İŞLETİM SİSTEMLERİ

Tüm MacOS ve iOS Cihazlarda Güvenlik Açığı Var!

  • 5.1.2018 15:52:22
  • 0 Yorum
  • 406

Apple, yayınladığı bir bildiri ile tüm MacOS ve iOS cihazların diğer işletim sistemlerinde olduğu gibi Meltdown ve Spectre güvenlik açıklarından etkilendiğini kabul etti.

Apple için sorunlar bitmek tükenmek bilmiyor. Şirket, yaptığı açıklama ile hem iOS hem de Mac cihazlarında bulunan Intel ya da diğer şirketler tarafından üretilmiş tüm işlemcilerin Meltdown ve Spectre adı verilen güvenlik açıklarından etkilendiğini doğruladı.

Yaptığı açıklamada, ‘Bu güvenlik açıkları tüm modern işlemciler için geçerlidir ve hemen hemen tüm cihazları ve işletim sistemlerini etkiler.’ diyen Apple, ‘Tüm Mac ve iOS işletim sistemli cihazlar da bu durumdan etkilenmektedir. Fakat şu ana kadar müşterilerimizin sorun yaşadığını gösteren bir açıklama bulunmamaktadır.’ dedi.

Çoğu siber saldırının kötü amaçlı yazılımlara dayandığını hatırlatan Apple, kullanıcıların yalnızca App Store gibi güvenilir kaynaklardan yazılım indirmesi gerektiğini söyledi. Şirket, ayrıca MacOS 10.13.2, iOS 11.2 ve tvOS 11.2 yazılım güncellemelerinde bu güvenlik açıklarına odaklandığını da belirtti.

Apple son olarak önümüzdeki günlerde Spectre’ye karşı savunmada kullanıcılara yardımcı olmak amacı ile Safari’ye bir güncelleme yayınlayabileceğini belirtti. Google ve Microsoft, bu hafta başlarında mevcut güvenlik açıklarını gidermek amacı ile bir güncelleme yayınlamıştı.

Kaynak : http://mashable.com/2018/01/04/apple-statement-on-meltdown-spectre-cpu-bugs/#WD9rz50D5sqN

Oreo Hafızadan Kazandırıyor!

  • 1.12.2017 10:58:25
  • 0 Yorum
  • 251

Yakın zamanda kullanılmamış uygulamalar için ön bellek dosyası (cache file) üretmeyecek olan Oreo, böylece hafıza kullanımını minimize etmeyi hedefliyor.

Dahili hafıza oranını 64GB’a yükselten OEM sayısında bir artış görüyoruz ama aynı şeyi orta ve düşük fragmandaki cihazlar için söyleyemeyiz. Zira bu tip cihazlarda dahili hafıza oranı 32GB’tan başlarken, bazılarında 16GB’a varan bir düşüş söz konusu. Google’ın son yayınladığı ‘akıllı depolama yönetim aracı Files Go’ ile anladığımız kadarıyla Google, depolama sorununu tarihe gömmeyi hedefliyor.

Android’in AOSP çatısında yer alan yeni birkaç özellik, bazı uygulamaların otomatik olarak ‘pasif’ statüsüne alınmasını ve bu tip uygulamalar için ön bellekte dosya üretimi işleminin önceliğini arka plana atmayı mümkün kılıyor. Böylece Android, yakın zamanda ön planda kullanılmamış, arka planda da başka bir uygulama paketi tarafından kullanılmayan uygulamaları ‘pasif’ olarak algılayacak.

‘Pasif’ olarak işaretlenen bu uygulamalar için ön bellek dosyaları üretilmeyerek, depolama alanından tasarruf edilmiş olacak. Google’ın çabalarını takdirle karşılıyoruz fakat, bu uygulamanın gerçek hayatta bir iki yıl boyunca karşılığının olacağını düşünmüyoruz. Zira bir çok OEM hala Android Oreo 8.0’ın aşamalarını test etmekle meşgul. Ancak Android 8.1 diğer akıllı telefonlar için de bir norm haline gelirse, belki. Bunun yanında OEM’ler bu özelliğin faydasını sağlamak için cihazda bu özelliği aktif haline getirmeliler.

x86 Nedir ?

  • 30.11.2017 12:43:48
  • 0 Yorum
  • 387

Intel’in işlemcilerinin son harfleri hep 86 ile bitmesinden dolayı bir zaman sonra bu terim yerleşik bir hal aldı. Örnek olarak verecek isek kodu 80286, 386, 486 bu olan işlemcilerin son iki rakamları hep 86 ile bitmiştir. Intel’in amacı sürekli geriye dönük yazılımları her bilgisayarda çalıştırabilmektir. Eğer Intel’in 8086 mikroişlemcisi ‘nde hazırlayacağınız assembly ile oluşturacağınız bir yazılım tüm x86 mimarisine sahip işlemcilerde çalışır. Bu işlemcilere diğer firmadan da örnek verecek olur isek bunlar :  AMD nin 286, 386 işlemcilerinde de çalışabilir.

Bu yüzden Intel’in getirmiş olduğu sürekli geri dönük yazılımları her bilgisayarda çalıştırabilme amacı sayesinde yeni bir mikroişlemci üretildiğinde onun öncesinde üretilen mikroişlemcilere uyumlu olması o mikroişlemciye çok büyük bir avantajdı. Eğer öyle olmasaydı şuanda dünyada ki %90 oranında x86 mimarisine sahip işlemciler kullanılmaz ve üretilmezdi.

x86 Kaç Bit ?

Her hangi bir işletim sistemi kurulum dosyası yada bir program indirecek olan kullanıcılar ne yazık ki x86 ve x64 bit seçenekleri sunulduğunda bu konuda kararsız kalırlar. x64 bit işlemci mimarisine sahip kullanıcılar düşünmeden x64 bit seçeneğini seçer iken bilgisayarı x32 bit olan kullanıcının ise bu durumda kafası biraz karışabilir. x86 ne oluyor ki, x86 kaç bit acaba gibi sorular sayesinde kafanız karışır ise bilin ki x86 = x32 bit işlemci mimarisine. Eğer bilgisayarınız x32 bit ise program yada bir şey indireceğiniz vakit artık bundan sonrasında x86’yı gönül rahatlığıyla indirebilirsiniz.

x86’nın temel yazılış nedenini merak ediyor iseniz Intel’in zamanında çıkarmış olduğu 8086 koda sahip işlemcinin son 2 rakamından alıyor oluşudur.

Program Files X86 Nedir?

Eğer ki bilgisayarınızda x64 bit işlemci mimarisine sahip bir işlemci kullanıyor iseniz Program Files X86 isimli bir klasörü Yerel Disk C: ‘de göreceksinizdir. Windows’un x64 bit işletim sistemine sahip bir sürümünü kullanan kişilerin bilgisayarlarında iki tane Program Files klasörü olacaktır. Bunların birincisi x64 bit tabanlı programları içinde barındır iken iken diğeri ise x86 bit yani diğer ismiyle söylediğimiz x32 bit uygulamaları içinde barındıracaktır.

x64 bit işlemcilerde geriye dönük uyumluluk sağladıklarından dolayı x32 bitlik programları çalıştırabiliyor. Fakat ne yazık ki x32 bit işlemciler x64 bit işlemciler için yazılmış programları çalıştıramamaktadır.

Eğer ki bilgisayarınızda x32 bit için yazılmış bir programı kurmak istiyor iseniz kurduğunuzda Windows bunu otomatik olarak Program Files X86 adlı klasöre kuracaktır. Ve 32 bit olarak kurulan bu programı siz çalıştırdığınızda bilgisayarınızda bulunan otomatik olarak 32 bit yazılım canlandırma programları sayesinde 64 bit işletim sisteminize uyum sağlayarak sorunsuz bir şekilde çalıştırabileceksiniz.

kaynak:webdunya

Bill Gates’in akıllı şehiri kuracağı yer belli oldu!

  • 15.11.2017 12:55:10
  • 0 Yorum
  • 274

Forbesin en zengin listesinde üst sıralarda yer alan Bill Gates'in büyük projesi akıllı şehirler, artık ütopya olmaktan çıkıyor. İşte projeyle ilgili ilk bilgiler.

Akıllı Şehirler Neler Sunacak?

Telefonların akıllanması ile oluşmaya başlayan “akıllı” kavramı her geçen gün yeni bir sektörde kendini göstermeye devam ediyor. Akıllı ev sistemleri, akıllı televizyon, akıllı saat, akıllı otomobil ve akıllı çamaşır makinası derken şimdi de “Şehirler” akıllanacak. Peki, akıllı şehir kavramı insan hayatına ne gibi kolaylıklar sağlayacak? Akıllı şehirler, ülke ekonomisine ...

Bu konuda en önemli adımlardan birisini atan Bill Gates’in, Arizona eyaletinde 25 bin dönüm büyüklüğünde bir arazi satın aldığı ortaya çıktı.

Phoenix’e 45 dakika uzaklıkta olacak akıllı şehir içerisinde 80.000 ev inşa edilecek. Sanayi ve ofis alanları için 3800 dönümlük bir alanın ayrılacağı akıllı şehirde, 480 dönümlük bir alan ise okullara tahsis edilecek.

Akıllı şehirlerin odak noktası: Yüksek hızlı internet

Satışa öncülük eden gayrimenkul yatırım firması Belmont Partners yaptığı açıklamada, Belmont olarak isimlendirilen şehrin yüksek hızlı internet, veri merkezleri, yeni üretim teknolojileri, sürücüsüz araçlar ve otonom lojistik merkezleri gibi en son teknolojiyi benimseyen bir iletişim ve altyapı omurgası olan ileriye odaklanmış bir topluluk oluşturacağını ifade ediyor.
akıllı şehir

Yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanılacağı akıllı şehirde, yollar sürücüsüz araçlara özel olarak tasarlanacak. Akıllı şehirlerin, teknoloji devleri için bir yarış haline geldiğini söylemek yanlış olmayacaktır.

Zira, benzer bir adım Google’ın sahibi olan Alphabet firmasının alt şirketlerinden Sidewalk Labs tarafından atıldı. Toronta’da 800 dönümlük bir arazi içerisine küçük bir akıllı şehir inşa etmek anlaşma imzaladı.

