştuğu neredeyse hiç görülmedi. Bu tweet’teki şakayla karışık söylem dışında, kendisinin kamuoyu nezdinde bir açıklaması yok.

kaynak:webtekno

Birinci sınıf soğutucu: Noctua NH-L12S

  • 13.11.2017 12:53:38
  • 0 Yorum
  • 345

Noctua NH-L12S birinci sınıf bir soğutucudur. Özellikleri ise;

  •     Yük altında bile sessiz
  •     Küçük form faktör
  •     İyi tasarlanmış yapı ve kurulum
  •     Montaj seçenekleri
  •     Kahverengi fan çirkin görünüyor

Özetle

Noctua'dan bir diğer birinci sınıf işlemci soğutucusu. Kasası dar olup çok çekirdekli işlemciden vazgeçemeyenler, hem sessiz hem de serin tutabilmek adına bu soğutucuyu gönül rahatlığıyla kullanabilir. Farklı montaj seçenekleriyle engel tanımıyor.

İnce ve dar kasanız için iyi bir işlemci soğutucu arıyorsanız, Noctua NH-L12S size fikir verebilir.

Kaliteden ödün vermeden sessiz işlemci soğutucuları ve fanlar geliştiren Noctua'nın dar kasalar için geliştirdiği yatay fanlı NH-L12 işlemci soğutucusu çok sayıda ödüle layık görülmüştü. Üstte 120 mm ve altta 92 mm fan içeren bu soğutucu güncellendi, LH-L12S adını aldı. Daha da iyisi artık çok daha sade ve tek bir ince fanla geliyor, bunun konumu değiştirilebiliyor. İnce radyatörden ötürü 95 Watt üstü TDP'ye sahip işlemcilerle kullanılırken dikkatli olunması öneriliyor. Overclock için ideal değil ve ince kasalarda sessiz soğutma için uygun.

KAYNAK: shiftdelete

Apple Hakkında Bilinmeyen 10 Gerçek

  • 10.11.2017 13:00:43
  • 0 Yorum
  • 354

Tasarım takımının takıntılarından "şeytani fiyata" Apple'ın ilk bakışta aklımıza gelmeyen, teknolojiyi takip etse bile çoğumuzun bilmediği birçok yönü var. İşte ismini iPhone, iPad ve Mac'leriyle sık sık andığımız Apple'ın çok fazla konuşulmayan, bilinmeyen 10 yönü.

1. Steve Jobs evlatlık edinilmişti ve yarı Suriye'liydi

2. Apple'ın ilk bilgisayarının fiyatı "şeytaniydi" (666.66 dolardı)

3. Apple her şeyi yerden değil, havadan sevk ediyor

4. Macintosh bir elma çeşidiydi

5. Apple'ın fotoğrafları bilgisayar yapımı değil

6. Steve Wozniak hala bir Apple çalışanı (Apple ortak kurucusu)

7. Oh vov... oh vov... oh vov...(steve jobsun son sözleri)

8. Apple'ın üç kurucusu vardı (Apple, 1976'da üç kişi tarafından, Steve Jobs, Steve Wozniak ve Ronald Wayne'ın ortaklığıyla kurulmuştu.)

9. Beyaz iPod'u Jony Ive'ye borçluyuz

10. Paketleme takıntısı (Kaliforniya'daki yönetim merkezinde gizli bir paketleme odası bulunuyor.)

kaynak:chip

Intel ve AMD'den Resmi Duyuru

  • 9.11.2017 11:16:23
  • 0 Yorum
  • 316

2 Dev teknoloji firmasının yıllardır süregelen savaşı teknoloji takipçilerinin yakın markajında. Bu savaş büyük gelişmelere sebep olmuştu ancak görünen o ki sular bir süreliğine duruldu ve iki firma anlaştıklarını duyurdu.

Intel Core H'nin amacı, üst seviye oyunları çalıştırabilen ince ve hafif laptop'lar üretmek. Intel ve AMD'nin birlikte çalışması büyük bir yenilik gibi görünse de aslında sürpriz değil çünkü böyle bir işbirliğine dair dedikodular, geçen ay ortaya çıkmıştı. Bunun yanında Intel ve AMD arasında işlemci alanındaki sıkı yarış, grafik alanında o kadar ciddi değil. Intel'in entegre HD grafiklerinin AMD veya Nvidia ile yarışmak gibi bir amacının hiçbir zaman olmadığını biliyoruz.

kaynak:chip

Numara Sorgulama

Nvidia GeForce GTX 1080 Ti

  • 8.11.2017 11:28:55
  • 0 Yorum
  • 334

NVIDIA GeForce GTX 1080 Ti gün yüzüne çıktı. Yeni üst düzey kart GTX 1080 ve Titan X’ten daha yüksek performans veriyor.

Uzun bir bekleyişin ardından NVIDIA, GeForce GTX 1080 Ti modelinin üzerindeki perdeyi kaldırdı. GTX 1080’in yanı sıra efsanevi Titan X’i bile geride bıraktığı iddia edilen NVIDIA GeForce GTX 1080 Ti dünyadaki en güçlü ekran kartı olarak tanımlanıyor.

NVIDIA CEO’su Jen Hsun Huang tarafından Game Developers Conference’ta tanıtılan kartın GTX 1080’den %35 oranında daha hızlı olduğu belirtildi.

NVIDIA GeForce GTX 1080 Ti, 4K oyun deneyimi ve VR için özel olarak tasarlanmış. Pascal mimarisine sahip olan kart 1.6 GHz frekansta çalışıyor. Kartta ayrıca 11 GB GDDR5X bellek bulunuyor.

Bu kadar yüksek gücün yüksek bir bedeli var elbette. GTX 1080 Ti’ın açıklanan yurt dışı fiyatı 699 dolar seviyesinde.

kaynak:cnnturk

Mouse'u doğru kullandığınıza emin misiniz?

  • 1.11.2017 11:16:53
  • 0 Yorum
  • 327

İlk masaüstü bilgisayarlardan beri, bilgisayarı kolayca yönetmemizi sağlayan minik fareyi yani mouse'u en başından beri yanlış kullandığımızı biliyor muydunuz?

Bilgisayar kullanırken bir elimiz hep mouse’da olmaktadır. İşletim sistemi içerisinde yaptığımız çoğu işlemde mouse bize büyük kolaylık sağlamaktadır. Hatta son derece yaygın olan bilgisayar dünyasında mouse’ların günlük hayatımızın bir parçası olduğunu söyleyebiliriz.

Ancak gelen bir açıklama bu küçük ama işlevi büyük olan cihazın hemen herkes tarafından yanlış kullanıldığına işaret ediyor. Peki sürekli kullandığımız mouse’ta ne gibi bir kullanım hatasında bulunabiliriz? Mouse’un hayatımıza girmesinin önünü açan mucid Jack McCauley’den konuyla ilgili dikkat çekici bir açıklama geldi.
Mouse’un Ortasında Bulunan Silindiri Yanlış Kullanmışız

McCauley’in iddiasına göre farelerin iki tuşunun ortasında bulunan silindir şeklinde olan tuşu yanlış kullanıyoruz. Hepimiz silindirleri genellikle karşılaştığımız uzun bir sayfayı aşağı ya da yukarı yönde sürüklemek için kullanırız. Ancak McCauley’in belirttiğine göre bu silindirler sayfa kaydırmaktan ziyade programlar arasında geçişin sağlanması için mouse’a yerleştirilmiş.
Şimdiye Kadar Üretilmiş En Pahalı 10 Mouse

Her ne kadar Jack McCauley’in bu açıklaması dikkat çekici olsa da biz bilgisayar kullanıcılarını pek alakadar etmeyeceğe benziyor. Sonuçta yıllardır süregelen bir kullanım alışkanlığının kolaylıkla değişmesini bekleyemeyiz.


kaynak: paratic

Bu küçük metal parada 1000 farklı dilin mikroskopik arşivi var

  • 30.10.2017 10:01:10
  • 0 Yorum
  • 301

Dosyalarınızın güvende olduğundan emin olmak istiyorsanız, bunları farklı yerlere yedeklemek iyi bir fikirdir. Bu da tamamen Rosetta Giyilebilir Disk fikrinin gerisindeki temel düşünceyi yansıtıyor. Madeni paranın bir tarafında, 2010 yılında kullanılan 1.000 farklı insan lisanının bir arşivi bulunuyor. Çoklu kopyalar üreterek, dil uzmanları bu arşivin yüzyıllar boyunca saklanabileceğinden emin olabiliyor.

Rosetta Projesi öncülüğünde yürümekte olan çalışmada amaç meşhur Rosetta Taşı’nın modern bir sürümünü oluşturmak ve modern metinleri tercüme etmek için kullanılabilecek ve sonraki nesillerle paylaşılabilecek bir ortam meydana getirmek – disk MS 12.000 yılına kadar dayanacak şekilde tasarlandı.

Nikelden yapılacak Rosetta Giyilebilir Disk, genişliği sadece 1,98 santimetre olup mikroçip yapmak için kullanılana benzer bir süreç ile üretiliyor.  Küçük nikel parçaları bir cam tabaka üzerinde çekilerek 1.000 sayfalık dil bilgisini yazmış oluyor ve sonuçta oluşan diskte bütün bilgi yüzeye işlenmiş oluyor. Sayfalara bakmak için normal bir büyüteç yeterli olabilir, ancak gerçekten metni okumak istiyorsanız 150X kapasiteli bir laboratuar mikroskobuna ihtiyacınız olacak.

Bunlardan birini nasıl edinebilirsiniz? Rosetta Projesi’nin bunları ucuz ve kolayca erişilebilir hale getirmesi gerektiğini düşünüyor olabilirsiniz. Bunlardan birini kolye gibi boynunuza takmanız için dil inisiyatifine 1.000 USD gibi bir harcama yapmanız gerekiyor ve mevcutlar oldukça sınırlı olacak. Maliyet kısmen, çok küçük bir yüzeye dağıtılmış çok görünür bir veriyi üretme sürecinden kaynaklanıyor. Bir mikro-SD kartına bir metin dosyası atmakla kıyaslandığında, arşivlerin günümüzden yüzyıllar sonra bile erişilebilecek olmasında hiç kuşku görünmüyor.

Hareketlerimizden enerji elde eden süper ince kumaş geliştirildi

  • 26.10.2017 12:59:50
  • 0 Yorum
  • 317

Çevremizi saran, diğer türlü boşa gidecek enerjiden birazcık çalmak için ihtiyaç duyduğumuz şey, bu jel kaplı, karbon nanotüplerden yapılmış sarmal lifler olabilir.

Twistron denen bu materyalin iplikleri laboratuvar ortamında şimdiden gelecek vadediyor ve bir gün vücudumuzdaki, eşyalarda veya daha geniş çevredeki değişimin payı kadar enerji toplayabilecek bir “enerji toplayıcısına” dönüştürülebilir.

Texas Üniversitesi’nden bu teknolojiyi geliştiren uluslararası ekibin başındaki araştırmacı Carter Haines, twistron enerji hasatçılarını kavramanın en basit yolunun, elinde çekiştirdiğinde elektrik üreten bir parça kumaş olduğunu düşünmek diyor.

Ortamdaki ısıdan, radyo dalgalarından veya hareketten gelen küçücük miktarlardaki enerjinin biriktirilip cep boyu elektronik aletlere güç sağlamak çok da yeni bir kavram değil.

Peki acaba neden bu fikre, bu kadar takılmış durumdayız? Sonuçta, dünyamız düşük seviyede elektromanyetik dalgalar, sürtünme ve ısı gradyanlarıyla uğuldayıp duruyor ve bunlar da enerji eldesi için birkaç elektron etrafında dolanmak üzere toplanabilir. İşte tüm bu çeşitliliğe karşı, enerjiyi toplayan bir materyal yapıp, bu materyali de mümkün olduğunca net, ucuz, çok yönlü ve etkili yapmak için yarış devam ediyor.

Twistron son cevap olmayabilir, ama kesinlikle gelecek vadediyor.

Liflerden elektrik eldesindeki sorumlu mekanizma şaşırtıcı derecede basit. İç içe geçmiş karbon atomlarının 10.000 kere tüplere dolanmasından ibaret, ince bir iplik oluşturan liflerin kalınlığı da insan saçından bile ince.