İnternet kenti olarak lanse edilen şehirin, sürücüsüz araçlar, akıllı lambalar ve  yüksek hızlı Wi-Fi ağları ile donatılması bekleniyor. Devasa bir veri merkezine ev sahipliği yapacak olan proje için 50 milyon dolar harcanacak.

kaynak: shiftdelete

Bilgisayarla Bütünleşik Üretim Sistemleri

  • 3.11.2017 16:32:15
  • 0 Yorum
  • 320

Bu yazımızda sizler için üretim, fabrikasyon aşamasında kullanılan bilgisayar programlarından bahsedeceğiz.

Bilgisayarla Bütünleşik Üretim (CİM), tüm imalat işlevlerinin bilgisayar aracılığı ile bütünleştirilmesidir. CNC (bilgisayar sayısal kontrol), CAD (Bilgisayar Destekli Tasarım) /CAM (Bilgisayar Destekli İmalat), robot, CAE (Bilgisayar Destekli Mühendislik), CAQ (Bilgisayar Destekli kalite) gibi birçok gelişmiş imalat teknolojisini içermesinin yanı sıra, salt yeni ve ge işmiş bir teknoloji değil, tüm imalat süreci için yeni bir irdeleme yaklaşımıdır. Bilgisayarla Bütünleşik Üretimin en önemli kavramı veri tabanıdır.

Firma için ilişkisel, sürekli ve anında güncellenebilen hızlı bir veri tabanı bilgisayarla bütünleşik üretime geçişte en önemli koşuldur. Bilgisayar Destekli Üretim (CAM), üretimde kullanılan CNC tezgâhlarda işlem görecek parçaların işleme programlarının yapılması ve bu programların söz konusu tezgâhlara aktarılması amacına yönelik donanım ve yazılım sistemidir. Hazırlanan parça işleme programları tezgâhlara şerit, kaset veya disket ile gönderilebileceği gibi doğrudan da (DNC: Direct Numeric Control) gönderilebilir.

CNC teknolojisi tezgâhların yanı sıra robotlarda, taşıma ve depolama donanımlarında, her türlü hız ve konum kontrolü yapılan makina ve donanımlarda kullanılabilmektedir CAM ’in öğelerinden biri olan NC (Sayısal Kontrol) Programlama NC tezgâhlar için işleme programlarının hazırlanmasıdır. İlk kez 1954 yılında A.B.D.’deki M.I.T Üniversitesinde elektronik devreler kullanılarak NC tezgâhı geliştiril iniştir. 1970 sonrasında ise elektronik devrelerin işlevlerini birkaç mikroişlemciye yükleyen CNC tezgâhlara geçilmiştir. CNC birimleri programlanabilir Lojik Devreler(PLC) ile bütünleştirilerek her türlü imalat e montaj işlemleri bilgisayar kontrollü olarak yapılabilir duruma gelmiştir.

Teknolojik Gelişmeler üretim sistemini etkileyen ana etmenlerdir, Gelişmeler halkasına sayısal kontrollü tezgâhların girmesiyle üretim sisteminde yeni düzenlemeler gerekmiştir. İşletmelerde ürün geliştirme, ürün tasarımı (Üretim Plânlama ve kontrol, üretim ile ilgili verilerin toplanması ve bakım işlevlerinde bilgisayar destekli sistemler gelişmiş ve bilgisayarla bütünleşik üretim sistemleri kurulmuştur. Bilgisayarla Bütünleşik Üretim Sistemleri modüllerinden bazıları aşağıda verilmiştir. Bu modüllerin bütünleştirilmesi ile Bilgisayarla Bütünleşik Üretim Sistemi kurulur.

• CAD (Computer Aided Design) : Ürün Tasarımı
• CAE (Computer Aided Engineering) : Yöntem Geliştirme
• CAM (Computer Aided Manufacturing) : Parça İşleme Programlan
• Transfer Lines: Transfer Hatları
• Robotics: Robotlu Üretim
• CAQ (Computer Aided Quality) : Kalite Kontrol
• ERP (Enterprise Resource Planning) : Tüm Kaynakların Planlanması ve
Kontrolü
• FMS (Flexible Manufacturing System) : Esnek Üretim Sistemi
• MİS (Management Information System) : Yönetim Bilişim Sistemi
• CAMP (Computer Aided Maintenance Planning): Bakım Plânlama

kaynak: bilgiustam

Öncekinden 3 kat hızlı dünyanın en hızlı süper bilgisayarının tanıtımı yapıldı

  • 23.10.2017 10:48:57
  • 0 Yorum
  • 307

Sunway TaihuLight dünyanın en hızlı süperbilgisayarı ünvanını kazandı. Çin kaynaklı süperbilgisayar, daha önceki dünya rekorunun sahibi olan Tianhe-2’nin hızının üç katına çıktı.

Dünyanın artık yeni bir süperbilgisayarı var, hem de diğerlerinin hepsinden üstün… Bilgisayar Çinli mühendisler tarafından kendi geliştirdikleri bir yonga teknolojisi ile yapılmış olup dünyanın en hızlı süper bilgisayarı ünvanını aldı.

Bu haber çok şaşırtıcı değil, çünkü endüstriyel ve teknolojik girişimler bakımından Çin ilk sırayı alıyor. Gerçekten de, bu gelişim yarıiletken teknolojisi için Çin’in artık Birleşik Devletler’e ihtiyacının kalmadığının altını çizdi.

Sunway TaihuLight olarak bilinen teknoloji, bir önceki rekor sahibi olan Tianhe-2’nin üç katından daha çok hızlı. Raporlara göre yeni rekorun sahibi olan cihaz saniyede 93 katrilyon işlem yapabiliyor.

TOP500 Haberlerine konuşan araştırma merkezi müdürü Prof. Dr. Gangwen Yang, şöyle dedi: “Tamamen kendi imalatımız olan işlemcilere dayanan ilk ‘1 numara’ sistem olarak önemli. Büyük ölçekli bilgisayar sistemlerinin tasarlanması ve üretilmesi konusunda Çin bir yuva olduğunu ispat etti”.

TaihuLight’in 41 bin yongası var ve her birinde 260 işlemci çekirdeği bulunuyor. Dolayısı ile toplamda 10,65 milyon çekirdekli bir süper bilgisayar ile karşı karşıyayız.

Eski Modeller

Önceki rekorun sahibi olan Tianhe-2 de Çin kökenli bir süperbilgisayar. Üç yıl boyunca Tianhe-2’li (anlamı Samanyolu demektir) en güçlü süperbilgisayar sıralamasında Çin zirvede idi. Bulunduğu yer Ulusal Savunma Teknolojisi Üniversitesi (NUDT) olup saniyede 33,8 katrilyon işlem yapabiliyor. Tianhe bu yeteneklerine karşın TaihuLight’ın kendisini geçmesine engel olamadı.

Dünyadaki geri kalan sistemler ne alemde diyecek olursanız, TaihuLight’ın Birleşik Devletler’deki en hızlı sistemden (üçüncü sırada) kabaca beş kat daha güçlü olduğunu söyleyelim.

Dünden Bugüne Windows

  • 9.3.2017 10:16:23
  • 0 Yorum
  • 455

Windows, Microsoft tarafından PC'ler için geliştirilen bir işletim sistemi. İlk kez 1983'te IBM marka bilgisayarlarda kullanılmak amacıyla MS-DOS üzerinde çalışan grafiksel kullanıcı arayüzü (GUI) olarak piyasaya sürüldü. Microsoft'un modellediği GUI Apple'ın Mac OS'tan sonra bilinen ilk Arayüz Yöneticisidir. 1980'lerden günümüze çok büyük değişimler geçirmiş olan Windows zaman içerisinde kendi başına bir işletim sistemi olmuş, NT çekirdeğine geçmiş ve ortaya bugün -sunucu sistemleri hariç- işletim sistemi pazarının %90'ını kontrol eden işletim sistemi çıkmıştır.

Microsoft Windows'un ilk sürümü, 1985'te yapılan 1.0 sürümüdür, kullanıcılar tarafından işlevsel bulunmamış ve fazla satmamıştır. Arayüz Yöneticisi olarak adlandırılan sistemi oldukça özgündü, ama Rowland Hanson(Microsoft'ta pazarlama başında), şirketi, kullanıcıların Windows adından daha fazla şey beklediğine ikna etti. Windows 1.0, bir işletim sistemi olarak değil,genişletilmiş ve oyuncaklı bir MS-DOS sürümü gibi görülüyordu.Ayrıca MS-DOS un eksikleri ve sorunları aynen bu grafik arayüz'de de sorunlar yaratıyordu . Bundan başka erken sürümle gelen programlar yetersiz görülüyordu ve ofis kullanıcılarına hitap etmiyordu. Taskswitch yani birden fazla programın yan yana çalışması ise çok kısıtlı bir biçimde mümkün olabiliyordu.


Windows 2.0
Microsoft Windows'un 2. sürümü 1987 yılında çıkmış ve daha fazla satmıştır. Bunun başlıca nedeni yeni grafiksel ofis uygulamaları olan Excel ve Word for Windows Windows için Word programlarının işletim sistemi içine dahil edilmesi ofis kullanıcılarının da bu işletim sistemini kullanmasını sağlamıştır.

Bu sıralarda Aldus isimli bir yazılım firmasının Pagemaker ürününün Windows sürümü çıkarıldı. Önceki sürümleri yalnızca Macintosh'ta çalışıyordu. Bu olaydan sonra üreticiler programlarının Windows sürümlerini de hazırlamaya başladı ve Microsoft Windows'un yükselişi başlamış oldu.

2.0x sürümleri gerçek tarz bellek modeliyle birlikte 1 megabayt bellek alanıyla kuşatılmıştı. Bu yapılandırma, 286 Koruma Modu kullanırken DESQview gibi birden fazla görevi yerine getirebiliyordu. Sonra iki yeni sürüm yapıldı ve Windows/286 2.1 ile Windows/386 2.1 olarak adlandırıldı. Windows/286, mevcut Windows 2.0'un birkaç eklenti eklenilmiş haliydi ve gerçek modda çalışıyordu; ama Windows/386 EMS taklitiyle koruma tarzı çekirdeğine sahipken ilk sürüm HMA kullanım desteğine sahipti. Ama onun adı kernel.exe değil, win386.exe idi.