Bu uzun karbon nanotüpü demetleri birlikte eğriliyor ve döndürülüp elastikleştiriliyor. Bir parça ipi esnettikten sonra, tekrar gerilip gevşeyerek eski haline dönüştüğünü düşünün. Bu yapı tuzlu su kadar basit bir elektrolit solüsyonu ile kaplandığında, lifin şeklinin değişmesi, karbon nanotüpleri yerinden oynatıp yeniden şekillendirdiğinde bir voltaj yaratacak şekilde yüklenmekte.

Araştırmacı Na Li, derinlemesine bakıldığında bu kumaşlar aslında süperkapasitörler, diyor. Normal bir kapasitörü yüklemek için akü gibi bir enerji kullanılır, ama bu durumda, karbon nanotüp kumaş elektrolit solüsyonu ile yıkandığında, dokumalar elektrolitle kendileri yüklenmekteler; yani dışardan akü veya voltaj gerekmiyor diye ekliyor.

Basit bir karbon iplik olduğunu düşünürsek çekiştirildiğinde ortaya çıkan yüklenme şaşırtıcı. Bu ürünün 1 kilogramı ile saniyenin 30 katı kadar titreştiğinde 250 watt elektrik elde ediliyor. Bu miktar masaüstü bilgisayarı veya küçük bir ısıtıcıyı çalıştırmak için fazla bile.

Böyle bir yüklenmeyi sağlayacak daha etkin pek çok yöntem var tabii ki; ama bu materyalin, giydiğimiz kıyafet gibi zaten hareket etmekte olan bir şeye eklendiğini düşünürsek, akü veya güneş enerjisinin kullanılamayacağı yerlerde çok daha kolayca enerji sağlayacaktır. Nesnelerin internetine enerji sağlamak için, dağıtılmış sensörlerin ışınları gibi boşa giden enerjiyi kullanmaya büyük bir ilgi var, diye ekliyor Li.

Bu kavramın bir kanıtı olarak, araştırmacılar twistron kumaşı bir gömleğe eklediklerinde, normal nefes almanın bile bir yüklenme yaratmaya yeterli olduğunu bulmuşlar. Biraz daha ileri gidip; ince, 10 cm uzunluğunda bir ipliği bir şamandıraya bağlayıp, onun dalgalarla inip çıkarak yüklenmesinin saniyelik olarak oranını ölçümlemişler. Çıkan 1,79 mikrowatt’lık elektrik, sadece şamandıraya bağlı bir ip olduğunu düşündüğümüzde hiç de fena bir sonuç sayılmaz.

Araştırmacı Ray Baughman; twistronlarımız daha ucuza yapılabilirse, okyanus dalgalarından çok büyük miktarlarda enerji elde etmeye yarayacaklardır, diyor. Düşük miktarlarda yerleştirildiğinde bile, karbon nanotüp enerji toplayıcıları okyanusta serbest salınımdayken de raporlama istasyonlarıyla iletişim kurabilecek kadar enerji üretebiliyor.

Bu noktada bu teknolojinin üretimi ucuz veya basit değil ve daha alınacak yolu var. Ancak karbon nanotüp teknolojisi çok farklı alanlarda umut vadediyor. Yani kim bilir, belki yakın gelecekte bir gün akıllı telefonunuzu yeni, havalı twistron takımınızla yapabileceğiniz birkaç hareketle şarj ediyor olabilirsiniz.

Gömülü Sistemlere Başlangıç

  • 16.8.2017 13:43:53
  • 0 Yorum
  • 483


Gömülü Sistemler
Nesnelerin interneti ders yazı dizimize gömülü sistemler konusu ile devam ediyoruz.Bu yazıda ana başlıkları ile  gömülü sistemlerde genel konular,mikroişlemciler,gömülü sistemlerin yapısı,gömülü sistem tasarımı  konuları özet sunum olarak anlatılmıştır.
 
 
1.Gömülü Sistemlere genel bakış
 
Daha büyük bir sistem veya cihaza entegre edilmiş, uygulamaya özel bilgisayar sistemi
 
• Daha büyük bir sistem veya cihaza entegre edilmiş, uygulamaya özel bilgisayar sistemi
• Genellikle özel yazılım çalıştırır
• Daha önce elektromekanik bileşenler yerine geçmek için
 

 
• Bilgisayar sistemleri artık her yerde
• Çoğumuz "masaüstü" bilgisayarları düşünüyor
? PC'ler
? Dizüstü bilgisayarlar
? Ana Frame'ler
? Sunucular
• Ancak başka bir bilgisayar sistemi türü de var
? Çok daha yaygın ...
 

 
 
1.1. Gömülü bilgi işlem sistemleri

? Elektronik cihazlar içine gömülü hesaplama sistemleri
? Tanımlanması zor. Bir masaüstü bilgisayarı dışındaki herhangi bir bilgi işlem sistemi neredeyse
? Milyonlarca masaüstü ünitesine kıyasla yılda üretilen milyarlarca ünite
? Belki de ev başına 50 ve otomobil başına 50 şer gömülü sistem düşüyor
 

 
1.2. Gömülü Sistemlerin Faydaları Nelerdir?
 
• Maliyetin düşürülmesi
• Artırılmış işlevsellik
• Geliştirilmiş performans
• Artan genel güvenilirlik
 
Örnek olarak bir Otomobil Kullanma
 
• Düşük maliyetler
• Bileşenler maliyetleri: Gömülü yazılım kötü sinyal kalitesini telafi edebilir
• Üretim maliyetleri: Kontrol Alanı Bir arabadaki şebeke, basit kablo demeti sayesinde montaj ve parça maliyetlerini azaltır
• İşletme maliyetleri: Gömülü sistemler, otomobil motorlarının sürekli izleme ile daha verimli çalışmasını sağlar
• Bakım masrafları: Bir yağ değişiminde kullanıcının bildirilmesi motor ömrünü uzatacaktır
 
• Daha fazla özellik
• Seyir kontrolü
• Akıllı hava yastıkları
• Elektrikli koltuklar
• Farlar ve İç Aydınlatma Otomasyonu
 
• Daha İyi Güvenilirlik
• Motor kontrolörleri, bir veya birçok sensör arızalansa bile, otomobilin çalışmasını sağlamak için gevşek ev modları sağlayabilir
• Beklenen arızanın uyarı vermesi mümkündür, örneğin: motor ışığını kontrol edin
• Teşhis bilgileri şoföre veya servis personeline sağlanabilir
 
1.3. Gömülü Sistemlerin Çeşitleri
 
Genel işletim sistemi
• Masaüstü işletime benzer,bir gömülü paket içinde
• Video oyunları,set üstü kutuları,giyilebilir bilgisayarlar,bankamatikler
 
Kontrol sistemleri
Gerçek zamanlı bir sistemin kapalı döngü geri besleme kontrolü
Araç motorları,kimyasal prosesler,nükleer enerji,uçuş kontrolü
Sinyal İşleme
Geniş büyük veri yayınlamalarını içeren işlemler
Radar,sonar,video sıkıştırma işlemleri
 
İletişim ve Network (Ağ)
Anahtarlama ve bilgi iletim
Telefon sistemi,İnternet
2.Gömülü Sistemlerin yapısı
 
2.1. Gömülü Sistem fonksiyonları
 
• Kontrol sistemleri bir işlemi izler ve süreci istenen noktaya getirmek için çıkış değişkenini ayarlar, örneğin bir arabadaki bir seyir kontrolü sistemi.
• Dizilendirme, örneğin bir otomobil, Krank ve Başlatma, Isınma ve Rölanti modları vasıtasıyla bisiklete başlandığında çalışan program.
• Sinyal işleme, gürültüyü gidermek için giriş sinyallerini değiştirir.
• İletişim ve ağ, aynı ağdaki farklı cihazların birbirleriyle iletişim kurmasına ve bilgi alışverişinde bulunmasına olanak tanır.
 

 
 
Gömülü sistem blok diyagramı da şu şekildedir ;
 

 2.2. Gömülü Sistemin teknik özellikleri
 
Gömülü sistemler ortamda meydana gelen olaylara tepki verirler. Örneğin: bir kullanıcı bir düğmeye bastığında veya motor aşırı ısındığında
• Gerçek zamanlı sistemler için, belirli uygulamalar gömülü bir sistemden belli bir süre içerisinde yanıt beklemektedir. Örneğin: kötü zamanlamanın motora zarar verebileceğinden silindirdeki yakıtın tutuşması
• Gömülü sistemler güvenli ve güvenilir çalışma sağlamak için arıza işleme gerektirir
• Gömülü sistemlerin, ayarlama veya sıfırlama gerektirmeden yıllarca bağımsız olarak çalışması beklenebilir. Kusursuz bir yazılım geliştirmek hem zor hem de pahalı olabilir.
 
2.3. Gömülü Sistemlerin Kısıtlamaları
 
• Maliyetler, birçok sistem çok rekabetçi piyasalarda satılıyor ve fiyatları aşağıya çekmeye zorlanıyor
• Boyut ve ağırlık limitleri, birçok sistem, bir araba için uzaktan kumandalı anahtarsız giriş vericisi gibi küçük araçlara uymak zorundadır
• Güç ve enerji gereksinimleri, pillerin gömülü sistemin tüketebileceği gücü sınırlayan sınırlı miktarda enerji içeriyor
• Zorlu ortamlarda, birçok gömülü sistem, titreşimlere, fiziksel darbelere ve diğer elektronikten gelen parazitlere karşı dayanabilecek geniş bir sıcaklık aralığında çalıştırılmak üzere tasarlanmıştır.
 
Gömülü Sistem Örneği
 
• Renesas Sakura board
• RX63N mikro denetleyicisine aşağıdaki özelliklere sahip:
• 1024 K flash bellek
• 128 Kbyte RAM
• 32 Kbyte veri yanıp söner
• 55 i / o pimi
• 96 MHz'de çalışır
 

 
 
• Ana bileşenler:
• 100/10 Mbps ethernet bağlantı noktası
• Mikro USB portu
• İki basmalı buton
• Micro SD kart yuvası
• 5V DC jakı
 
 
3.İşlemciler
 
• PC'ler için mikroişlemciler
Gömülü sistemler için gömülü işlemciler veya mikro denetleyiciler
? Genellikle daha düşük saat hızı
? Bellek ve
? G / Ç cihazları ör. A / D D / A PWM CAN
? Daha yüksek çevresel özellikler
 
İşlemci pazarında mikro denetleyiciler hakim ;
 

 
3.1. Gömülü İşlemcilerin Türleri
 
• Hesaplamalı mikrolar (32 veya 64 bit veri yolu)
? İş istasyonlarının, bilgisayarların veya ileri teknoloji taşınabilir aygıtların (PDA'lar) CPU'su
? x86, PA-RISC, PowerPC, SPARC, vb.
• Gömülü genel amaçlı mikro (32 bit veri yolu)
? Çok çeşitli gömülü uygulamalar için tasarlanmıştır
? Hesaplama mikronlarının genellikle küçültülmüş hali
? ARM, PowerPC, MIPS, x86, 68K vb.
• Mikrodenetleyici (4, 8 veya 16 bit veri yolu)
? İşlem ünitesi, bellek, G / Ç busları ve çevre birimleri entegre edin
? Genellikle düşük maliyetli, yüksek hacimli cihazlar
• Etki alanına özgü işlemciler (veri yolu boyutu büyük ölçüde değişir)
? Belirli bir uygulama alanı için tasarlanmıştır
? Dijital sinyal işlemcileri, çoklu ortam işlemcileri, grafik işlemcileri, ağ işlemcileri, güvenlik işlemcileri vb.
 
3.2. Gömülü işlemciler pazarı
 
• Gömülü işlemciler hesabı
? Satılan toplam işlemcilerin% 97'sinden fazlası
? İşlemcilerden gelen toplam satışların% 60'ından fazlası
• Satışların her yıl yaklaşık% 15 oranında artması bekleniyor
 

 
4.Gömülü Sistem Tasarımı
 
• Tek fonksiyonlu
? Tek bir programı tekrar tekrar çalıştırır
• Sıkı kısıtlanmış
? Düşük maliyet, düşük güç, küçük, hızlı vb.
• Reaktif ve gerçek zamanlı
? Sistem ortamındaki değişikliklere sürekli tepki verir
? Bazı sonuçları gecikmeden gerçek zamanlı olarak hesaplamalıdır
 
• Uygulamaya özel işlevler - bir veya bir sınıf uygulama için uzman
• Sınırlı kısıtlı operasyon - sistem, başarılı sonuçlar elde etmek için belirli zaman periyotları dahilinde işlevlerini yerine getirmek zorunda kalabilir
• Zorlanan Kaynak - Sistemler genellikle performans hedeflerini karşılamak için mütevazı bir kaynak setiyle yapılandırılmıştır
• Güç verimli - birçok sistem pille çalışır ve sistemin kullanılabilir ömrünü en yükseğe çıkarmak için enerjiden tasarruf etmelidir.
• Form faktörü - birçok sistem, ana sistemlerde bileşenler olarak kullanılacak hafif ve düşük hacimdedir
• Üretilebilir - genellikle donanımın boyutuna ve düşük karmaşıklığına dayanan küçük ve ucuzdur.
 
4.1.Tasarım kısıtları
 
Küçük boyut,düşük ağırlık
Düşük güç tüketimi
Çevreye ve zor şartlara dayanıklı olma
Güvenli-kritik operasyon
Aşırı maliyet duyarlılığı
Tasarımda zorluklar :
 
• Gerçekten işe yarıyor mu?
? Şartname doğru mu?
? Uygulama, spesifikasyona uyuyor mu?
? Gerçek zamanlı karakteristikleri nasıl test ederiz?
? Gerçek verileri nasıl test ederiz?
• Sistem üzerinde nasıl çalışıyoruz?
? Gözlenebilirlik, kontrol edilebilirlik?
? Geliştirme platformumuz nedir?
 
4.2.Tasarım metrikleri
 
• Ortak ölçümler
• Birim maliyeti: NRE maliyeti hariç, sistemin her kopyasını üretmenin parasal maliyeti
• NRE maliyeti (Yinelenmeyen Mühendislik Maliyeti):
Sistemin bir defalık parasal maliyeti
• Boyut: sistem tarafından gerekli olan fiziksel alan
• Performans: sistemin yürütme süresi veya çıktısı
• Güç: sistem tarafından tüketilen güç miktarı
Esneklik: Ağır NRE maliyeti ödemeden sistemin işlevselliğini değiştirme yeteneği
 
• Prototip zamanı: sistemin çalışma sürümünü oluşturmak için gereken süre
• Piyasaya sürülme süresi: Bir sistemi, müşterilere piyasaya sürülebilecekleri noktaya kadar geliştirmek için gerekli süre.
• Sürdürülebilirlik: sistemi ilk sürümünden sonra değiştirme yeteneği
• Doğru, emniyet, çok daha fazlası
 
Tasarım Metriklerinde trade-off
 
• Tasarım metriklerini optimize etmek için hem yazılım hem de donanımla uzmanlık gereklidir
? Sadece bir donanım veya yazılım uzmanı değil, ortak olduğu gibi
? Bir tasarımcı, belirli bir uygulama için en iyi seçimi yapmak ve çeşitli kısıtlamaları yapmak için çeşitli teknolojilere razı olmalı
 

 
4.3. Diğer Tasarım Hususları
 
• Bağımlılık
? Güvenilirlik: sistemin t = 0 zamanında çalışması koşuluyla düzgün çalışması ihtimali
? Bakım yapılabilirliği: hata oluştuktan sonra sistemin düzgün çalışması olasılığı d saat üniteleri [bazı sistemler ömrü boyunca bakım gerektirmez (örneğin elektrikli su ısıtıları, bilgisayar klavyeleri) Bazıları buna cep telefonu ve uçak uçuş kontrolü gibi ihtiyaç duyabilirken (yazılım yükseltmesi )]
? Mevcudiyet: sistemin zamanında çalışması ihtimali
? Emniyet
? Güvenlik

Temel olarak, kritik uygulamaların her zaman doğru şekilde çalışması gerekir; Uçak uçuş kontrol bilgisayarı. Buna donanım ve yazılım yönleri de dahildir.
 
Sistem Hatası Örneği
 
Amerikan Patriot savunma füzesi sistem hatası (25 Şubat 1991 - Suudi Arabistan)
 
25 Şubat 1991'de, Körfez Savaşı sırasında, Suudi Arabistan'ın Dharan kentinde bulunan bir Amerikan Patriot Füze bataryası, gelen bir Irak Scud füzesini takip edip müdahale edemedi. Scud bir Amerikan Ordusu'na kışla vurarak 28 askeri öldürdü ve yaklaşık 100 kişiyi yaraladı. Patriot füzesi Genel Muhasebe bürosunun GAO / IMTEC-92-26 adlı bir raporunda, Patriot Füze Savunması: Dhahran'da Sistem Arızasına Yol Açan Yazılım Problemi, Suudi Arabistan başarısızlığın sebebini bildirdi. Sebebin, bilgisayar aritmetiği hataları nedeniyle önyüklemeden bu yana geçen zamanın yanlış bir hesabı olduğu ortaya çıktı.
 
>>> diğer tasarım hususları konusuna devam
 
• Çalışma ortamı
Otomobillerde bulunan bazı motor Elektronik Kontrol Üniteleri (ECU'lar), kaputların altında bulunur. Bu nedenle, tozlu ve ıslak ortamın yanı sıra yüksek sıcaklıkta da çalışmak zorundalar.
• EMI (Elektromanyetik Parazit)
 
4.4. Gerçek-zamanlı gözden geçirmeler
 
• Gerçek zamanlı sistemlerin doğru çalışması şu anlama gelir:
? Doğru çalışıyor (işlevsel olarak doğru)
? Zamanında çıktılar üretiyoruz!
• Doğru sonuca doğru zamanda
 
Hard Real-time
 
• Tüm son başvuru tarihlerini karşılayacak şekilde tasarlanmış sistem
• Cevapsız bir son tarih bir tasarım kusurudur
• Örnekler için: ABS fren, nükleer reaktör izleme sistemi
• En kötü durum performansı için tasarlanmış sistem donanımı (over)
• Sistem yazılımı titizlikle test edilmiştir
• Zamanlamanın doğruluğunu garanti etmek için kullanılan resmi provalar
 
Firm Real-time
 
• Sistem, tüm son başvuru tarihlerini karşılayacak şekilde tasarlanmıştır, ancak bazen cevapsız son başvuru tarihine izin verilmektedir.
? Bazen istatistiksel olarak nicelendirilir (ör.% 5 özlüyor)
• Örnekler için: multimedya sistemleri
• Ortalama vaka performansı için tasarlanmış sistem donanımı
• Sistem yazılımı, ortalama (ideal) koşullar altında test edildi
 
Soft Real-time
 
• Mümkün olduğunca çok sayıda süreyi karşılayacak şekilde tasarlanmış sistem
? Belirtilen süre içinde tamamlanması için en iyi çaba, ancak geç olabilir
• Örnekler: şebeke anahtarı veya yönlendirici (router)
• Ortalama vaka performansı için tasarlanmış sistem donanımı
• Sistem yazılımı, ortalama (ideal) koşullar altında test edildi
 
 
Sistem Tasarımının seviyeleri :
 

4.5.Geleneksel Gömülü Sistem Tasarımı Yaklaşımı :
 
• Donanıma karar verin
•Yazılım çalışanlarına çip verin.
• Yazılım programcısı, yazılımı çip üzerinde 'uydurmalı' ve sadece donanımın yeteneklerini kullanmalıdır.
 
• Sistemler gittikçe daha karmaşık hale geliyor.
• Toplam tasarım hakkında düşünmek daha zor.
• 'Hata düzeltmek daha zor.'
• Sistemlerin zaman içinde korunması daha zor.
• Dolayısıyla geleneksel gelişim süreci değişmelidir
 
 
Gömülü Sistem tasarımı seviyeleri :
 

 Spesifikasyon :
Soyutlamanın seviyeleri ile tasarım üretkenliği arttırma
Düşük özetleme düzeylerinde fonksiyonel görev doğrulaması çok güç
 
Uygulama:
Hedef mimarinin düşük-seviye özelliklerini açığa çıkarmak için etkili uygulamalar gerekli
 
4.6.Tasarım soyutlaması
 
Tasarım sürecini başlat
Genel fonksiyonellik anlaşılabilir ve açık olmalıdır
Sistem bileşenleri açıkça tanımlanmalıdır.
Detaylandırma henüz önemli değil
 
Uygulama safhası
Uygulama ayrıntıları tasarımı iyileştirme için önemlidir
Düşük soyutlama seviyesi gerekir
 

 

 
Alan uzmanlığı (Sinyal işleme ...)
Yazılım Mühendisliği (programlama dilleri,derleyiciler)
VLSI (bilgisayar destekli) tasarım
Paralel/dağıtık sistem tasarımı
Gerçek zamanlı sistemler (Hard,soft-real time sistemler)
 
5.Gömülü Sistemlerde Araştırma
 
• Donanım - performansı artırmak için (sensörler ve çalıştırıcılar), doğrulama vb.
• Yazılım - yeniden kullanılabilirlik, test etme, doğrulama, işletim sistemi vs.
• Şebeke - sistemler arasında daha yüksek bağlanabilirlik (örneğin akıllı evler bir çok sistemi birbirine bağlar, standart protokoller vs.)
• Güvenlik - Saldırılara karşı koruma
• Tasarım - geliştirilmiş metodoloji, daha fazla otomasyon, resmi doğrulama

Süper Bilgisayarlar

  • 14.3.2017 10:16:20
  • 0 Yorum
  • 496

Süper bilgisayar basit olarak; yoğun paralel işlemciler, yüksek başarımlı vektör işlemciler ve öbek bilgisayarların oluşturduğu sistem (her bileşen olmak zorunda değil) olarak tanımlanabilir. Süper bilgisayarlar bilimde, deney ve hesaplamayı birleştiren hesaplamalı bilim gibi yeni metodolojilerin oluşmasını sağlamıştır.Günümüzde süper bilgisayarlar saniyede yüzlerce trilyon işlem yapar hale gelmiştir. Örneğin, dünyanın en hızlı süper bilgisayarı saniyede 136,8 trilyon kalıcı işlemle Amerika'da Lawrance Livermore National Laboratuvary isimli ulusal laburatuarın kullanımındadır (teorik sınır bu rakamın üzerinde olup adı geçen makina için saniyede 183,5 trilyon işlemdir) Süper bilgisayarlar ilk defa 1960'larda Seymour Cray tarafından Control 

 

1950'li yılların başında, bir bilgisayar eş zamanlı olarak birden fazla program çalıştıramıyordu. Her kullanıcı, bilgisayarı yalnız bir kere kullanma hakkına sahipti ve kendisine ayrılmış belirli bir sürede kullanacağı program ve delikli kağıttan kartlar ile bir bant şeritle birlikte bilgisayarı kullanması gerekiyordu. Program makinaya yüklenir ve program sonlandırılana veya çökene kadar çalışacak şekilde ayarlanırdı. Programların hata denetimi makinanın önündeki elektrik şalterleri ve panel ışıklarıyla yapılırdı.

Günümüzde, süper bilgisayarlar genellikle özel olarak Cray, IBM gibi geleneksel firmalar tarafından üretilmektedir. 2013 Haziran'dan beri, Çin'de bulunan Tianhe-2 adlı süper bilgisayar dünyadaki en hızlı süper bilgisayardır. Bu bilgisayar 3 milyon 120 bin çekirdeğe sahip olup saniyede 33.86 katrilyon işlem yapabilmektedir. Bunun için 17.808 kW elektrik gücüne ihtiyaç duymaktadır.[1]

Türkiye'nin ilk süper bilgisayarı İstanbul Teknik Üniversitesi'nde bulunmaktadır.

üyük bilimsel çalışmalarda, nükleer enerji araştırmalarında, hareketli animasyonlarda, akışkanların karakteristiklerini hesaplamada ve meteoroloji gibi alanlarda gereken hesaplamalar için kullanılır. Mainframe ile arasındaki fark süper bilgisayarlar işlemci gücüne dayalı tek bir çalışmaya has iken mainframe çoklu kullanıcı yapıya sahiptir.

Süper bilgisayarlarda en çok kullanılan işletim sistemi Linux'tur. 1980'lerin ortalarına kadar, süper bilgisayarlar genellikle komut kümesi uyumluluğunu ve şifre taşınılabilirliğini performansı için göz ardı etti. Birçok parça için, süper bilgisayarlar bu zamana kadar çok farklı işletim sistemlerine sahipti. Cray-1 genel olarak bilinmeyen en az 6 farklı özel işletim sistemine sahipti. Benzer şekilde, farklı ve uyumsuz vektörleştirme ve paralelleştirme derleyicileri Fortran için de mevcuttu. Bu eğilim bilgisayar sistemlerinin benimsenmesi ve Cray-1 ve Cray X-MP arasındaki ilk komut kümesi uyumluluğu olmasaydı Cray's Unicos veya Linux gibi ETA-10 ile devam edecekti.