Microsoft Windows asıl başarısını 1990'da yapılan Windows 3.0 ile kazanmıştır. Yerel uygulamalarda geliştirilmiş kapasiteye ek olarak, Windows gerçek bellekler sayesinde kullanıcıya Windows/386'daki MS-DOS tabanlı yazılımlara nazaran daha iyi çoklu görev yapma imkânı sunuyordu. PC ciddi rakip Apple Macintosh'la uyuşabilir parçalardan yapılıyordu. Bunun yararı, PC'lerde bu zamana kadar kullanılan mevcut gelişmiş grafikler (VGA video kartlar gibi) ve Windows uygulamalarının daha fazla bellek kullanmasına izin vermesini kolaylaştırması oldu. Intel'in 8086/8088'den 80286 ve 80386'ya bütün işlemcilerinde çalışabilme başarısı da vardı.

Ayrıca metin tarzı programları pencere içinde çalıştırabiliyor ve dosyaları liste şekliyle bir dosya yöneticisinde gösterebiliyordu.


Microsoft, 1993 yılında Windows 3.1'i geliştirdi. Windows'un bu sürümü Windows 3.0'a bazı küçük yenilikler getiriyordu. Ölçeklendirilebilir TrueType yazı tiplerinin görüntülemesi sağlandı.Bazı hatalar düzeltildi.Sonra Microsoft Windows 3.11'i geliştirdi.32-bit disk erişimi bu sürümle (Workgroups) gelmiştir.

OS/2 2.0 sürümü bitirilmeye yakınken Microsoft kurumsal profesyoneller için geliştirdiği yeni ürün serisi Windows NT'nin ilk sürümü olan NT 3.1'i tanıttı. Arayüz bakımından Windows 3.1 ile benzeşen bu sürüm,Windows 3.1 gibi MS-DOS tabanlı değil, kendi özgün NT çekirdeğine sahipti.

Windows 95,Microsoft'un Windows 3.11'den sonra geliştirdiği sürümdü. Windows serisinin o döneme kadar yakaladığı en büyük satış miktarını gerçekleştirmiştir.Arayüzde ciddi bir değişikliğe gidilen bu sürüm,255 karakter dosya isimleri ve dahili Internet Explorer'in yanı sıra Masaüstünün işlevsellik kazanması, Başlat düğmesi gibi son kulanıcıya hitab eden özellikler de içeriyordu.Tamamen 32-bit olarak tasarlanmıştı.Bazı yönleriyle Windows NT'ye ve OS/2'ye benzemekteydi.


Windows 98 logosu
Windows 98, bu sürümden 3 yıl sonra, 1998 yılında piyasaya sürüldü. Öncülü gibi bu sürüm de büyük bir satış başarısına imza atmıştır. Windows 98 sürümüyle beraber Internet Explorer'in yeni sürümü, Active Desktop isimli ve masaüstü kullanışlılığını arttırması amacıyla geliştirilmiş bir yazılım - sonraları isteyen başarıyı yakalayamamıştır - Windows Sürücü Modülü sistemi ve çoklu monitör desteği gibi yenilikler gelmiştir.


Ana Maddeler Windows NT 3.5, Windows NT 3.51, Windows NT 4.0


Windows NT 4.0
NT serisinin ikinci sürümü olan NT 3.5, 1994 yılının son çeyreğinde piyasaya sürülmüştür. Bu sürümle beraber yazılımın hızı görece hızlandı ve arayüz Windows for Workgroups 3.xx sürümlerine benzetildi. Ayrıca bu sürümle NT serisine ilk kez ActiveX desteği eklendi.

Bir yıl sonra, Microsoft bu kez NT serisinin MS-DOS tabanlı seriyle senkronizasyonu ve bazı hataların giderilmesi amacıyla Windows NT 3.51 sürümünü yayınladı. Daha sonraları bu sürümün eksiklerinin giderilmesi amacıyla beş servis paketi yayınlanmıştır.

NT 3.51 sürümünden 1 yıl sonra, 29 Haziran 1996 tarihinde Microsoft, NT serisinin yeni ürünü Windows NT 4.0'ı piyasaya sürdü. Bu sürümle beraber NT serisi de Windows 95 benzeri kolay kullanılabilir arayüze kavuştu. Buna rağmen bu sürüm de tıpkı öncülü sürümlerde olduğu gibi çokluortam desteği ve DirectX konusunda eksik kalmıştır.


NT çekirdeği ailesinin 5. ana sürümü, Windows 2000 17 Şubat 2000 tarihinde piyasaya sürüldü ve beraberinde pek çok yenilik getirdi. Bu sürümle beraber NT ailesinin gedik kalan çoklu ortam ve oyun özellikleri iyileştirildi, DirectX başarılı bir şekilde NT serisine entegre edildi. Windows 98'de gördüğümüz WDM ve Active Desktop özellikleri de bu sürümle beraber NT serisine eklenmiş oldu. Microsoft, bu sürümde profesyonel kullanıcılara hitap eden özelliklere de eğildi; NTFS 3.0 desteği, Encrypting File System şifreleme aracı ve Kurtarma Konsolu bunlardan bazılarıdır.


Windows Me'den bir görünüm
Tüm bu geliştirmelerin de etkisiyle Windows 2000, ciddi bir satış başarısı yakaladı. Öte yandan 2000 sürümünden altı ay sonra 14 Eylül 2000 tarihinde çıkan Windows ME ise, Windows 2000'in karşısında oldukça sönük kalmıştır. Microsoft'un Windows 98 sürümünün eksiklerini gidermek ve küçük ofisler için ucuz bir alternatif sunmak amacıyla geliştirdiği Windows ME,Windows serisinin MS-DOS kökenli son temsilcisi olmuştur. Başlıca eksiklikleri ise içerdiği çok sayıda hatalı kod (bug) ve güvenlik yönünden taşıdığı riskler olarak sayılabilir.

 

Microsoft 2001 yılında NT ve MS-DOS tabanlı ürün serisini birleştiren Windows XP'yi yayınladı. Bu sürümle Windows'a 9x ve NT serilerinden farklı olarak mavi renk ağırlıklı bir görünüm teması eklenerek ve Hızlı Kullanıcı Değiştirme özelliği eklenerek yenilik hissi kuvvetlendirilmiştir. Windows NT 5.1 yapısını kullanan XP Windows ailesinin en uzun süre son sürüm olarak kalmış üyesidir. 2001 yılının başından 2007 yılında Vista'nın geliştirilmesine kadar satılmıştır. Windows XP her ne kadar yüksek bir satış başarısı yakalamış olsa da, başta güvenlik yönünden zayıf olması olmak üzere pek çok konuda eleştirilmiştir. Windows XP için şu ana kadar üç servis paketi çıkarılmıştır.Resmi destek 8 Nisan 2014'te sona ermiştir.

 

Microsoft, Nisan 2003'te Server 2003 adlı sunucu işletim sistemini piyasaya sürdü.Windows 2000 gibi, küçük ve merkezi yönetimli kuruluşlardan geniş çaplı kuruluşlara kadar her çapta kuruluşun gereksinimlerine yanıt vermek üzere tasarlanan ve kuruluşların Microsoft .NET özelliğinden tam olarak yararlanabilmesini sağlayacak biçimde geliştirilen Server 2003, Web Edition,Standard Edition,Enterprise Edition ve Datacenter Edition adlı dört ayrı sürüm halinde satılmaktaydı.

 

Windows XP'nin geliştirilmesinden yaklaşık 5 yıl sonra Microsoft, Windows ailesinin en yeni sürümü Windows Vista'yı piyasaya sürdü. Geliştirme süreci yaklaşık 1,5 yıl süren Vista gerek son kullanıcılar gerekse profesyoneller için çok sayıda yenilik içeriyordu. Bunların başlıcaları, XP'den bu yana gelişen grafik teknolojisinin kullanıldığı yeni arayüz teması Windows Aero (Bu yeni temada pencere kenarlıkları şeffaflatılmıştır), Ebeveyn Kontrolü, Önceki Sürümler, Başlat Menüsünde Hızlı Arama Bölümü, 3B Hızlı Uygulama Geçişi, Ürün Anahtarı Olmadan Yüklenebilme, Görüntü ve Menü Dillerinin Değiştirilmesi (Sadece Ultimate sürümü için geçerli), Sidebar ve Gadgets gibi yeni programlar ve Windows Media Player ve Internet Explorer programlarının yeni sürümleri ile User Account Control ve BitLocker ve benzeri güvenlik amaçlı yeniliklerdi. Buna karşın Vista, Sayısal Hak Yönetimi DRM, User Account Control yazılımının kullanışsızlığı ve bazı sürümlerinde 500 USD'yi bulan fiyatı nedeniyle eleştiri konusu olmuştur. Windows Vista için Ekim 2009'a kadar iki adet servis paketi çıkarılmıştır.


Aslında Vista sonrası Windows hakkındaki tartışmalar yıllar önce başlamıştı. Ancak herkesin odak noktası Vista olduğu için fazla ilgi görmüyordu. Vista'nın çıkmasıyla birlikte dikkatler bir sonraki Windows'a kaymaya başladı. Önceleri Blackcomb kod adını taşıyan yeni Windows daha sonra Vienna olarak adlandırılmıştı. Microsoft'un belirlediği son isim ise Windows 7... Windows 7'nin RTM sürümü MSDN ve TechNet üyelerine İngilizce olarak sunuldu.22 Ekim 2009 tarihinde son kullanıcıyla tanıştı. Final sürümü de satışa sunulan Windows 7, diğer tüm Windows sürümleri ile kıyaslanıldığında maksimum stabilite ve kullanım kolaylığı vaad ediyor.

Kendi İşletim Sistemini Çekirdekler Yardımıyla Oluştur

  • 9.3.2017 09:58:11
  • 0 Yorum
  • 450

1-) Buradan indireceğiniz çekirdekle kendi işletim sisteminizi yapabilirsiniz. Yeterli bilginiz, zamanınız, teknik donanımınız, maddi gücünüz ve güçlü bir gönüllü ordunuz olduğunu düşünüyorsanız hiç durmayın. Pardus, OpenSUSE, Slackware de öyle değil mi zaten?