Türkiye'de bu alanda İTÜ UYBHM çalışmalar yapmaktadır.[5] Ulusal Yüksek Başarımlı Hesaplama Merkezi Projesi’nde yer alan süperbilgisayar, 560 işlemciden oluşmakta ve saniyede 1 trilyon işlem yapabilmektedir. Kamu kaynakları (DPT) ile gerçekleştirilen bu proje sayesinde, akademik ve endüstriyel araştırmalara hesaplama gücü sunmanın ötesinde bu alanda uzman insan kaynağı ve bilgi birikiminin sağlanması, yüksek başarımlı bilişim uygulamaları için bir sinerji merkezi oluşturulması sağlanıyor.

İTÜ UYBHM'nin de katkısı ile TÜBİTAK ULAKBİM bünyesinde TR-GRID adlı bir süper bilgisayar girişimi daha başlatılmıştır.

Tianhe -1A

  • 14.3.2017 10:09:51
  • 0 Yorum
  • 523

Tianhe -1A, hibritli bir yapıya sahip olduğu için Hücresel işlemciler içerisinde vektörel olarak yapılan paralel işlemler farklı data kümelerine aynı işlemler yapıldığı için SIMD özelliğini taşırlar. Aşağıda bu devasa bilgisayarın yapısı gösterilmiştir.

 

Hibritli yapıda heterojen olan bu sistem sadece CPU larla meydana gelseydi yaklaşık olarak 12 megawatt tüketirdi. Fakat sistem GPU ve CPU lardan meydana geldiği için ortalama 4.04 megawatt tüketiyor. Burda ki enerji tüketiminin üçte birine inmesi ise NVidia firmasının özel üretimli paralelizm düzeyi yüksek olan GPU ları sayesindedir.


Tianhe -1A Süper Bilgisayarının Mimarisi
Posted: Mayıs 10, 2011 in Mikroişlemciler, Süper Bilgisayarlar    
Etiketler:deveci, MEHMET SALİH DEVECİ, SALİH DEVECİ, süper bilgisayar, supercomputer, Tianhe, Tianhe -1, Tianhe -1A, Tianhe -1A özellikleri, Tianhe -1A bileşenleri, Tianhe -1A bilgisayarının yapısı, Tianhe -1A mimarisi, Tianhe -1A yapısı 0
Tianhe -1A nın Mimarisi ve Bileşenleri

Süper bilgisayarlar FLOPS denilen (Floating point operations per second) bir ölçümle saniyede yaptıkları iş miktarına göre kıyaslanmaktadır. Buna göre Tianhe -1A, 2.57×1015 FLOP/s=2.57 peta Flop/s kapasiteli bir süper bilgisayardır.Aşağıda bu devasa bilgisayarın bir görünümü verilmiştir.

 


Tianhe -1A Süper Bilgisayarının Yapısı
Posted: Mayıs 10, 2011 in Mikroişlemciler, Süper Bilgisayarlar    
Etiketler:deveci, MEHMET SALİH DEVECİ, SALİH DEVECİ, süper bilgisayar, supercomputer, Tianhe, Tianhe -1, Tianhe -1A, Tianhe -1A özellikleri, Tianhe -1A bileşenleri, Tianhe -1A bilgisayarının yapısı, Tianhe -1A mimarisi, Tianhe -1A yapısı 0


Teknolojinin akıl almaz bir şekilde ilerlemesi sonucu birçok işlem paralel olarak hesaplanmaya ihtiyaç duyar. Özellikle biyolojik ve kimyasal çalışmalar gibi bilimsel çalışmalarda sıralı işlem yapan bilgisayarlar kullanıldığında günlerce bazen ise yıllarca hesaplanabilen işlemler için özel bilgisayarlar üretilmiştir.

Bu bilgisayarlara genel olarak süper bilgisayarlar denir. Özel tasarlanmış bu bilgisayarlar paralel olarak verileri etkin ve çok hızlı bir şekilde hesaplayabilmekte ve bunları çok kısa süre içerisinde tamamlamaktadır.

Paralel bilgisayarlar, birden fazla çekirdek içerisine yerleştirilen çoklu işlemciler ile oluşturulmuştur. Ve bu sistemler aynı anda işlendiği zaman paralelizm elde edilmektedir. Günümüzde özel ve Askeri amaçlar için birçok Süper bilgisayar üretilmiştir.

Bu yazımda 2010 yılında dünyada en hızlı bilgisayarı olarak kabul edilen Tianhe -1A anlatacağım. Aşağıda bu bilgisayarın bir görünümü verilmiştir.

Süper Bilgisayar Nedir

  • 27.1.2017 10:01:58
  • 0 Yorum
  • 1089

Süper bilgisayar basit olarak; yoğun paralel işlemciler, yüksek başarımlı vektör işlemciler ve öbek bilgisayarların oluşturduğu sistem (her bileşen olmak zorunda değil) olarak tanımlanabilir. Süper bilgisayarlar bilimde, deney ve hesaplamayı birleştiren hesaplamalı bilim gibi yeni metodolojilerin oluşmasını sağlamıştır.Günümüzde süper bilgisayarlar saniyede yüzlerce trilyon işlem yapar hale gelmiştir. Örneğin, dünyanın en hızlı süper bilgisayarı saniyede 136,8 trilyon kalıcı işlemle Amerika'da Lawrance Livermore National Laboratuary isimli ulusal laburatuarın kullanımındadır (teorik sınır bu rakamın üzerinde olup adı geçen makina için saniyede 183,5 trilyon işlemdir) Süper bilgisayarlar ilk defa 1960'larda Seymour Cray tarafından Control Data Corporation da tasarlandı.


1950'li yılların başında, bir bilgisayar eş zamanlı olarak birden fazla program çalıştıramıyordu. Her kullanıcı, bilgisayarı yalnız bir kere kullanma hakkına sahipti ve kendisine ayrılmış belirli bir sürede kullanacağı program ve delikli kağıttan kartlar ile bir bant şeritle birlikte bilgisayarı kullanması gerekiyordu. Program makinaya yüklenir ve program sonlandırılana veya çökene kadar çalışacak şekilde ayarlanırdı. Programların hata denetimi makinanın önündeki elektrik şalterleri ve panel ışıklarıyla yapılırdı.

Günümüzde, süper bilgisayarlar genellikle özel olarak Cray, IBM gibi geleneksel firmalar tarafından üretilmektedir. 2013 Haziran'dan beri, Çin'de bulunan Tianhe-2 adlı süper bilgisayar dünyadaki en hızlı süper bilgisayardır. Bu bilgisayar 3 milyon 120 bin çekirdeğe sahip olup saniyede 33.86 katrilyon işlem yapabilmektedir. Bunun için 17.808 kW elektrik gücüne ihtiyaç duymaktadır.[1]

Türkiye'nin ilk süper bilgisayarı İstanbul Teknik Üniversitesi'nde bulunmaktadır.

Kullanım Alanı ve Mainframe ile arasındaki Fark[değiştir | kaynağı değiştir]
Büyük bilimsel çalışmalarda, nükleer enerji araştırmalarında, hareketli animasyonlarda, akışkanların karakteristiklerini hesaplamada ve meteoroloji gibi alanlarda gereken hesaplamalar için kullanılır. Mainframe ile arasındaki fark süper bilgisayarlar işlemci gücüne dayalı tek bir çalışmaya has iken mainframe çoklu kullanıcı yapıya sahiptir.

Yazılım ve donanım mimarileri[değiştir | kaynağı değiştir]
Yalnızca süper bilgisayarlarda kullanılmak üzere bazı teknolojiler geliştirilmiştir. Vektör işleme, sıvı soğutma, nonuniform bellek erişimi, paralel dosya sistemleri bu teknolojilerden bazılarıdır.

Süper bilgisayarlarda en çok kullanılan işletim sistemi Linux'tur. 1980'lerin ortalarına kadar, süper bilgisayarlar genellikle komut kümesi uyumluluğunu ve şifre taşınılabilirliğini performansı için göz ardı etti. Birçok parça için, süper bilgisayarlar bu zamana kadar çok farklı işletim sistemlerine sahipti. Cray-1 genel olarak bilinmeyen en az 6 farklı özel işletim sistemine sahipti. Benzer şekilde, farklı ve uyumsuz vektörleştirme ve paralelleştirme derleyicileri Fortran için de mevcuttu. Bu eğilim bilgisayar sistemlerinin benimsenmesi ve Cray-1 ve Cray X-MP arasındaki ilk komut kümesi uyumluluğu olmasaydı Cray's Unicos veya Linux gibi ETA-10 ile devam edecekti.

Pc'ler Hakında Pek Bilinmeyen Ayrıntılar

  • 25.1.2017 14:13:31
  • 0 Yorum
  • 483

 Her ay 6 binin üzerinde bilgisayar virüsü geliştirilmekte.
1964 yılında üretilen ilk biligisayar mouse’u ahşaptan yapılmıştır.
İnsanlar normalde bir dakikada 20 kez gözlerini kırparlerken bu rakam bilgasayar kullanırken sadece 7’dir.
İlk elektro-mekanik bilgisayar 1939 yılında icat edilmiştir.
Günümüzde internete bağlanan yaklaşık 5 milyar cihaz vardır.
Her 6 web sitesinden 5’i pornografik içereğe sahiptir.
Her ay yaklaşık bir milyon alan adı (Örn. antinvekuntin.com) tescil edilmektedir.
2015 yılı sonuna kadar Facebook kullanıcı sayısının Çin’in nüfusunu geçmesi bekleniyor.
İlk dijital bilgisayar ENIAC 168 metrekarelik bir alanı kaplıyordu.
1979 yılında üretilen ilk sabitdisk sadece 5 megabayt (0.005 GB) saklama kapasitesine sahipti.
Bigisayrların yaklaşık yüzde 40’ı bilgisayar virüslerinden etkilenmiştir.
Gönderilen tüm e-postaların yüzde 90’ı spam’dir.
1980 yılında 1 GB kapasitesindeki bir sabit disk 250 kg ağırlığındaydı.
Q klavye insanların daha yavaş yazması için geliştirilmiştir.
Bilgisayarda birşeyler yazmaya başladığımızda nefes alış verişimiz sıklaşır.

Oyun Bilgisayarında Kritik Gereksinimler

  • 25.1.2017 13:03:07
  • 0 Yorum
  • 466

Merhaba, bilgisayarlar özellikle ülkemizde oyun oynamak için en yaygın olarak tercih edilen araçlardan bir tanesi. Bilgisayarımızda oyun oynamak için ise sistemimimizin belli gereksinimleri karşılaması gerekiyor. Günümüzde çıkan oyunların sahip oldukları yüksek grafik özelliklerini karşılayabilmek ve oyunları çalıştırabilmek için belli bir donanım gücüne sahip olmamız gerekmekte. Bu donanım gücü ise bilgisayarımızı oluşturan ekran kartı, işlemci ve RAM gibi parçalardan gelmekte.

Peki farklı parçaların birleşiminden oluşan oyun bilgisayarının performansını belirleyen kriterler nelerdir? Oyun oynamak için bir toplama bilgisayar ya da dizüstü bilgisayar alacaksak nelere dikkat etmeliyiz? Bu yazımızda küçük enişteniz Tamindir bu konulara değinecek ve bilgisayarınızı oluşturan parçalarda yer alması gereken özellikleri anlatacak.

Bir oyun bilgisayarının performansını tek bir parçanın belirlemeyeceğini belirtmekte fayda var. Bilgisayar performansını bir ekip çalışması olarak düşünün. Ekipteki elemanlardan biri diğer elemanlar kendilerini paralayarak çalışırken halay çekerse o iş yaş olur. Yani donanımlar ve oyunlar ile ilgili yaptığımız paylaşımlarda takipçilerimizin küçük enişteleri Tamindir'e yönelttikleri "ABİ 3 GB EKRAN KARTI GTA 5 AÇAR MI?" benzeri sorulara vereceğimiz tek cevap şu olacaktır:

İyi Bir Oyun Bilgisayarının En Önemli Kriteri Nedir?

Bir oyun bilgisayarının en önemli kriteri ekran kartı, işlemci ve RAM gibi parçaların birbirlerine darboğaz yaratmayacak şekilde çalışmaları olacaktır. Yani bu parçalardan birinin yetersiz performans üretmesi diğer parçaların da belli bir performans limitine sahip olması demek oluyor.