Çekirdekten işletim sistemi yapmak en zor olanı. Paket sistemini, kişiselleştirme ayarlarını ve buna benzer ciddi işleri sıfırdan yazmak lazım. Paket sistemini yazınca zaten iş bitti sayılır. Geriye bu paket sistemine göre işletim sisteminize kurulacak dosyaları tek tek uyarlamanız gerekiyor. Çok zor değil aslında. Hepi topu 40-50 bin paket hazırlayacaksınız o kadar. Gönüllüler de yardım etti mi bu iş bitmiş demektir. Eğer çekirdekten başlıyorsanız sakın başka birinin yaptığı sistemi kullanmayın. Bu sistem size özel olmalı. Kim bilir belki sizin paket sisteminizi belki de başkaları kullanır. Hatta ve hatta “Samba da neymiş? Benim kendi ağ sistemim olmalı” düşüncesiyle hareket etmelisiniz. Unutmayın siz kimseye bağımlı değilsiniz. Siz profesyonelsiniz.

2-) Daha az bilgiye sahipseniz sıfırdan başlamanıza da gerek yok. Çünkü bu çekirdek üzerine yapılan dağıtımları da özgürce değiştirebilirsiniz.  Alın Debian’ı, kendinize göre uyarlayın. Sizin dağıtımınızın Ubuntu’dan, Slax’tan,  ne eksiği var?

Ubuntu gibi bir alt dağıtım yapacak olursanız Debian’ı kendinize uyarlamalısınız. Ama öyle ufak tefek değişiklikler değil. Öyle şeyler değiştirmelisiniz ki Debian paketleri bile sisteminize uymamalı. Kopyacı değilsiniz ya? Dünya dolusu Linux severle paketleri Türkçe’leştirme, kendi dağıtımınıza uyarlama çalışmaları yapmalısınız. Zaten bu gönüllülerin hiç bir işi gücü yok. O dağıtım senin, bu dağıtım benim yardım edeceğiz diye uğraşır dururlar. Size ne canım? Onlar yoruluyorsa bu sizin sorununuz mu? Adı üstünde. Gönüllü bu arkadaşlar.

3-) Linux hakkında hiç ama hiç bilginiz yoksa üzülmeyin. Linux size bu imkanı da sunuyor. Not defteri kullanmayı ve resim yapmayı biliyorsanız bu bile yeterli. Fork (çatallama) diye tabir edilen işlemi yaparsınız. Şu an çok meşhur.

Debian bunun için tam biçilmiş kaftan. Pardus bile şu anda Debian tabanlı bir işletim sistemi yapmaya başladı. Debian logoları Pardus oldu… Debian yazıları Pardus olarak değiştirildi… Ve akıllı tahta sisteminde kullanılmaya başladı. Düşünsenize, sizin de buna benzer bir dağıtımınız olabilir. Oh be… Hiç zahmetsiz hali hazırda 50 bin paketiniz var.

Başka bir dağıtım olsun istiyorsanız, gidin distrowatch‘a ve size en uygun dağıtımı bulun. Dağıtımın resimlerini ve ismini değiştirin. “Bu da benden olsun hayırlı ola Ver:1.0” olarak piyasaya sürün. Binlerce dağıtım arasında sizin de bir dağıtımınız olmalı. Ama kesinlikle bu dağıtımda eksikleriniz olmalı. Mesela LXDE masaüstü ortamını desteklemesin. Gerek dil çevirisinde, gerekse paketlerde, gerekse sürücülerde hata olmalı ki kullanıcı diğer dağıtımları da incelesin. Süper bir işletim sistemi yapıp da bencil olmayın. Bunun yanında “bu programın senin dağıtımın için paketi yok” diye de veryansın eden kullanıcıları da göz ardı edin. Kaynak kod indirip derleyiversinler canım. En fazla bir haftalarını alır. Sizin sorununuz değil. Siz dağıtımı verdiğinizde çalışıyor muydu? Çalışıyordu. O zaman sorun yok.

Şunu da unutmadan;

Linux dağıtımı yapanlar, sakın bir araya gelip de bunu şu standarda koyalım dememelidirler. “Linux is free as in freedom” sözünden ödün vermeden yola devam etmeli, öbür dağıtımın yaptığını beğenmeyip sıfırdan yazmalı ya da kendi sistemine uyarlamalıdır. Güzelim sistem Linux olduğu yerde saymalı bir adım ileri gitmemelidir.

Andoid İşletm Sistemi İçin Toplanan Bilgiler

  • 9.3.2017 09:46:31
  • 0 Yorum
  • 447

Android; Google ve Open Handset Alliance tarafından, mobil cihazlar için geliştirilmekte olan, Linux tabanlı özgür ve ücretsiz bir işletim sistemidir. Sistem açık kaynak kodlu olsa da, kodlarının ufak ama çok önemli bir kısmı Google tarafından kapalı tutulmaktadır. Google tarafından ücretsiz olmasının sebebi, sistemin daha hızlı ve çabuk gelişmesi, birçok popüler marka tarafından kullanılması ve bu sayede reklamlarını daha fazla kişiye ulaşmasını sağlamaktır. Google, Android sistemi üzerinde çalışan Google Play marketteki oyun ve uygulamalar üzerinde aldığı reklamları yayınlayarak para kazanmaktadır. Android'in desteklenen uygulama uzantısı ".apk"dır.

Android, aygıtların fonksiyonelliğini genişleten uygulamalar yazan geniş bir geliştirici grubuna sahiptir. Android için halihazırda 1 milyondan fazla uygulama bulunmaktadır. Google Play Store ise, Android işletim sistemi uygulamalarının çeşitli sitelerden indirilebilmesinin yanı sıra, Google tarafından işletilen kurumsal uygulama mağazasıdır. Geliştiriciler, ilk olarak aygıtı, Google'ın Java kütüphanesi aracılığıyla kontrol ederek Java dilinde yazmışlardır.

Open Handset Alliance, 5 Kasım 2007'de Android'i kurduğunu duyurmuştur ve ardından 34 adet donanım, yazılım ve telekom şirketi, mobil cihazlar için telif hakkı olmayan bir işletim sisteminin teknolojinin gelişimi için yararlı olduğu konusunda hemfikir olmuşlardır.

Android, Linux çekirdeği üzerine inşa edilmiş bir mobil işletim sistemidir. Bu sistem ara katman yazılımı, kütüphaneler ve API C diliyle yazılmıştır. Uygulama yazılımları ise, Apache harmony üzerine kurulu Java-uyumlu kütüphaneleri içine alan uygulama iskeleti üzerinden çalışmaktadır. Android, derlenmiş Java kodunu çalıştırmak için dinamik çevirmeli Android Runtime (ART) kullanır ve cihazların fonksiyonelliğini artıran uygulamaların geliştirilmesi için çalışan geniş bir programcı-geliştirici çevresine sahiptir. Google aynı zamanda işletim sistemindeki hataları bulan kullanıcıları para ödülü ile ödüllendirmektedir.


Android Tarihçesi

Temmuz 2005'te Google, Android Inc.'i almış ve ufak bir başlangıç şirketini Palo Alto'da kurmuştur. Android'in kurucuları, Google'a çalışmak için giden Andy Rubin (Danger'in kurucusu), Rich Miner (WildFire'ın kurucusu), Nick Sears ve Chris White'dır. (WebTV'de çalışan ilk mühendislerden biri). Bu arada, Android Inc.'in işlevleri daha önce yaptıkları mobil işletim sistemleri kadar iyi bilinmemektedir ve bu da Google'ın Mobil Cihazlar pazarına gireceği söylentisini başlatmıştır. Buna karşın, bu süreç içinde pazara ne çeşit ürünle çıkacakları tam olarak belli olmamıştır.

Google'da, ekip (Rubin tarafından izin verilen) Linux tabanlı, taşınabilir cihazlar için geliştirdikleri, esnek, güncelleştirilebilir İşletim Sistemini yazmışlardır. Raporlara göre Google çoktan donanım serilerini, yazılım partnerlerini ve taşınabilir cihazlarda çeşitli derecelerde birlikte çalışacağı sinyalini vermiştir.

Android'in gelişimi[değiştir | kaynağı değiştir]
Google, Android'i satın aldıktan sonra telefon üreticilerini yanına alarak Open Handset Alliance (OHA) birliğini kurmuştur. Android'in gelişimi OHA eliyle yönetilmeye başlanmıştır.