Bu donanımların birbirlerine darboğaz yaratmamaları için bu parçaları neye göre seçeceğimize kısaca göz atalım: 

İşlemci

İyi Bir Oyun Bilgisayarının En Önemli Kriteri Nedir?

Sistemimize işlemci seçerken 3 kritere dikkat etmemiz gerekiyor:

Mimari
Frekans
Çekirdek sayısı
Bu kriterlerden tek birine dikkat edersek yanlış bir işlemci seçimi yapabilmemiz muhtemel.

Çekirdek sayısı günümüz oyunlarında büyük bir öneme sahip ve gelecekte DirectX 12 ile birlikte daha da büyük önem kazanacak. Piyasadaki AMD ve Intel işlemcilerin 2, 4, 6 veya 8 çekirdekli versiyonları bulunmakta. AMD işlemcilerde 4 çekirdekli bir işlemci günümüz oyunlarını oynamanızda yeterli olurken, Intel'de çift çekirdekli işlemciler oyunları oynamanıza yeterli oluyor. Bu çekirdek sayıları minimum sistem gereksinimleri için geçerli bir durum. Eğer akıcı bir şekilde ve yüksek kalite ayarlarında oynamak istiyorsanız Intel'de 4 çekirdekli işlemcilere, AMD'de 6 veya 8 çekirdekli işemcilere geçiş yapmanız gerekiyor.

Peki Intel'de 2 çekirdekli işlemcilerle oynayabildiğimiz oyunları AMD'de neden 4 çekirdekli işlemcilerle oynayabiliyoruz? İki markanın arasında bu farkın olmasının nedeni işlemci mimarisi, yani işlemcinin üretilme ve çalışma mantığı. İşlemci mimarisi oldukça karmaşık ve teknik bir konu; bu nedenle detaylarını paylaşmak yerine sonuçlara odaklanmak daha iyi olacaktır. İşlemci mimarisinin ortaya çıkardığı sonuçları yapılan oyun benchmarklarında görebiliyoruz. Bu nedenle satın alacağınız işlemcide güncel oyunlar üzerinde yapılan testlere dikkat etmenizde fayda var.

İşlemcinin GHZ ile ifade edilen çalışma frekansını mimari ve çekirdek sayısı ile kıyaslandığında bu özellik biraz daha az öneme sahip. Yani işlemci satın alırken sadece frekansa dikkat edemeyiz. Elbet ki yüksek frekans göz çıkarmaz. Fakat 3.5 GHZ bir çift çekirdekli işlemci yerine 3 GHZ 4 çekirdekli işlemcinin oyunlarda daha yüksek performans vermesi büyük bir olasılık.

İşlemci oyunlardan gelen hesaplama taleplerini karşılayarak hangi çizimlerin yapılacağını ekran kartına ilettiği için oldukça önemli bir parça. İşlemcinin bu işi aksatarak yapması ve grafik çizim komutarını zamanında iletememesi ne kadar iyi bir ekran kartı kullanırsanız kullanın oyunun takılmasına ve kasılmasına neden olacaktır. Bu nedenle eğer iyi bir ekran kartı satın almayı düşünüyorsanız işlemcinizi de iyi işlemciler arasında seçmeniz yerinde olacaktır. Az önce de belirttiğimiz gibi iyi bir işlemci seçmek için güncel oyunlarda yapılan benchmark testlerine göz atabilirsiniz. 

Microsoft'un DirectX 12 teknolojisinin çok çekirdekli işlemcilerin performansını yukarı çekeceğinden bu bölümün başında bahsetmiştik. Geleceğe yönelik bir sistem oluşturmak istiyorsanız DirectX 12'nin işlemcilerde nasıl bir değişiklik yaratacağına göz atmanızda fayda var:

DirectX 12 Oyunlarda Ne Gibi Farklar Yaratacak?

Ekran Kartı

İyi Bir Oyun Bilgisayarının En Önemli Kriteri Nedir?

Ekran kartı oyunlar ile ilgili olarak en çok göze çarpan, en dikkat çeken ve en çok yanlış bilginin söz konusu olduğu donanım. Ekran kartları ile ilgili olarak yaygın olarak yapılan bir yanlış, ekran kartı üzerindeki video belleğin ekran kartının performansını belirlediğine inanılması. Piyasada yer alan ucuz ekran kartı modelleri üzerinde 4 GB gibi yüksek RAM miktarlarını görebilmemiz mümkün. Bu RAM miktarı binlerce liralık en üst segment ekran kartlarında da bulunabiliyor. Durum böyle olunca iki ekran kartının arasındaki fark ne oluyor?

Ekran kartları arasındaki performans kriterini şu faktörler belirliyor:

Çekirdek hızı - Mhz
Veriyolu genişliği - Bit
RAM türü, frekansı ve miktarı
Mimari
Desteklenen arayüz - DirectX, Mantle vs.
Bir ekran kartı alırken yalnızca bu özelliklerden bir tanesine odaklanmak, tıpkı işlemcilerde olduğu gibi büyük bir hata olacaktır. İyi bir ekran kartının kriteri yüksek RAM kapasitesine sahip olması değil, yüksek bir veriyolu genişliğini yüksek çekirdek hızı, yüksek frekansta çalışan video bellekler, iyi bir mimari ve yeni teknolojiler için sunulan destek ile birleştirmesi olacaktır. Yani ekran kartı seçmek sadece yüksek RAM kapasitesine sahip ekran kartını seçmek kadar kolay bir iş değil.

Ekran kartının grafik işlemcisinin çekirdek hızı ne kadar yüksek olursa belli bir süre içerisinde o kadar çok grafiksel işlem yapabilir. Grafik işlemcisinin bu işlemleri yapabilmesi için ilk önce çizim taleplerinin grafik işlemciye iletilmesi gerekiyor. Video bellek bu noktada devreye giriyor. İşlemciden gelen çizim taleplerini grafik işlemciye ulaştıran video RAM bir köprü görevi görmekte.

Grafik işlemcinizin çekirdek hızından yararlanabilmek için işlemciden gelen çizim taleplerinin grafik işlemcinize etkili ve hızlı bir şekilde iletilmesi gerekiyor. Gelen çizim talepleri ne kadar yüksek hacimdeyse o kadar yüksek video RAM miktarına ihtiyaç duyuyorsunuz. Bu işlem hacmini oluşturan şeyler ise oyunlarda kullanılan Antialiasing, sis, duman, ışıklandırma gibi görsel efektler. Video RAM'in yüksek olması oyun performansını direkt olarak etkilemiyor, daha çok ne kadar yoğun ve yüksek kalitede görsel efektler kullanabileceğinizi belirliyor. Bu görsel efektlerin ve modellemelerin aksamadan zamanında yapılabilmesi için video RAM'in frekansı devreye giriyor. GDDR cinsinden ifade edilen video RAM türü video frekans değerinizi belirlemekte. Şu an piyasada olan ekran kartlarında yer alan GDDR5 türündeki video RAM'ler en yüksek performansla çalışan modeller. Video RAM frekansınız ne kadar yüksekse bellekleriniz grafik işlemcinize o kadar hızlı veri iletebiliyor. Fakat iş burada da bitmiyor. Bu sefer karşımıza veriyolu genişliği çıkmakta.

Bit cinsinden ifade edilen veriyolu genişliği de grafik işlemcinize video belleğinizden ne kadar çok veri iletilebileceğini belirliyor. Veriyolu genişliğini bir otoyla benzetebiliriz. İşlemcinizden gelen ve video belleğinizde grafik işlemcinize iletilmeye hazır bekletilen çizim talepleri veriyolu adlı verilen bu otoyol üzerinden geçiyor. Otoyolunuz ne kadar genişse o kadar fazla araba o yol üzerinden yolculuk edebiliyor. Yani daha karmaşık hesaplamalar gerektiren, bolca görsel efekt gerektiren oyunlarda veriyolu genişliğinin önemi bir adım öne çıkıyor.

Grafik işlemcilerin sahip olduğu mimari ise oldukça fazla teknik detaya sahip bir konu. Nvidia ve AMD grafik işlemcileri kendilerine has yapılandırmalara sahipler. Bu teknik yapılara değinmek yerine sonuçlara odaklanmak, tıpkı işlemcilerde de önerdiğimiz gibi zamandan kazanmamıza yardımcı olacak. Grafik işlemcilerinin mimarilerinin sunduğu avantajlar oyunlar üzerinde yapılan benchmark testlerinde kendini gösteriyor. Mimarinin az önce anlattığımız temel ekran kartı çalışma prensibinde kuralları değiştiren etkileri olabiliyor.

Ekran kartınızın desteklediği arayüz geleceğe yönelik olarak oluşturacağınız sistemlerde ön plana çıkıyor. Yeni arayüzü destekleyen ekran kartları size daha kaliteli ve daha yüksek performanslı oyunlar oynayabilme imkanı veriyor. Şu an yaygın teknoloji olan DirectX 11 arayüzü bir süre sonra yerini DirectX 12'ye bırakacak ve oyunlarda ciddi değişmeler göreceğiz. Bu değişimlere bu yazı üzerinden göz atabilirsiniz:

DirectX 12 Oyunlarda Ne Gibi Farklar Yaratacak?

Hangi ekran kartlarının DirectX 12 desteklediğini bu yazımızdan öğrenebilirsiniz:

DirectX 12 Uyumlu Ekran Kartları - AMD ve Nvidia

RAM

İyi Bir Oyun Bilgisayarının En Önemli Kriteri Nedir?

Oyun bilgisayarları söz konusu olduğunda RAM ile ilgili olarak yaygın olarak düşülen hatalardan biri yüksek RAM frekansının veya yüksek bellek miktarının oyun perofrmansını yükselteceğine inanılması.

Bu durum kısmen doğru olabilir. Oyunlar söz konusu olduğunda eğer çok eski bir sistem kullanıyorsanız ve DDR1 - DDR2 türündeki düşük frekansla çalışan belleklere sahipseniz daha yüksek frekansa sahip DDR3 veya DDR4 bellekler kullanan bir sisteme geçmeniz performans artışı sağlayabilir. Fakat zaten 1333 MHZ veya üstündeki frekanslarda çalışan bir RAM sahibiyseniz ve daha yüksek frekanslı bir RAM'e geçmek istiyorsanız sonuç sizin için hayal kırıklığı yaratabilir. Çünkü güncel RAM'ler üzerinde yapılan testlerde oyunlarda 1333 MHZ üzerindeki RAM modülleri ile 1333 MHZ RAM modülleri arasında gözle görülür bir performans artışı yakalanmıyor. Hatta DDR 3 RAM'ler ile DDR 4 RAM'ler arasında da yine gözle görülür bir fark bulunmamakta.

Peki iyi bir oyun bilgisayarı kaç GB RAM'e sahip olmalı? Cevabımız yeteri kadar. Çünkü gereğinden fazla miktarda RAM'in size performans anlamında etkisi maalesef yok. Elbet ki fazla mal göz çıkarmaz; fakat oyun bilgisayarınızı toplarken belli bir bütçeye sahipseniz ve sisteminize fazladan RAM ekleyemediyseniz üzülmeyin.

Peki oyun bilgisayarınızda ne kadar RAM'e ihtiyaç olduğunu nereden anlayabilirsiniz? Bu ihtiyacı belirlemek için güncel oyunların sistem gereksinimlerine göz atmanız yeterli. Şu an için genel olarak 8 GB RAM yeni nesil oyunlar için yeterli olmakta. Gelecekte bu ihtiyacın artması muhtemel; bu nedenle oyunların sistem gereksinimlerini düzenli olarak takip etmenizde fayda var.

Gerçekten Ne Kadar RAM'e İhtiyacınız Var?

SSD

İyi Bir Oyun Bilgisayarının En Önemli Kriteri Nedir?

İyi bir oyun bilgisayarında SSD olması şart mı? Bu saorunun cevabı hayır. SSD'lerin oyun bilgisayarları için bir gereklilik olduğu söylenemez; çünkü bu donanımlar oyun performansı ile ilgili herhangi bir katkıda bulunmamaktalar.

Bir depolama birimi olan SSD'lerin bilgisayarınıza yapacağı katkı bilgisayarınızın veri transferlerini ve yükleme işlemlerini daha hızlı yapmasına yardımcı olmak olacaktır. Yani SSD kullandığınız bir bilgisayarda daha yüksek FPS değerleri yakalamayacak, bunun yerine oyunlar açılırken veya kayıt dosyalarını yükleyip oyununuza devam ederken daha kısa yükleme süreleri elde edeceksiniz. SSD'nin bir diğer büyük avantajı da işletim sisteminizin çok daha hızlı şekilde açılıp kapanmasına yardımcı olması.

Eğer belli bir bütçeye sahipseniz ve oyun bilgisayarı toplarken ana odağınız performanssa SSD'leri es geçebilir ve klasik sabit diskleri tercih edebilirsiniz. Eğer bütçe konusunda esnekseniz ve biraz lükse kaçmak istiyorsanız SSD'leri tercih edebilirsiniz.

Sonuç

Bilgisayarınıza işlemci, ekran katı, RAM gibi donanımları seçerken nelere dikkat edeceğinizi yukarıda anlattık. Eğer yüksek performanslı bir oyun bilgisayarı oluşturmak istiyorsanız parçalarınızı seçerken bahsettiğimiz kriterlere dikkat ederek bütçenizin el verdiği en yüksek performanslı parçaları birleştirmeye özen gösterin. Bir parça diğerlerine göre daha zayıf bir halka olursa sisteminizin genel performansının da düşeceğini göz önünde bulundurun.

Hızlı Bir Bilgisayar İçin Donanım Gereksinimleri

  • 25.1.2017 12:59:17
  • 0 Yorum
  • 479

Bilgisayarınızda bulunan tüm donanımlar önemli ancak performansı artırma konusunda hangi donanımların rolü daha büyük?
Günümüzde neredeyse her evde, her iş yerinde bilgisayar bulunuyor. Hayatımıza 15-20 sene önce girmeye başlayan ve bu kısa sürece son derece büyük bir ilerleme kaydetmiş olan bu cihazlar, şu an günlük yaşantımızın vazgeçilmez cihazları arasında yer alıyorlar. Bilgisayarlarımızın önemi bu nedenlerden ötürü son derece büyük ve bu cihazları çok sık kullandığımızdan dolayı bakımları, performansları bizler için önemli. Listemizde günden güne eskiyen ve bir süre sonra geliştirilmesi/değiştirilmesi gereken bu cihazların, hangi parçalarının performanslarını daha çok etkilediğinden bahsettik.
 
 1- RAM


Bilgisayarınızın performansını yükseltmek için başvurabileceğiniz en kolay ve ucuz çözüm yolu RAM'ini artırmaktır. RAM, hangi bilgisayara takılırsa takılsın direkt olarak işlem hızını etkilediği için performansı gözle görülür bir şekilde yükseltir. Özellikler oyun oynadığı oyunların performansından şikayetçi olanların ilk olarak RAM yükseltmesi tavsiye edilir.
 
 2- Ekran Kartı


Grafikle uğraşan, tasarımcı ve oyun düşkünlerinin olmazsa olmazı erkan kartı, bilgisayarınızın görsel işlevlerinden sorumludur. Ekranda karşınıza çıkan görüntünün kalitesinden, hızından, boyutundan ve diğer tüm şeylerinden sorumlu olan ekran kartı, oldukça pahalı olmasına rağmen iyi bir performans yükselticidir.
 
 3- Depolama Alanı


Bilgisayarınızda bulunan tüm dosyaların ortak olarak toplandığı bir depolama alanı bulunuyor. Bu alan ne kadar büyük olursa, bilgisayarınız o kadar kolay ve hızlı işlem gerçekleştirir. Bu nedenle depolama alanının yani hard drive'ın her zaman yeterli alanı olduğundan emin olun. Aynı zamanda hard disk sürücülerinin 7200 RPM modellerini de almayı düşünebilirsiniz.
 
 4- İşlemci


Değişimi listemizde bulunan diğer donanımlardan çok daha zor ve pahalı olan işlemci, performans artırmanın bir diğer yoludur. Oldukça önemli bir donanım olmasına rağmen işlemcilerin içeriği diğer donanımlardan biraz farklıdır. Her konuda size performans artışı sağlamayacak olan işlemciler, sadece arada çok büyük bir fark olduğunda değiştirilmelidir. Çünkü sizin kullandığınızdan biraz daha iyi olan işlemcinin performansınızı artıracağına dair garanti yoktur.
 
 5- Yazılım


Listemizde donanımlardan bahsediyor olsak da yazılım da performans konusu açılınca boş geçilemeyecek olan sayılı etkenlerden birisidir. Yaptığınız işleme, oynadığınız oyuna, kullandığınız bilgisayara göre değişkenlik gösterecek yazılım özellikler, bilgisayar performansını direkt olarak etkiler. Sizlere "Windows 10 veya 8 kullanın" demiyorum ancak iyi performans için 

Oyun Bilgisayarı Nasıl Olmalı

  • 25.1.2017 12:49:00
  • 0 Yorum
  • 911

Emektar bilgisayarınız, artık bazı oyunlarda teklemeye başladı. Hatta bazı oyunları çalıştıramıyor. Kendi kendinize, "Bu bilgisayarı çöpe atıp, yeni bir bilgisayar almanın zamanı geldi." diyorsunuz. Fakat işe nereden başlayacağınızı bilmiyorsunuz ve kafanız oldukça karışık. İyi bir çözüm yolu arıyorsunuz... Doğru yerdesiniz! Bu yazıda, iyi bir oyun bilgisayarına, en ekonomik yoldan nasıl kavuşacağınızı, anlaşılabilir bir dille anlatmaya çalıştık.Toplama ve Markalı Bilgisayarlar

Satış biçimlerine göre bir genelleme yapacak olursak, bilgisayarlar "markalı" ve "toplama" olmak üzere ikiye ayrılırlar. Teoride bu iki kavram arasında gözle görülür bir fark yoktur. Aynı bileşenler, aynı yapı, aynı sistem... Fakat bilmemiz gereken birkaç ufak ayrıntı var. Öncelikle markalı bilgisayarlardan bahsedelim.

Belli bileşenlerin, ortak bir marka altında toplandığı sistemlere "markalı bilgisayar" denilir. Örneğin: Dell, Escort, Casper vs. Bu sistemlerde bileşenler, alıcının ihtiyaçlarına göre değil, üreticinin isteğine göre belirlenir. Üretici firma, ürettiği sistem bileşenlerinin üzerine (genellikle kasa ve monitör) kendi logosunu ekleyebilir. Tüm bunlar hazır hale geldikten sonra, sistem üretici tarafından garanti kapsamına alınır. Çoğu zaman gazete ve dergilerde reklamlarını gördüğümüz bu tür sistemlerin fiyatı, toplama sistemlere nazaran biraz daha yüksek olabilir. Bunun nedeni ise, (hemen hemen her) üretici firmanın, sistem içerisindeki tüm bileşenleri ekstra bir garanti/sigorta altına almasıdır.

Toplama ise, ülkemizde, markalı bilgisayarlara nazaran daha az rağbet gören ve genellikle daha tecrübeli kullanıcıların tercih ettiği satın alma metodudur. Daha az rağbet görmesinin nedeni ise, ülkemizde bilgisayarlara "korku" ile yaklaşılmasıdır. Yani kendine güveni olmayan kullanıcılar, kendi bilgisayarlarını toparlamak yerine ün yapmış markalara daha bir güvenle yaklaşıyorlar. Her neyse... Toplama metodu ile kullanıcı, belli bir sisteme bağlı kalmadan, tamamen kendi istediği bileşenleri alacağı bilgisayara ekleyebilir. İşte bu noktada "ekonomi" kendini belli etmektedir.

Eğer siz de toplama bir sistem alacaksanız, dikkat etmeniz gereken birinci kural uyumdur. Seçeceğiniz donanımların birbirleri ile uyum içinde çalışması size, hem daha kararlı, hem de çok daha hızlı bir sistem sunacaktır. Örnek vermek gerekirse; nasıl bir Pentium 4 işlemci ailesi ile SD RAM kullanmak mantıklı olmazsa, 450 MHZ'lik bir işlemcinin yanında 512 MB RAM kullanmak da o bir o kadar mantıksız ve saçma olacaktır.

Şimdi, bir oyun bilgisayarı için dikkatle seçilmesi gereken bileşenleri kısaca inceleyelim.

İşlemci

İşlemci, bilgisayarın beyni niteliğindeki en önemli bileşendir. Diğer aygıtlardan gelen verileri matematiksel işlemler yardımı ile işler, sonuca ulaşır ve bu sonucu gerekli yerlere gönderir. Çalışabildikleri maksimum saat hızları yani frekansları sınıflandırılmalarına yardımcı en önemli kriterdir. Çalıştıklarında çok ısınırlar, dolayısıyla üzerlerine soğutucu ve fanlar yerleştirilir.

Örnek olarak 2 ve 3 ü topla sonucu bana ilet komutu verildiğinde işlemci hemen aritmetik merkezini devreye sokar, işlemi gerçekleştirir ve sonucu bize iletir. Benzer şekilde, bir MP3 parçası dinlemek istediğimizde, işlemci özel bir yöntemle kodlanmış MP3 dosyalarını açar, işler ve gerekli veriyi ses kartına iletir. Kısacası hesaplaması veya karar verilmesi gereken her şeyde işlemci devreye girer. Hesaplama işlemlerinde "aritmetik", karar verilmesi gereken işlemlerde de "mantık" ünitesi devreye girer.

İşlemcinin hiç bir mekanik parçası yoktur, tamamen devreler ve transistörlerden oluşur. İçlerinde milyonlarca transistor bulunur ve bu transistorlerin sayısı ne kadar fazla olursa işlemci o kadar hızlı olur. İşlemcilerin hızları MHZ (MegaHertz) cinsinden ölçülür. Doğal olarak bu sayı ne kadar yüksek olursa, hızı da o kadar yüksek olur.

Konu oyun bilgisayarı olunca, hızlı ve güvenilir bir işlemci şart olmaktadır. Genel olarak günümüz işlemci piyasasına hakim iki tane firma vardır. Bunlardan ilki Pentium serisi işlemcileri ile ünlü olan Intel’dir. Şu an piyasada görebileceğimiz Intel firmasına ait işlemcilerden Pentium 4 serisi, barındırdığı çok sayıda transistör ve sağlamış olduğu ileri teknoloji özellikler ile en çok tercih edilen işlemci türü olmuştur. Frekansları 1300 ile 3200 MHZ (1.3 – 3.2 GHZ) arasında değişmektedir. Tabi ne kadar yüksek frekans, o kadar yüksek fiyat kavramı kendisini burada belli etmektedir.

Bir diğer işlemci üreticisi olan AMD ise, ürettiği Athlon serisi işlemcileri ile, fiyat/performans bakımından çoğu kullanıcının tercihi olmuştur. Özellikle Athlon XP işlemci ailesi, Pentium 4’ün yanında , adeta “aynı fiyata, daha yüksek performans” dercesine işlemci pazarında kendine önemli bir yer edinmiştir. Bu işlemciler, oyun, multimedya gibi yüksek hız gerektiren işlemlerde, ortalamanın üzerinde bir performans sergilemektedirler. Eğer ekonomik, aynı zamanda da hızlı bir sistem istiyorsanız, tercihiniz AMD olsun diyebiliriz.

RAM

Ram; bilgilerin geçici olarak tutulduğu ve tutulan bu bilgilere hızlı bir şekilde erişilebilmeyi sağlayan veri depolama birimleridir. Üzerlerinde hareketli bir parça olmadığından dolayı, sabit disk veya CD-ROM sürücülere göre onlarca kat daha hızlıdırlar. Örneğin oyuncular çok iyi bilir, bütün oyunlarda sık sık "Loading" yazısını görüp, bu sırada bir müddet beklerler. İşte bu sırada oyunun bilgileri sabit diskten veya CD ROM' dan alınıp geçici olarak RAM'e kaydedilir ve ihtiyaç duyulduğunda bu bilgilere RAM aracılığıyla ulaşılır. Bu sayede oyunlar daha hızlı oynanır.

RAM’ler MB (MegaByte) cinsinden ölçülür ve fiziksel olarak ikiye ayrılırlar. SIMM (30 pinlik) ve DIMM (72 pinlik) RAM'ler. Eski 30 pinlik tip veriyi sadece 16 bitlik yollarla tutabiliyordu. Ama yakın geçmişin teknolojisindeki 72 pinlik tipler verileri 32 bit tutabiliyordu. DIMM'lerden önce RAM'ler anakart üzerine yatay olarak yerleştirilirdi ve buda oldukça büyük yer tutardı. DIMM'ler ise anakart üzerine dikey olarak yerleştirildiği için anakart üzerinde daha az yer kaplıyor. Günümüzde 168 pinlik DIMM RAM'ler kullanılmaktadır.