Android 1.0 HTC Dream'in işletim sistemi olarak telefonlara ilk adımını atmıştır. Bu sürüm; kamera desteği Wi-Fi, bluetooth, klasörler, bir web tarayıcısı, uyarılar, sesli arama, YouTube, alarmlı saat, galeri gibi özellikler sunmaktadır.
9 Şubat 2009 da Android 1.1 yayınlanmıştır. Bu sürüm bir önceki sürümdeki sistem hatalarını düzeltmeyi ve API'yı geliştirmeyi amaçlamıştır.
30 Nisan 2009'da Android 1.5 (Cupcake) yayınlanmıştır. Bluetooth desteği, kamera kaydı, video gösterimi, Picasa, sık kullanılanlar klasörü ve Widget'ları kişiselleştirebilme, yazı tahmin edebilen klavye ve animasyonlu ekran özellikleri Android'e kazandırılmıştır.
15 Eylül 2009'da Android 1.6 (Donut) yayınlanmıştır. Ekran çözünürlüğü yükseltilmiştir. Doğru çeviri yapma ve okutma özelliği, geliştirilmiş Android market, galeride çoklu silme, sesli arama, WVGA ekran çözünürlük desteği Android'e kazandırılmıştır.
29 Ekim 2009'da Android 2.0 ve 2.1 (Eclair) yayınlanmıştır. HTML 5 ve Bluetooth 2.1 desteği kazandırılmıştır. Sanal klavye ve yüksek ekran çözünürlüğü desteği ile özelleştirilebilen arayüz özelliği eklenmiştir. Geliştirilmiş Google Maps, hareketli duvar kağıtları ve dijital yakınlaştırma özelliği de kazandırılmıştır.
Mayıs 2010'da Android 2.2 (Froyo) yayınlanmıştır. 720p ekran çözünürlüğü desteği, USB bağlantı, Wi-Fi tarayıcı özelliği, Flash Player 10.1 desteği eklenmiştir.
Şubat 2011'de Android 2.3 (Gingerbread) yayınlanmıştır. Çoklu kamera ve çoklu dokunmatik desteği eklenmiştir. XGA (1366×768) ekran çözünürlük desteği ve video arama özelliği eklenmiştir.
Yine Şubat 2011'de Android 3.0 (Honeycomb) yayınlanmıştır. Android işletim sistemi, tabletlerle uyumlu hale getirilmiştir.
Ekim 2011'de Android 4.0 (Ice Cream Sandwich) yayınlanmıştır. Yüz tanıma fonksiyonları ve NFC ile dosya paylaşımı özellikleri eklenmiştir.
Mart 2012'de Android Market'in adı Google Play Store olarak değiştirilmiştir.
Temmuz 2012'de 4.1 (Jelly Bean) yayınlanmıştır. Aynı anda iki uygulama açma özelliği Android'e kazandırılmıştır. Butter project (takılmadan kayan ekran) ve enerji verimliliği sağlanmıştır.
Ekim 2012'de 4.2 (Jelly Bean Plus) yayınlanmıştır. Çoklu kullanıcı, 360 derece panoramik fotoğraf ve Swype klavye kazandırılmıştır.
11 Şubat 2013'te 4.2.2 (Jelly Bean Plus) yayınlanmıştır. Bu güncelleme "performansı ve kararlılığı artırır" sloganıyla çıkarılmıştır. Isınma ve donma problemleri giderilmiştir.
24 Temmuz 2013'te 4.3 (Jelly Bean) yayınlanmıştır. Çoklu kullanıcı için ebeveyn kontrolü, oyunlar için OpenGL ES 3.0 desteği, diğer teknolojik aletlere bağlanmak için ilk akıllı Bluetooth teknolojisi, Wi-Fi'ı açıp kapatmak yerine otomatik açılıp kapanabilen akıllı Wi-Fi teknolojisi eklenmiştir. Ayrıca uygulama izinleri bu sürümle birlikte kontrol edilebilir hale gelmiştir.
31 Ekim 2013'te çıkması beklenen 5 (Key Lime Pie) yerine Android 4.4 (KitKat) yayınlanmıştır. Görsel arayüzde birçok değişiklik yapılmıştır. RAM optimizasyonu sayesinde 512 MB RAM'e sahip cihazlarda da çalışabilmektedir. ART (Android Run Time) sanal makinesi Android 4.4 Kitkat Nexus ile deneysel olarak sunulmuştur.
24 Şubat 2014'te MWC fuarında Sony Xperia Z2 ve Samsung Galaxy S5, Android 4.4.2 KitKat kullanmıştır. Cihazlar bu işletim sistemiyle satışa sunulacaktır.
3 Kasım 2014 tarihinde Google Android 5.0 Lollipop sürümünü çıkarttı.
2 Aralık 2014 tarihinde Google Android 5.0.1 güncellemesi yayınlandı.
19 Aralık 2014 tarihinde Google bazı hata düzeltmeleri içeren Android 5.0.2 sürümünü yayınladı.
29 Mayıs 2015 tarihinde Google yaptığı I/O 2015 konferansında Android M 6.0'ı duyurdu ve önizleme sürümünü yayınladı.
19 Ağustos 2015 tarihinde Google Android 6.0'ın kod adını Marshmallow olarak duyurdu ve 3. önizleme sürümünü yayınladı.
29 Eylül 2015'de Android 6.0 Marshmallow bulunan Nexus 5X ve 6P tanıtılmıştır.
2016'da Google, Android N'in Geliştirici Beta'sını yayınladı.

İşletim Sistemlerinde Kapsamsal Alanlar

  • 26.1.2017 14:48:49
  • 0 Yorum
  • 416

Bizler okulda ve evde sürekli bilgisayar kullanan öğrencileriz ayrıca bilgisayar üzerine eğitim veren lisede eğitim görmekteyiz. Çoğu bilgisayarda genelde Windows işletim sistemi kullanılması sonucunda acaba başka işletim sistemleri kullananlar var mı sorusunu kendimize sormaya başladık. Bununla birlikte işletim sisteminin ne olduğunu, kullandıkları işletim sistemini faydalı bulup bulmadıkları, diğer işletim sistemlerinden haberdar olup olmadıkları, ülkemizde TÜBİTAK tarafından geliştirilen Pardüs işletim sisteminden haberdar olup olmadıklarını içeren bir dizi konunun araştırılmasının iyi olacağını düşündük.

Giriş

Bilgisayarın Tanımı

Bilgisayar; aldığı verileri önceden yüklenmiş belirli programlara göre, mantıksal ve aritmetiksel işlemleri kullanarak işleyen, bilginin sonucunu çıkartan ve bu verileri uygun ortamlarda saklayabilen ve yine istenildiğinde geri getirilebilen elektronik bir cihazdır.

Bilgisayar temel olarak donanım ve yazılım olmak üzere iki yapıda ele alınır

Donanım (Hardware): Bilgisayarın fiziksel yapısını oluşturan parçalardır.

Yazılım (Software): Donanımsal parçaların çalışma ve işlemleri gerçekleştirme prosedürlerini belirleyen ve kullanıcı ile iletişimini sağlayan yapıdır.

Ana Kart (Mainboard / Motherboard)

Ana kart bilgisayarın donanımsal parçalarının birbirleri ile iletişimlerini sağlayan baskı devreli veri yoludur. Bu baskı devreli kart Merkezi İşlem Biriminin (CPU) diğer tüm birimler iletişimini sağlamaktadır. Bilgisayarlarda Merkezi  İşlem Birimi, Bellek (RAM) ve diğer birimler anakart'a bağlı olarak çalışmaktadırlar. Diğer birimler örneğin veri depolama üniteleri, ekran ve ses kartları gibi parçalar kablo veya takılabilir (plug-in) kart olarak anakart'a bağlanabildikleri gibi yerleşik (on board) sistemlerde bazı çevre birimler anakart üzerinde bütünleşik olarak da bulunabilmektedirler.  Anakart'ın en önemli parçası Merkezi İşlem Birimini destekleyen yonga seti (chipset) dir.Yonga seti, Merkezi İşlem birimi, veri yolları ve diğer parçaların iletişimini koordine eden bir mikroişlemcidir. Anakart'ın özelliklerini ve kapasitesini belirleyen parçadır.Merkezi İşlem Birimi/ İşlemci (CPU / Processor) Bilgisayarın veri işleyen ve program komutlarını gerçekleştiren bölümdür.

Bellek (RAM)

Rastgele erişimli hafıza, bilgisayarlarda kullanılan bir tür veri depolama ünitesidir.

Çevre Birimleri

Bilgisayarı oluşturan temel parçaların dışında kalan, kullanıcı kolaylığı sağlayan yada bilgisayara yeni özellikler katmak için kullanılan elektronik veya mekanik parçaların tümü çevre birimleri olarak tanımlanmaktadır. Genel olarak giriş birimleri, çıkış birimleri ve iletişim birimleri olarak 3 ana gruba ayırabilirler.

Veri Depolama Üniteleri

Veri depolama üniteleri çevre birimlerin hem giriş hem çıkış birimleri altında yer almaktadırlar. Bilgisayarda genel olarak kullanılan veri depolama üniteleri, kullandıkları kayıt ve okuma teknolojilerine göre manyetik, optik ve elektronik olarak 3 farklı grupta ele alabiliriz.

İşletim Sistemi Nedir ve Niçin Kullanılır?

Kullanıcı ile bilgisayar arasında bir köprü görevi yürüten ve donanıma en yakın yazılım birimi olan işletim sisteminin ayrıntılarını incelemeye geçmeden önce, bir bilgisayar sisteminin yapısını genel olarak ele almak gerekmektedir.

Bir bilgisayar sisteminin genel olarak 4 bileşeni vardır.

- Donanım (İşlemci (CPU), belek ve I/O üniteleri gibi)

- İşletim Sistemi (Ms-Dos, Unix, OS/2 gibi)

- Sistem Yazılımları (Derleyiciler, Veritabanı ve Network Yazılımları)

- Uygulama Yazılımları (Kullanıcıların kendi geliştirdikleri yazılımlar)

Modern bir bilgisayar sistemi, bir veya birden fazla işlemci (ya da diğer bir söylemle “CPU”), gerçek bellek (RAM), saatler, terminaller, diskler, bilgisayar ağı (network) birimleri, yazıcı üniteleri, CD sürücüsü, disket ve teyp üniteleri gibi I/O ünitelerinden oluşmaktadır. Doğal olarak bir bilgisayar sistemi oldukça karmaşık bir yapıdadır.

İşletim Sisteminin Tanımı

En büyüğünden en küçüğüne, bütün genel amaçlı bilgisayarlarda çalışan programlar, bir işletim sistemine gereksinim duyarlar. Bu yüzden bilgisayarlarda herhangi program çalıştırılmadan önce İşletim Sistemi ile programların ana belleğine (RAM) yerleştirilmeleri gerekir. Bu işlem genellikle bilgisayar ilk açıldığı zaman otomatik olarak yapılır ve HHD’ deki İşletim Sistemi ana belleğe yüklenir.

Bir işletim sisteminden beklenen hizmet, donanım ve yazılım kaynaklarının uyumlu ve verimli bir şekilde birlikte işletilmesidir. Örneğin kullanıcı Cobol veya Pascal dili ile geliştirdiği uygulama programını, bir bilgisayar sisteminde çalıştırabilmesi için, uygulama programı ve verilerini yazabileceği bir disk ünitesi, verilerini yazdıracağı yazıcı ünitesi, bu programı işletecek işlemci (CPU) ve gerçek bellek gibi donanım birimlerinin yanı sıra derleyici (compiler), yükleyici (loader) ve network yazılımları gibi yazılım birimlerine de ihtiyaç vardır.

İşletim sistemini, bir bilgisayar sisteminde kullanıcı ile iletişim kurarak, donanım ve yazılım nitelikli kaynakların kullanıcılar arasında adil bir biçimde paylaştırılmasını ve donanım ile yazılım birimlerinin etkin bir biçimde kullanılmalarını sağlayan sistem programları topluluğuna denir.

İşletim Sistemi, bilgisayar donanımı ile bilgisayar kullanıcısı arasında bir arayüz (interface) görevini gören programlar topluluğudur. Bu programlar topluluğunun genel amacı, bilgisayar kullanıcılarına programlarını çalıştırabilecekleri ortamı yaratmak ve bilgisayar sisteminin etkin ve verimli olarak kullanılmasını sağlamaktır.