Geride bıraktığımız birkaç yıl içerisinde RAM piyasasında oldukça büyük hareketlenmeler yaşandı. İlk önce Intel’in i850 serisi çip setlerini duyurması ile birlikte, maksimum performans sağlayan RD RAM’ler piyasaya çıktı. Kısa bir aradan sonra i845 serisi çipsetler ile, daha önceden ekran kartlarından tanıdığımız DDR RAM’ler boy göstermeye başladı. Bu günlerde SD RAM’ler miladını doldurdu diyebiliriz.

DDR RAM’ler RD RAM’lerden daha çok tutulmaya başlandı. Peki bunun ardında yatan gerçek neydi? Evet, bunun tek nedeni DDR RAM’lerin RD RAM’lerden daha hızlı gelişmesi ve daha ucuz olmasıydı. Artık piyasanın tek hakimi DDR RAM’lerdir diyebiliriz.

RAM seçmek çok kolay gibi görünse de, aslında tam aksine üzerinde çok düşünülmesi gereken bir konudur. Eskiden RAM’lerin büyüklüğü önemliydi. Ama artık “Ne kadar fazla RAM, o kadar hızlı sistem” deyişi, yavaş yavaş yerini “Ne kadar hızlı RAM, o kadar hızlı sistem” deyişine bırakmaktadır. Peki RAM hızı nedir? Şöyle izah edelim: Bunda birkaç yıl öncesine, SD RAM’lerin piyasaya hakim olduğu yıllara dönelim. O zamanlar RAM’lerin veri yolu hızları kimse için önemli değildi, RAM’lerin miktarı önemliydi. Örneğin herkes 64 MB’ı 128’e, 128’i 256’ya yükseltmek için uğraşıyordu. Bu durum günümüzde de aynı. Fakat bizce öyle olmaması lazım. Önemli olanın RAM’in miktarı değil, RAM’in hızı olması kararındayız. Evet, RAM’in miktarı da önemlidir fakat, belli bir miktardan sonrası, yarar yerine zarar olabilmektedir.

Anakart

Tüm bilgisayar parçalarını üzerinde bulunduran, bilgisayarın en önemli parçası diyebileceğimiz bir bileşendir. Bilgisayara takılan her şeyin anakartla bir bağlantı yeri vardır. Bu nedenle anakartların üzerinde çeşitli bağlantı yuvaları ve aygıtlar bulunmaktadır. Bunlardan en önemlileri CPU Soketi, RAM Soketleri ve Çipsetler sayılabilir. Anakartın üzerinde veriyolu denen elektronik bağlar mevcuttur. Tüm parçalar arasındaki bağlantı bunlarla sağlanır. Bunların hızı ise MHZ (Megahertz) cinsinden ölçülür. Günümüzdeki anakartların veriyolu hızları 100 ile 533 MHZ arasında değişmektedir. Her zaman olduğu gibi hızı yüksek olan daha iyidir. Fakat burada dikkat edilmesi gereken ufak bir ayrıntı vardır. Örneğin 133 MHZ veriyoluna sahip anakart üzerinde 66 MHZ hızında RAM kullanmak saçmalık olur. RAM 66 MHZ'den hızlı çalışamayacağı için anakart da 66 MHZ hızın da çalışacaktır. Aynı şekilde CPU (İşlemci) veriyolu hızı da önemlidir. Her anakart her CPU ile çalışamaz. Bazen anakart CPU'nun hızını kaldıramaz bazen de CPU anakartın veriyolu hızına uyum sağlayamaz.

Dikkat edilmesi gereken önemli bir nokta ise anakart üzerinde bulunan işlemci yuvasıdır. Mesela Pentium 2 serisi işlemciler slot girişli oldukları için sadece slot yuvaya sahip anakartlar ile çalışabiliriler. Pentium 4 işlemciler ise Soket uyumlu olduklarından soket yuvaya sahip anakartlar ile birlikte çalışırlar. Aksi takdirde CPU'yu anakarta takmak mümkün olmaz.

Dikkatle yapılması gereken anakart seçimi, kimilerine göre oldukça kafa karıştırıcı bir işlemdir. Karmaşık yapıları nedeniyle, bir çok kullanıcının korkulu rüyası olabilmektedirler. Oysaki, bazı noktalara dikkat edilirse, korkulacak hiçbir şey olmadı kolaylıkla anlaşılabilir.

Dikkat edilmesi gereken noktaların birincisi, anakartın sahip olduğu çipsettir. Bu çipset, anakartın genel özellikleri belirler diyebiliriz. Örneğin, alacağınız işlemciyi, RAM’i vs. bu çipset belirlemektedir. Nasıl ki bir i845 çipsetine sahip anakarta RD RAM takılamazsa, KT 400 çipsetine sahip başka anakarta da Pentium 4 işlemci takmak mantıklı olmaz. Yani, çipsetlerin ne gibi özelliklere sahip olduğunu kavrarsanız, ihtiyaçlarınıza uygun anakartı kolayca belirleyebilirsiniz.

Ekran Kartı

Ekran Kartları hiç kuşkusuz oyuncular için bilgisayarın en önemli parçasıdır. Özellikle oyunların 2D'den 3D'ye geçmesiyle birlikte ekran kartları piyasasında büyük ve hızlı bir gelişme gözlendi ve bununla birlikte piyasada bulunan ekran kartları arasından ihtiyacı karşılayacak olanı bulmak ustalık isteyen bir iş halini aldı.

Yıllar önce kullanılan ilk kişisel bilgisayarlarda ekran kartı diye bir şey yoktu. Dolayısıyla bütün yük işlemci üzerindeydi. Ancak zaman içinde işletim sistemlerinin ve programların gelişmesiyle birlikte bu yükü işlemci üzerinden atmak şart oldu. Böylece ekran kartları kullanılmaya başlandı. Ekran kartlarının o zamanlardaki tek görevi, işlemci ve programların ürettiği görüntüleri monitör tarafından kullanılabilir hale getirmekti. Tabi teknoloji yine durmadı ve ekran kartlarına ek hızlandırıcı çipler takılarak, hem işlemci üzerindeki yükü azaltıldı, hem de daha başarılı görüntüler elde edildi. Bununla birlikte işlemci ile ekran kartı arasındaki koordinasyonu sağlamak için sürücü (Driver) adı verilen programlar geliştirildi ve bu programlar, artık işletim sistemlerinin vazgeçilmez parçası olan DirectX, Talisman gibi yazılımlarla birlikte çalışmaya başladı.

Ekran kartları eskiden verileri bilgisayarın RAM' inden alır kendi RAM'ine aktarır ve monitöre gönderirdi. Fakat günümüz ekran kartları bundan çok daha fazlasını yapabilmektedir. İşlemcinin hafızasından veri alıp göndermek, gerektiğinde sistem hafızasını kullanmak ya da işlemcinin çalışmasını düzenlemek günümüz ekran kartlarının yapabildiklerinden sadece birkaçıdır.

Kısaca, bir oyuncu için hayati sayılabilecek öneme sahip olan bileşenlerdir. İşlemciniz, RAM’iniz ne kadar hızlı olursa olsun, eğer kötü bir ekran kartına sahipseniz oyunlardan istediğiniz verimi alamazsınız. Bu nedenle, bir oyun bilgisayarı seçerken üzerinde en çok düşünülmesi gereken bileşen ekran kartıdır diyebiliriz.

Peki ekran kartı seçerken nelere dikkat edilmeli? Bunların başında Grafik işlemcisi gelmektedir. Ge-Force 2-3-4 derken, şimdi de Ge-Force FX serisi grafik işlemcileri, piyasayı günden güne hareketlendirmektedir.

İkinci olarak ekran kartı üzerinde bulunan RAM miktarı ve bu RAM’in türü de önemli bir ayrıntıdır. Günümüzde DDR RAM, ekran kartlarında kullanılan en yaygın RAM türüdür. Ekran kartı satın alırken, buna da oldukça önem gösteriniz.

Bir zamanlar ekran kartı piyasasına hakim olan nVidia, ATI’nin kendisini göstermesi ile birlikte, pazarda büyük bir kayba uğramıştır. Aralarında büyük bir rekabet yaşanan bu iki büyük firma, çıkardıkları onlarca grafik işlemcisi ile adeta baş döndürücü bir ekran kartı kaosuna neden olmuştur. Şu anda piyasa sakin gibi gözükse de, bu hareketsizlik ilerideki fırtına önceki sessizlik olabilir.

Sistem Önerileri

Şimdi ise yazımızın en önemli kısmına - sistem tavsiyelerine - geldik. Eğer, nasıl bir bilgisayar satın alacağınıza hala karar veremediyseniz, aşağıda, üç başlık altında topladığımız sistemlerden size uygun olan birisini örnek alabilirsiniz.

Ekonomik Tercih

Anakart: Asus A7V8XL KT400
İşlemci: AMD Athlon XP 2400
RAM: 256 MB DDR 333
Sabit Disk: 40 GB Maxtor 7200 RPM
Ekran Kartı: 64 MB ASUS V9180 Ge-Force 4 MX 440
Monitör: 17” LG Flatron 710B
Ses Kartı: Creative 128 Bit Vibra 4.1
Fare - Klaye: Standart Fare + Standart Klavye
CDD: 52X LG
Kasa: Codegen 4060G1
Diğerleri: FDD, Speaker

Anakart olarak Asus’u seçmemizin nedeni, gerek uyum, gerekse performans açısından üst düzeylerde olmasıdır. VIA KT400 çipsetine sahip anakart, 400 MHZ hızında DDR RAM destekli ve aynı zamanda AGP 8X portuna sahiptir. Ayrıca, anakart üzerinde entegre olarak bulunan ethernet çipi ile, bilgisayarınızı bir ağa bağlayıp multiplayer oyunlar oynamak için ekstra bir ücret ödemenize gerek kalmayacaktır. Kart üzerinde bulunan USB 2.0 vs. gibi özellikler artık standart olduğu için, bahsetmeye gerek duymuyoruz.

İşlemcimiz ise 266 MHZ veriyolu hızına sahip, AMD XP 2400’dür. Yaklaşık 2000 MHZ (2GHZ) saat frekansına sahip bu işlemci ile, oyunlardan istenilen performansı almak mümkün olacaktır. Eğer yeterli bilginiz varsa, işlemciyi overclock ederek, işlemci frekansını arttırabilirsiniz .

RAM seçerken, veriyolu hızının yüksek olmasına dikkat ettik. Ne de olsa, anakartımız 400 MHZ veriyoluna sahip RAM’leri de desteklemektedir. 333 MHZ veriyoluna sahip OEM bir RAM’in, bu sistemimiz için yeterli olacağını düşündük.

Sabit disk olarak, kapasiteyi biraz düşük tutsak da, hıza önem verdik, dolayısıyla seçimimiz, kendisini sektörde ispatlamış bir firma olan Maxtor’un ürettiği, 7200 RPM dönüş hızına sahip 40 GB’lık bir sabit disk oldu.

Ekran kartının oldukça önemli olduğunu söylemiştik. Bu nedenle, kartımızın yeni teknolojileri desteklemesine önem verdik. Tercihimiz, AGP 8X desteğine ve Ge-Force 4 grafik işlemcisine sahip olan, Asus’tan yana oldu. 64MB DDR RAM, Video girişi ve DVI çıkışı kartın diğer özellikleri arasında.

Gerek göz sağlığınız, gerekse daha iyi görüntü kalitesi için, düz ekranlı (flat) bir monitör tercih etmenin daha mantıklı olacağını düşündük. LG firmasına ait FLATRON 710B serisi monitör gerek renk canlılığı, gerekse uygun fiyatı ile seçimimiz oldu.

Oyunlarda iyi bir ses almak ve bu sesleri daha iyi yorumlayabilmek de önemlidir. Bu nedenle onboard bir ses kartı yerine, 4+1 destekli ve ses kartı piyasasında hatrı sayılır bir yere sahip olan Creative firmasının sunduğu Vibra 4.1 Digital’i seçtik.

Diğer bileşenleri seçmek size kalmış. Örneğin, gözünüze hoş gelen bir fare – klavye serisi veya estetik bir speaker. Yalnız, kasa seçerken, güç kaynağının 300 Watt gücünde olmasına dikkat edin. Bunun dışında, kasanın ön tarafında USB ve Ses giriş/çıkışları olursa, ileride işinize yarayabilir. Aklınızda bulunsun.