İşletim Sistemlerinin Tarihçesi

İlk gerçek “Sayısal Bilgisayar” İngiliz matematikçilerinden Charles Babbage (1792-1871) tarafından tasarlanmıştır. Ancak onun yaşadığı yıllarda teknoloji yetersizliklerinden, tasarladığı makinelerde işletim sistemleri mevcut değildi. 1.4.1. Birinci Nesil İşletim Sistemleri (1945-1955) Babbage’ ın başarısızlıkla sonuçlanan çalışmalarından sonra, II. Dünya savaşına kadar olan dönemde yok denecek kadar az bir gelişme olmuştur. 1940’ lı yıllarda ise, Harvard Üniversitesinde Howard Aiken; Princeton Üniversitesinde, John Von Neumann ve Amerika ile Almanya’ daki bazı diğer araştırmacıların çalışmaları sonucunda vakum tüpleri kullanılarak sayısal bazı makinelerin geliştirilmesi mümkün olabilmiştir. Ancak bu geliştirilen makineler son derece büyük ve odalar dolusu on binlerce vakum tüplerinden yapılmış ve bugün evlerde kullanılan bilgisayarlardan yüzlerce kez daha yavaş çalışmaktaydılar. Bu dönemde makinenin hem tasarımını yapan, hem imalatını yapan, hem programlayan, hem işleten ve hem de bakımını yapan hep aynı küçük bir gruptu. Bütün programlama, kontrol panelindeki ilgili yerlere, ilgili kabloları takarak makine dili ile yapılırdı. İşletim sisteminin ise adı bile anılmamaktaydı. Sonraları 1950’ li yılların başında kartlı makinelerin gelişmesi ile programların kartlara yazılıp buradan okutulması sağlanmakla beraber, diğer olaylar tümüyle aynıydı.

İkinci Nesil İşletim Sistemleri (1955-1965)

1950’ li yıların ortasında transistörlerin geliştirilmesi ile büyük bir devrim oldu. Bu dönemde bilgisayarlar müşterilerin işlerini yapabilecekleri düzeye geldiği için üretici firmalar tarafından satılmaya başladılar. Bu yıllarda, bilgisayar tasarımcıları, üreticileri, operatörler, programcılar ve bakım personeli kesin olarak birbirinden ayrıldılar.

Bu makineler yine de çok büyük ve çok pahalı olduklarından, çok büyük kapasiteli klima cihazları ile soğutma gerektirdiğinden ve çok büyük devlet daireleri ya da çok büyük özel sektör kuruluşları tarafından satın alınabildiler. Bu nesil bilgisayarlarda, kullanıcı her bir satırını bir karta yazdığı programını getirip eliyle sistem operatörüne verirdi.

Operatör kartları kart okuyucu cihazında okutur ve okunmuş seklini teyp bantına aktarırdı. Sonra sisteme derleyici bantını yükler ve arkasından da kullanıcının programının bulunduğu bantı yükleyerek derleme işlemini yapardı. Bu derleme işlemi tamamlandıktan sonra programın çalıştırılabilir halini 3. banta çıkar ve bunu tekrar sisteme götürüp çalıştırarak programın sonucunu yazıcıdan yazdırırdı.

Bu dönemde bundan sonra sağlanan en büyük aşama, derleyicinin bir defa yüklenmesinden sonra, çok sayıda farklı programcının programlarının 1 bant üzerine arka arkaya yüklenip çalıştırılması olanağı ile Yığın İşlem (Batch Processing)kavramının getirilmesi ve uygulamaya koyulmasıdır. Bundan önce bilindiği gibi her programcının programı için derleyici bantınıda bir defa yükleme zorunluluğu vardı. Bu nesil bilgisayarlar bilimsel ve mühendislik işleri için ve Fortran dili ile kullanılırdı. İşletim sistemi ise IBM’ in geliştirdiği ve 7094 makinelerin de kullanılan IBSYS’ di.

Üçüncü Nesil İşletim Sistemleri (1965-1980)

1960’ lı yılların başına kadar üretici firmalar iki farklı üretim çizgisinde gittiler. Bir taraftan mühendislik ve bilimsel işlerde kullanılan bilgisayarlar, diğer taraftan da bankacılık ve sigortacılık şirketleri gibi ticari kuruluşlar tarafından kullanılan bilgisayarlar üretildi.

Ancak bu durum çeşitli sorunlar yarattığından IBM firması bu iki farklı yaklaşımı tek bir yapı üzerinde birleştirmek ve sorunları gidermek amacı ile 360 mimarisini duyurdu. Bu nesil bilgisayarların mimari yapısındaki en önemli yenilik transistörlerin yerine entegre devlerin kullanılmış olması idi. Böylece makinelerin boyutları küçülürken, çıkardıkları sıcaklıkta binlerce kat azalmıştı. Bununla beraber kullanım açısından bu mimari yapının getirdiği en önemli yenilik ise “mutiprogramming” tekniği idi.

Eski nesil bilgisayarlarda, kart ya da bant okuma süresi boyunca CPU tamamen boş olarak beklemekte iken, bu nesilde belleğin parçalara ayrılıp, her parçada başka bir programın çalıştırılması sayesinde, örneğin bir program teypten okuma yaparken CPU atıl (boş) olarak durmamakta ve diğer programın gereksindiği hesaplama işini yapmakta idi.

Üçüncü nesil bilgisayarların getirdiği bir diğer önemli özellikle, aynı anda gelen çok sayıda program destelerinin, kendinden önce gelenin çalışıp bitmesini beklemeden arka arkaya okutulup disk üzerinden sıra ile çalışmayı beklemelerinin sağlanması idi. Bu olanağa “SPOOLİNG” (Simultaneous Peripheral Operation On Line) adı verilmiştir. Spooling tekniği, yazıcı gibi paylaşımlı kullanıma uygun olmayan ünitelerin kullanıcılar tarafından hiç beklemeksizin kullanabilmelerine olanak sağlamıştır.

 Örneğin var sayalım ki, aynı bir yazıcıda yazılmak üzere aynı anda 3 farklı kullanıcı programı tarafından 3 tane çıktı gönderilse ne olur? Eğer işletim sistemi ve onun kaynakları yöneten fonksiyonları olmasaydı, kağıt üzerinde ilk 5 satır mesela 1. kullanıcının, sonraki bazı satırlar 2. kullanıcının ve diğer bazı satırlar da 3. kullanıcının olurdu ki bu tam bir kaos yaratırdı. İşte işletim sistemi örneğin sahip olduğu Spooling mekanizması sayesinde bu kullanıcılar tarafından gönderilen işleri disk üzerinde sıra ile biriktirir ve yazıcı ünitesinden de sıra ile birbirine karışmadan yazdırır.

Özet olarak Spooling; Paylaşımlı kullanıma uygun olmayan çevre ünitelerinin, kullanıcılar arasında birbirlerini beklemelerine gerek olmaksızın paylaşıyorlarmış gibi kullanmalarını sağlar. Hız bakımından birbirinden çok farklı üniteleri arasındaki bilgi transferinin etkin bir şekilde yapılabilmelerini sağlar.

Yine üçüncü nesil bilgisayarlarla gelen diğer bir özellik zaman paylaşımıdır (Time-Sharing). Bu yazılım teknolojisi ile de, aynı anda çok sayıda kullanıcının terminalleri başındayken çalıştırdıkları işlere yada terminal vasıtası ile olmasa da sistem üzerinde yığın işlem “Batch Processing” olarak çalıştırılan işlere CPU’ nun sıra ile ve kısa sürelerle tahsis edilmesi sağlanabilmiştir. Bu sayede hem sistemde çalıştırılan işlerin hepsi CPU’ yu kısa aralıklarla kullanabilmiş olmakta, hem de sistemde çalışan örneğin ekran başında oturan kullanıcılar CPU’ nun yalnızca kendilerine servis verdikleri hissine sahip olurlar.

Dördüncü Nesil İşletim Sistemleri (1980- )

LSI (Large Scale Integration circuits) entegre devrelerinin gelişmesi ile ve  binlerce transistörü ihtiva eden chiplerin 1 cm2 üzerine yerleştirilmesi ile kişisel bilgisayar (PC – Personal Computer) devri doğmuş oldu.

O dönemdeki kişisel bilgisayarlar mimari bakımından mini bilgisayarlardan farklı olmamakla beraber, fiyatı bakımından çok daha ucuzdular. PC’ lerin gelişmesi ve bunlar üzerinde çalışabilecek yazılımların, hiç bilgisayar bilgisi olmayan kişiler tarafından da kullanılabilir olması bu nesil bakımından evrim olmuştur. Bu nesilde iki tane işletim sistemi sektöre hakim olmuştur. Bunlardan bir tanesi Ms-Dos, diğeri de Unix’ dir.

1980’ li yılların ortalarında ilginç bir teknolojik yapılanmada başlamıştır. PC’ lerin Ağ İşletim Sistemleri (Network Operating System) ve Dağıtık İşletim Sistemleri Distributed Operating System) ile kullanılmaya başlamasıdır.

Bir ağ işletim sisteminde, kullanıcılar ortamda çok sayıda bilgisayarın mevcut bulunduğunun farkında olurlar ve aynı zamanda uzaktaki başka bilgisayarlara Uzaktan Bağlanma (Remote Login) olabildikleri gibi dosyalarını bir bilgisayardan diğerine kopya edebilirler. Ağ işletim sistemindeki, en önemli özelliklerinde biri de, her makinanın kendi yerel işletim sistemi tarafından işletilmesi ve her makinenin kendi kullanıcılarına sahip olmasıdır.

Dağıtık işletim sistemlerin de, bunun tersine, gerçekte ortamda çok sayıda CPU, olduğu halde, ortamın kullanıcıya sadece geleneksel tek işlemcili gibi görünmesidir. Bir gerçek dağıtık sistemde, kullanıcılar programlarının nerede çalıştırıldığının ve dosyalarının nerede yerleşmiş olduğunun farkında olmazlar. Bu işlemlerin hepsi otomatik olarak ve etkin olarak işletim sistemi tarafından gerçekleştirilir. 

Amacı

İşletim sistemi, bilgisayar donanımının doğrudan denetimi ve yönetiminden, temel sistem işlemlerinden ve uygulama programlarını çalıştırmaktan sorumlu olan sistem yazılımıdır. Diğer tüm yazılımların belleğe, girdi/çıktı aygıtlarına ve kütük sistemine erişimini sağlar. Birden çok program aynı anda çalışıyorsa, işletim sistemi her programa yeterli sistem kaynağını ayırmaktan ve birbirleri ile çakışmamalarını sağlamaktan da sorumludur.

Bizler bu bağlamda Gökçeada'da bilgisayar kullanıcılarına çeşitli sorular sorarak

-Neden bu işletim sistemlerini kullanıyoruz?

-Bu İşletim Sistemini kullanmayı nasıl düşündük?

-Ne zamandan beri bu işletim sistemi kullanılıyor?

-Bu işletim sistemini nerede (evde, ofiste, kamu kurumlarında) kullanıyoruz?

-Bu işletim sistemini kullanmamıza kim aracı oldu?

Sorularına bilimsel cevaplar aramaya çalıştık.

Ayrıca "İşletim Sistemleri" kelimesine yabancılık çekenlere ise bir parça olsun farkındalık yaratmaya çalıştık.

Yöntem

Bu araştırma için Gökçeada'da yaşayan 100 kişi  ile bir çalışma grubu oluşturuldu. Soruları içeren bir anket hazırlandı. Gökçeada İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nden onay alarak ada sakinlerine bu anketi uyguladık. Bilgisayar kullanıcılarıyla sürekli görüştük, örnek projeleri inceledik. Konu ile ilgili litaratürleri taradık,  gözlemler yaptık.

Sonuç ve Tartışma

 

Anketimize ve çalışmalarımıza katılan 100 kişiden %82'si bayan, %18 baydır. bu durumun nedenlerini sorgularsak erkek katılımcılar anket çalışmalarına fazla katılmak istememişlerdir. Anketimize katılan katılımcıların %46’sı üniversite %48’i Ortaöğretim ve %6 sı İlköğretim mezunudur, %52’si 22 yaş üstü %19’u 14- 17 yaş %29’u ise 18-21 yaş arasındadır. Anketi genel olarak adada yaşayan rastgele seçilen kişilere uygulanmıştır.

Anket katılımcılarına hangi işletim sistemini kullandıklarını sorduğumuzda katılımcıların tamamı Windows işletim sistemini kullandıklarını en çokta Windows 7 kullandıklarını belirtmişlerdir. Katılımcılar işletim sistemini kullanmanın faydalı olduğunu belirtmişlerdir.

 

Anket katılımcıları genel olarak bilgisayarlarında kullandıkları işletim sistemini iyi ve çok iyi kullandıklarını %48 yalnızca %8’nin işletim sistemini kullanamadıklarını belirtmişlerdir. Son zamanlarda ki popüler işletim sistemlerinden Gökçeada sakinleri haberdardır. Anket katılımcılarının % 93’nün evde ofiste kullanabildikleri bilgisayar vardır.

 

Anket katılımcılarımızın %63’ ü bilgisayarlarında lisanslı ürün kullanmakta ancak azımsanmayacak sayıda %37’sinin ise lisanssız ürün kullandıkları anlaşılmıştır. Genel olarak katılımcılar kendi öz dilimizle yerli malı bir işletim sisteminin kullanılmamasından %79 oranda rahatsızdır.

 

Öneriler:

- Araştırma sonucunda bilgisayar için evrensel bir dil kullanılmasının iyi olacağı

- Tubitak’ın PARDUS İşletim sisteminden insanları haberdar edilmesi çünkü anket katılımcıları genelde Windows İşletim Sistemine mahkum olmak istemiyorlar.

- Ülkemizde genç beyinlerin önünün açılması, yeterli ve gelişmiş bir teknolojiye sahip olursak kendi bilgisayarımızı bununla birlikte İşletim sistemimizi dış pazara sunabiliriz.

- Bilgisayar kullanıcılarına lisanssız ürün kullanmalarının zararlarından bahsedilmeli ve tüm bilgisayarlarda lisanslı ürün kullanmak için yönlendirilmelidir.

- İşletim sisteminin iç dosya yapısı kaynak kodları ve hataları Türkçe olursa daha verimli olacağını düşünüyorum.

- Bilgisayarda çıkan herhangi bir hata ve arıza durumunda işletim sisteminin verdiği hata komutları ingilizce olmasından dolayı sorunun çözümü zaman almaktadır. 

Bu araştırmada12-20 yaş arasındaki ortaöğretim öğrencilerinin interneti hangi amaç için kullandıklarını ve nedenleri üzerinde durmaya çalıştık. Bu araştırma için Gökçeada'da eğitim gören toplam 100 öğrenci ile bir çalışma grubu oluşturuldu. Bulgular genel olarak incelendiğinde anket uyguladığımız öğrencilerden internet üzerinden radyo dinlediklerinin oranının %25; kendi oluşturdukları metin görüntü fotoğraf video müzik vb. içerikleri herhangi bir web sitesine paylaşmak üzere yükleme yapanların oranının %82; oyun, müzik, film, görüntü indirme ve oynatma yapanların oranının %92; internet üzerinden telefonla görüşme yapanların oranının %72; sağlıkla ilgili bilgi arayanların oranının %76 olduğu, okul üniversite mesleki kurslar ile ilgili faaliyetler için bilgi arama yapanların oranının %91; herhangi bir konuda bilgi almak için kullananların oranının %74 olduğu; iş arama veya iş başvurusu yapmak için çok fazla kullanılmadığı belirlendi.

Öğrencilere internet kullanmanın olumsuzlukları sorulduğunda ders çalışma, ödev, proje hazırlama, kitap okuma gibi etkinliklere fazla zaman ayıramadıklarını belirtmişlerdir.

Kaynaklar

Windows

- Windows Vista - Windows Vista tanıtım sitesi.

- Windows Vista: Yardım ve Nasıl Yapılır makaleleri - Windows Vista'ya geçiş süreci için kullanıcılara kaynak oluşturabilecek bilgiler içeren resmi yardım sayfası.

- Windows XP - Microsoft Türkiye Windows XP Sitesi.

Linux

- Daima Linux - Linux hakkında çeşitli bilgiler ve dağıtım CD'leri.

- Debian GNU/Linux - Debian GNU/Linux işletim sisteminin resmi sayfası.

- Debian ve Ubuntu dağıtımıylarıyla ilgili makaleler, haberler ve destek forumları içeriyor.

- Debian Türkiye - İşletim sistemi hakkında Türkçe bilgiler, yardım konuları ve forum yer alıyor.

- Gelecek Linux - Gelecek Bireysel Linux ve Gelecek Kurumsal Linux olmak üzere iki farklı yerli dağıtım.

- Linux Dağıtımları Hakkında - Linux işletim sistemi dağıtımları hakkında bilgiler. Sohbet odası ve forum.

- Linux Dünyası - Linux dağıtımları ve paketlerine kolay erişim sağlayan site. [Türkçe, İngilizce, Almanca]

Pardus

- TÜBİTAK tarafından geliştirilen dağıtım hakkında bilgi alınabilen ve dağıtımın indirilebildiği resmi web sitesi

- Slackware GNU/Linux işletim sistemi hakkında Türkçe bilgiler ve belgeler.

- SuSE Linux OS Türkiye - Novell tarafından geliştirilen SUSE dağıtımını tanıtmayı amaçlayan bir site.

- Truva Linux - Türkiye'de geliştirilen, Slackware tabanlı ve Türkçe bir Linux dağıtımı olan Truva Linux'un web sayfası.

Linux

  • 17.1.2017 12:04:04
  • 0 Yorum
  • 406


Linux veya GNU/Linux (telaffuz: Lin-uks); Linux çekirdeği ve çeşitli GNU araçları üzerine kurulmuş işletim sistemlerinin genel adıdır. Linux çekirdeği ve GNU araçları açık kaynak kodlu, özgür ve ücretsizdir. Kaynak kodları GNU Genel Kamu Lisansı çerçevesinde özgürce dağıtılabilir, değiştirilebilir ve kullanılabilir. Linux ismi ilk olarak Linus Torvalds tarafından yazılan ve 5 Ekim 1991'de duyurusu yapılan[1] Linux çekirdeğinden gelmektedir.

Çok geniş bir donanım desteğine sahip olan Linux çekirdeği; sunucu bilgisayarlar, masaüstü-dizüstü bilgisayarlar, iş istasyonları, akıllı telefonlar, yeni nesil TV'ler, tabletler, araç içi sistemler ve süper bilgisayarlarda kullanılmaktadır. Linux sunucu işletim sistemlerinde kullanım oranı bakımından dünya çapında ilk sırada tercih edilmekte[2] ve dünyanın en güçlü 10 süper bilgisayarında kullanılmaktadır.[3]

Masaüstü ya da sunucu bilgisayarlara yönelik olarak hazırlanan Linux sistemler özel olarak Linux dağıtımı ("GNU/Linux dağıtımı" ya da kısaca "dağıtım") olarak isimlendirilmektedir. Popüler Linux dağıtımlarından bir kaçı; Debian, Ubuntu, Fedora, Linux Mint, openSUSE, Red Hat Enterprise Linux şeklinde örneklendirilebilir.

GNU/Linux gelişimi açık bir şekilde yapılmaktadır. Bunun anlamı, işletim sisteminin her aşaması açık olarak İnternet üzerinde yayınlanmakta, dünyanın dört bir yanında kullanıcılar tarafından test edilmekte, hataları ve eksiklikleri belirlenerek düzeltilmekte ve geliştirilmektedir. Zaman zaman bu deneme aşamaları belirli bir noktada durdurulur ve güvenilir bir işletim sistemi sunulup, geliştirme için ayrı bir seriye devam edilir. Hatalar, anında kullanıcılar tarafından belirlenip rapor edilmekte ve birçok kişinin katkısıyla düzeltilmektedir.[4]

Linux, fikirsel ve teknik anlamda Unix’den esinlenilerek geliştirilmiştir. Ancak Linux'un Unix ile herhangi bir kod ortaklığı bulunmamaktadır yani Linux'un kodları sıfırdan başlanılarak yazılmıştır.

Günümüzde Linux çekirdeğini kullanan işletim sistemleri büyük bir kitle tarafından genel olarak "Linux" adıyla anılmaktadır. Diğer yandan Özgür Yazılım Vakfı ve çeşitli özgür yazılım toplulukları, bir işletim sistemi olarak Linux'dan bahsederken, GNU araç ve yazılımlarını barındırıyor olması nedeniyle "GNU/Linux" adını kullanmaktadır.[5][6]


Linux, 1991 yılında Finlandiyalı bir üniversite öğrencisi olan Linus Torvalds tarafından, daha eski işletim sistemlerinden birisi olan UNIX'ten esinlenerek geliştirilmeye başlanmıştır. Linus hâlen çekirdek geliştirme ekibindedir.