Fiyatı: Yaklaşık olarak 500 USD + KDV

Ortalama Tercih

Anakart: Asus P4PEX i845PE
İşlemci: Intel Pentium 4 2.4 GHZ (800 MHZ FSB)
RAM: 256 MB DDR 400 MHZ Kingston
Sabit Disk: 60 GB IBM 7200 RPM
Ekran Kartı: 128 MB Winfast A310 FX5600
Monitör: 17” Samsung 757 Magicbright Flat 
Ses Kartı: Creative Live 5.1
Fare - Klaye: A4 Tech Optik SWOP23 + Standart Klavye
CDD: 52X Asus
Kasa: Aopen H600AA33
Diğerleri: FDD, Speaker

Anakartımız yine ASUS. ASUS’u seçmemizin nedeni, ASUS’a duyduğumuz sempati ve güven olsa gerek. Her neyse. Anakartımız 800 MHZ FSB, DDR 400 destekliyor ve i845PE çipsetine sahip. İleride fazla sorun çıkartacağını tahmin etmiyoruz.

Bu tercihimizde, işlemci olarak, AMD yerine Intel’i tercih ettik. 800 MHZ FSB hızına sahip 2.4 GHZ’lik işlemciyi tercih etmemizin nedeni, anakartımızın da 800 MHZ FSB hızını desteklemesidir. Bu sayede, tüm uygulamalardan maksimum verim alabileceğimizi düşündük.

Gerek Kingston kalitesi, gerekse 400 MHZ veriyolu hızına sahip olduğundan dolayı, RAM tercihimiz 256 MB’lık Kingston oldu. Ömür boyu garantiye sahip Kingston RAM, seçmiş olduğumuz anakart ile de birleşince, oldukça yüksek bir performans sergileyecektir.

Sabit disk kapasitesini, diğer sisteme göre biraz daha arttırdık. IBM’in 7200 RPM dönüş hızına sahip bu modeli güvenilirlik açısından oldukça başarılı. Eğer, kapasiteyi düşük olarak görüyorsanız, 80 GB’lık başka bir disk de tercih edebilirsiniz. Fakat dönüş hızına çok dikkat edin. Çünkü performansı ve oyun yüklemelerini oldukça etkiliyor.
Gerek 8X port, gerekse DirectX 9 desteği olsun, nVidia’nın FX5600 işlemcisi oldukça başarılı. Winfast markası altında bulunan bu kart, TV çıkışının yanı sıra, Video girişi ve DVI çıkışına da sahiptir.

Oldukça yüksek görüntü kalitesine sahip olan Samsung’un MagicBright serisi monitörleri, çoğu kişinin ve internet cafenin gözdesi olmuştur. Kolay anlaşılabilir OSD yönetim menüsü ile, gerekli ayarlamaları zorlanmadan yapabilirsiniz. Fakat, yeterli gelmezse, 19” büyüklüğe sahip başka bir monitör de tercih edebilirsiniz.

Ses kartını, biraz daha üst seviyelerden seçtik. Sağladığı 4 boyutlu ses ile, Creative Live 5.1, 5+1 ve Dolby desteğine sahip. Ama “ses benim için önemli değil” diyorsanız, anakarta entegre ses kartını da kullanabilirsiniz.

Seçtiğimiz farenin optik olmasına dikkat ettik. Sıkı bir oyuncu (özellikle Counter-Strike tutkunları) için fare oldukça önemlidir. Bu fare ile, ani hareketlerde fazla sorun yaşamayacağınızı garanti ediyoruz. Klavye olarak yine standart bir klavye seçtik. Hoşunuza giden bir klavye de seçebilirsiniz.

CD-ROM sürücü içinse, diğerlerinden daha uzun ömürlü olan ASUS’u tercih ettik. İsteğinize göre iyi bir CD yazıcı ile de değiştirebilirsiniz.

Aopen’in bu kasası, gerek tasarım, gerekse özellikleri bakımından oldukça hoşumuza gitti. Kasamız, 300 Watt’lık bir güç kaynağına sahip. Ayrıca iyi yerleştirilmiş fanlar sayesinde, havalandırma görevini de başarıyla yerine getiriyor.

Diğer bileşenleri ihtiyaçlarınıza göre belirleyip, tercih edebilirsiniz.

Fiyatı: Yaklaşık olarak 890 USD + KDV

Profesyonel Tercih

Anakart: ASUS A7N8XVM Nforce2
İşlemci: Intel Pentium 4 3 GHz (800 MHZ FSB)
RAM: 512 MB KINGSTON 400 MHz
Sabit Disk: 120 GB Western 7200 RPM
Ekran Kartı: 128 MB ATI RADEON 9700 GOLD
Monitör: 19” Hyundai F910 ImageQuest
Ses Kartı: Creatiev Audigy 2
Fare - Klaye: Microsoft Optical Value Pack
CDD: 52X24X52 LG
Kasa: ASUS T10 MIDI TOWER 300 WATT
Diğerleri: FDD, Speaker

Günden güne daha da gelişen Nforce çipsetli anakartımızın üreticisi yine ASUS. 400 MHZ DDR destekli, üzerinde onboard olarak Ethernet ve ses çiplerine sahip olan bu kart, aynı zamanda bir de Ge-Force 4 grafik çipine ev sahipliği yapıyor. Yani üzerinde ne ararsanız var. Tabi üzerinde bulunan ses ve ekran çipleri bizim için anlamsız olacaktır.

Herkesin hayallerini süsleyen Intel’in 3 GHZ’lik Hyperthreading işlemcisi 800 MHZ FSB’ye sahip. Fiyatı biraz tuzlu olsa da, bilgisayarınızdaki hemen hemen her uygulamayı sorunsuzca çalıştırmak istiyorsanız, bu işlemci şart diyebiliriz.

RAM olarak, tercihimiz yine Kingston’dan yana oldu. 512 MB’lık bu dev, 400 MHZ veriyolu hızına sahip.

8 MB önbelleğe sahip olan, Western Digital’in bu yeni jenerasyon sabit diski, tabir yerindeyse tam bir canavar gibi çalışıyor ve 7200 RPM dönüş hızına sahip olmasına rağmen, yok denilebilecek kadar az ses çıkartıyor.

Piyasaya çıkışıyla tüm gözleri üzerine çeken ATI, 128 MB’lık belleğe sahip 9700 Gold modeliyle, her oyunda maksimum performans sağlıyor. TV çıkışının yanında, DVI çıkışına da sahip olan bu kart ile artık istediğiniz her oyunu sorunsuzca oynayabileceksiniz.

Seçtiğimiz 19” monitör ile, oyunları dilediğiniz çözünürlükte çalıştırabilirsiniz. Yüksek görüntü kalitesinin yanında, göz sağlığı açısından oldukça yararlı olan desteklediği yeni teknolojiler, bu monitörü seçmemizde bize yardımcı oldu.

Tercih ettiğimiz profesyonel sayılabilecek ses kartı ile, oyunlardaki en ufak sesleri bir duyabilirsiniz. Bunun yanında, 4+1 veya 5+1 ses sistemi de almanızı öneririz.

Microsoft’un piyasaya sürdüğü bu paket içerisinde, ergonomik ve şık bir klavye ile optik bir fare birlikte gelmektedir. Bu paket ile gerek internette sörf yaparken, gerekse oyun oynarken keyifli vakitler geçirebilirsiniz.

CD ROM sürücülerin yavaş yavaş miladını doldurduğu şu günlerde, böyle bir sisteme bir CD ROM sürücü koymak mantıksız olurdu. Bu yüzden iyi bir CD yazıcı tercih etmenin daha iyi olacağını düşündük.

ASUS’un bu ünlü kasası, gerek estetik bakımdan, gerekse sağlamış olduğu gelişmiş özellikler ile tam bir profesyonel.

Fiyatı: Yaklaşık olarak 1500 USD + KDV

Yukarıdaki örnek sistemlere bakarak, kendinize uygun bir bilgisayar toplayabilir veya toplatabilirsiniz. Bunların yanında oyun zevkinizi iki katına çıkarmak için, bir gamepad veya araba yarışları için bir direksiyon seti fena olmaz. Her türlü sorularınız için bizimle irtibata geçebilirsiniz.

Güçlü Ve Hızlı Bilgisayarların Donanımları

  • 25.1.2017 12:47:04
  • 0 Yorum
  • 476

1-işlemcisi minumumda 4 çekirdek olmalı ama 6 çekirdek olması daha iyidir (Ben AMD öneririm)
2-iyi bir anakart olmalı ve en az 8Gb ram desteği olmalı,zaten günümüzdeki anakartlar 16Gb ram desteği veriyorlar
3-en az 4Gb 1333Mhz veya 1600Mhz Cl7 veya Cl9 ram olmalı
4-Dx11 destekli güçlü bir ekran kartı olmalı,Ati veya Nvidia seçmek kullanıcıya kalmış(Ben Nvidia öneririm)
5-Powersupply +80 sertifikalı bir ürün olmalı ve ne kadar yüksek Watt olursa o kadar iyidir,650Watt ve üstü yeterlidir
6-kasa Full Tower diye adlandırılan kasalardan olmalı çünkü içi ne kadar genişse o kadar rahat hava dolaşımı olacağı için bilgisayar bileşenlerinin ısınması o kadar az olacaktır ve kasada mutlaka kablo yönetim sistemi olmalı.

Cielo Süper Bilgisayar

  • 25.1.2017 12:44:31
  • 0 Yorum
  • 610

Cielo'nun yetenekleri, Aşırı Ölçekli Gelişmiş Hesaplama (ACES) ortaklığı altında LANL ve SNL tarafından birlikte tasarlanmış ve geliştirilmiştir. Sistem fiziksel olarak Nicholas Metropolis Modelleme ve Simülasyon Merkezi'ndeki LANL'de bulunmaktadır.

Asteroid katil simülasyon videosu
2:50
Asteroit hafifletme simülasyonu
Tesis, kullanıcılar için gereken uçtan-uca hizmetleri sunmak için giderek güçlü olan hesaplama kaynakları ile ölçeklendirilecek şekilde tasarlanmıştır. Cielo'nun boyutunu ve mimarisini desteklemek için ağın, arşiv depolaması, görselleştirme sunucuları, global dosya sistemleri ve sistem yazılımı bulunuyor. ACES ortaklığı, Cielo'nun tedarikçiyle olan etkileşimleri de dahil olmak üzere desteklenmesinden sorumludur.

Bob Weaver (LANL) tarafından yapılan bir asteroit hafifletme simülasyonu 86.000'in üzerinde görüşe sahip.


Cielo, yetenek sınıfı gelişmiş simülasyon ve bilgi işlem sistemidir. Tek bir hesaplama makinenin tüm düğümleri ve çekirdekleri üzerinde yürütülebilir.

 


?Tarafından finanse ABD Enerji Bakanlığı (DOE) Ulusal Nükleer Güvenlik İdaresi (NNSA) için Gelişmiş Simülasyon ve Bilişim (ASC) Programı
Aşırı Ölçeğinde Gelişmiş Computing (ACES), bir tarafından işletilen Los Alamos Ulusal Laboratuvarı ve Sandia Ulusal Laboratuvarları ortaklığı
Tarafından inşa edilen Cray, Inc .
Cielo bilgi işlem sistemi, 2010 yılında emekliye ayrılan Mor sistemin ötesine geçen yeni nesil üçlü laboratuvar yeteneği platformudur. Cielo, sınıflandırmada 6x ila 10x'lik bir artışa işaret etmektedir (National Nuclear Security Administration (NNSA), Gelişmiş Simülasyon ve Hesaplama (ASC) Programı) NNSA'nın öncülüne göre kapasitesini hesaplayın. Cielo, ülkemizin en zorlu stok yönetim sorunlarını çözmek için üç ulusal laboratuarda bilim adamları tarafından kullanılacak: Los Alamos (LANL), Sandia (SNL) ve Lawrence Livermore (LLNL); Yani, silah fizik konusundaki anlayışımızın kenarındaki büyük ölçekli uygulama problemleri. Bu tamamen işlevsel, petet ölçekli sistem, çeşitli bilimsel ve mühendislik iş yüküne hizmet etmektedir. Cielo, iş yükü gereksinimlerini karşılamak veya aşmak için ölçeklendirilmiş sağlam bir kod geliştirme ve üretim ortamı sağlar.

* Bir "flop", saniyedeki kayan nokta operasyonları anlamına gelen kısaltmadır. Bir petaflop / sn (PF) saniyede 1000 trilyon işlem olduğunu .