Linus Torvalds, Unix benzeri MINIX işletim sisteminden daha iyi bir işletim sistemi yaratmak düşüncesiyle 1991 Nisan ayında işletim sistemi çekirdeğini oluşturmaya başladı. 25 Ağustos 1991'de, comp.os.minix adresli MINIX haber grubuna gönderdiği yazıda yeni bir işletim sistemi geliştirmekte olduğunu ve ilgilenen herkesin yardımını beklediğini yazdı. Daha sonra 17 Eylül 1991'de Linux'un ilk sürümü olan 0.01'i İnternet'te yayınladı. Kısa bir süre sonra, 5 EKim 1991'de temel özellikleriyle beraber ilk resmi Linux sürümü olan 0.02'yi yayınladı.[7][8]

Linux’un önemli bir yanı da GNU Projesi'nin eksik olan bir parçasını doldurmasıdır. GNU Projesi çerçevesinde yaratılacak olan Unix benzeri işletim sisteminin çoğu parçaları bitmişti. Yapılmayan en önemli parça işletim sisteminin çekirdeği idi. Bu eksikte Linux tarafından kapatılmış oldu.[8]

Linux, Andy Tannenbaum tarafından geliştirilmiş olan Minix işletim sistemine dayanmaktadır. Linus Torvalds boş zamanlarında Minix’den daha iyi bir Minix işletim sistemi yaratmak düşüncesiyle 1991 Ağustos sonlarında ilk çalışan Linux çekirdeğini oluşturdu. 5 Ekim 1991 tarihinde 0.02 sürümü Linux ilk defa tanıtıldı. Linux, comp.os.minix haber grubuna gönderdiği yazıda yeni bir işletim sistemi geliştirmekte olduğunu ve ilgilenen herkesin yardımını beklediğini yazmıştı. İşletim sisteminin çekirdeği için verilen numaralar kısa sürede bir standart kazandı. a.x.y şeklinde belirtilen çekirdek türevlerinde y bulunulan seviyeyi, x gelişim aşamasını göstermektedir. Tek sayılı x’ler geliştirme aşamalarını çift sayılı x’ler ise güvenilir Linux çekirdeklerini göstermektedir. a ise değişik Linux sürümlerini belirtir.

Linux'un Unix ile herhangi bir kod ortaklığı bulunmamakla birlikte Linux tasarımında fikirsel olarak UNIX'den esinlenilmiştir. Linux'un esinlendiği UNIX işletim sistemin temelleri, 1969 yılında MIT (Massachusetts Teknoloji Enstitüsü), AT&T Bell Labs ve General Electric 'in ortak çalışmasıyla geliştirilmiş MULTICS projesiyle atılmıştır. 1969 yılında, Amerika'da ki AT&T Bell Labs da Ken Thompson, Dennis Ritchie, Douglass Mcllroy ve Joe Ossana tarafından uygulama haline getirmiştir. Birinci sürümü assembler ile yazılmış olan Unix, Dennis Ritche’in yaptığı çalışmalar ile C diline aktarılmıştır. Çeşitli donanımlara bu sayede uyum sağlayabilir hale getirilmiştir.

Linux, temel tasarım prensiplerini 1970 ve 1980'lerde Unix'in oluşturduğu prensiplerden elde etmiştir. Bu sistem süreç kontrolünün üstesinden gelebilen, ağ kurabilen ve çevrel ve dosya sistemini kullanabilen tek parçalı çekirdek(Linux çekirdeği) kullanmaktadır. Aygıt sürücüleri ya çekirdekle doğrudan birleşmiştir ya da modül halinde sistem çalışırken yüklenmiştir.


UNIX işletim sisteminin 1980'lerin başında özel lisanslar ile pazarlamaya başlaması üzerine, 1983 Eylül ayında Richard Stallman tarafından, amacı UNIX benzeri ve parasız dağıtılabilen bir işletim sistemi ortaya çıkarmak olan GNU Tasarısı (GNU Projesi) başlatılmıştır. Açılımı GNU’s Not Unix (GNU Unix değildir) dir. Bu ismi almasındaki sebep de tasarımının Unix'e benzerken kendisinin özgür yazılım olması ve herhangi bir Unix kodunu içermemesidir.

Proje, günümüzde etkin olarak geliştirilmeye devam etmektedir. Projenin geliştirilmesi, GNU Tasarısı tarafından gerçekleştirilmekte olup, bu tasarı altında birçok GNU belge ve yazılımları bulunur.

Evvelden GNU Projesi içinde çekirdek olarak kullanılması planlanan GNU/Hurd ise, teknik ve fikirsel aksaklıklardan ötürü tamamlanamamıştır. GNU Projesinin bu eksiğini de Linux çekirdeği doldurmuştur. Çünkü GNU projesi çerçevesinde yaratılacak olan Unix benzeri işletim sisteminin çoğu parçaları bitmişti. Yapılmayan en önemli parça işletim sisteminin çekirdeği idi. Bu eksik de Linux çekirdeği tarafından kapatılmış oldu.

BSD[değiştir | kaynağı değiştir]
1992'ye kadar yasal karmaşalardan dolayı ortaya çıkarılamamasına rağmen; NetBSD ve FreeBSD'den geliştirilen 386BSD Linux'un erken tarihli geçmişini oluşturdu. Linus Torvalds'ın söylediğine göre 386BSD 1992 tarihinden önce ortaya çıkmış olsaydı, GNU/Linux'u yaratmayı düşünmek söz konusu olmayabilirdi.

MINIX[değiştir | kaynağı değiştir]
Gerçek bir işletim sistemini parçalara ayırmak için kullanılan deneysel bir işletim sistemidir. 1991 yılında Linus Torvalds, Helsinki Üniversitesine katıldığında işletim sistemlerini merak etti. Sadece eğitim için MINIX lisansı almaya çalıştı ama başarılı olamadı. Bu yüzden kendi işletim sistemini kurmaya çalıştı. Böylece Linux çekirdeği ortaya çıkmış oldu. Minix, kullanıcıların kendi kişisel bilgisayarlarında Unix’in çalışma sistemini öğrenmelerini amaçlar. Andrew S. Tanenbaum tarafından kitabı Operating Systems: Design & Implementation'a örnek olması amacıyla 62.000 satır C koduyla yazılmıştır ve bu kaynaktan yola çıkılarak, eski bilgisayarları verimli olarak kullanmak için bu işletim sistemi üzerine geliştirmeler yapılarak kararlı sürümler oluşturulmuştur.

Torvalds, Linux çekirdeğini MINIX üzerinde geliştirmeye başlamıştır ve MINIX için yazılmış uygulamalar Linux içinde kullanılabilmektedir. Daha sonraları Linux kendi gelişimini sağlayabilecek imkânlara sahip oldu. Ayrıca GNU uygulamaları MINIX uygulamalarının yerini aldı,çünkü GNU da yazılan kodlar ücretsiz ulaşılabilir durumdaydı. Bu durum işletim sistemini kullanmaya yeni başlayanlar için büyük bir avantaj sağlıyordu.

Bugünkü gelişimi[değiştir | kaynağı değiştir]
Torvalds, çekirdeğin geliştirilmesi ile ilgili çalışmaları yönetmeye devam etmektedir. Stallman ise zaman zaman GNU bileşenlerini destekleyen Özgür Yazılım Vakfı'na (Free Software Foundation) başkanlık etmektedir. Son olarak, bireyler ve kurumlar 3. parti GNU olmayan bileşenleri geliştirmektedirler. Bu 3. parti bileşenler işin çok büyük bir kısmını içermekte ve ayrıca hem çekirdek modüllerini hem kullanıcı uygulamalarını ve kütüphaneleri kapsamaktadır.

Linux dağıtımları[değiştir | kaynağı değiştir]
Ana madde: Linux dağıtımı

Popüler Linux dağıtımlarından Ubuntu'nun masaüstü ekran görüntüsü
Masaüstü ya da sunucu sistemlere yönelik olarak geliştirilen Linux sistemler özel olarak Linux dağıtımı ("GNU/Linux dağıtımı" ya da kısaca "dağıtım") olarak adlandırılmaktadır.

Bir Linux dağıtımı (ya da GNU/Linux dağıtımı); Linux çekirdeği, GNU araçları ve bir masaüstü ortamının bir araya gelmesiyle, bu birlikteliği sürdürülebilir şekilde yönetecek bir yapılandırma araçları seti, yazılım güncelleme araçları vb. ile oluşturulan tam bir işletim sistemidir.

Masaüstü kullanıcılarına yönelik bir GNU/Linux dağıtımında; Linux çekirdeği ve GNU yazılımları temeli üzerine bir grafiksel masaüstü ortamı, bir internet tarayıcı, ofis yazılım seti, video-müzik oynatıcı, CD/DVD yazıcı vb. türden çeşitli özgür yazılımlar ilave edilerek, son kullanıcıya sunulmaktadır.

Şu anda GNU yazılımlarını ve diğer özgür yazılımları bir araya getiren ve tüm bunları bir Linux çekirdeği ile beraber toplu, derlenmiş ve kolayca kurulabilen bir işletim sistemi olarak piyasaya süren birçok çalışma mevcuttur. Bunlardan öne çıkan bazı dağıtımlar alfabetik olarak olarak şöyle sıralanabilir:

Arch Linux
CentOS
Debian
Fedora
Linux Mint
Mageia
Manjaro Linux
openSUSE
Red Hat Enterprise Linux
Ubuntu
Türkiye'de de Pardus ve Pisi Linux dağıtımları geliştirilmektedir.

Kullanım alanları[değiştir | kaynağı değiştir]
Açık kaynaklı olması çekirdek yapı üzerine uygulama geliştirmeyi kolaylaştırmaktadır.

Linux çekirdeği günümüzde bilgisayarların ötesinde hayatın birçok alanında kullanılmaktadır. Kullanım alanlarına; sunucular, mobil telefonlar, iş istasyonları, tablet bilgisayarlar, televizyonlar, oyun konsolları, eğitim simülatörleri, otomobiller ve hatta uçaklar örnek olarak gösterilebilir.

Masaüstü-dizüstü bilgisayarlar[değiştir | kaynağı değiştir]
Linux çekirdeği kulanan sistemler masaüstü, dizüstü ve netbook bilgisayar pazarında yaklaşık olarak % 2 pazar payına sahiptir.[9] Masaüstü Linux sistemlerine Ubuntu, Debian, Fedora, openSUSE, Linux Mint, Mageia örnek olarak gösterilebilir.

Son kullanıcıya hitap etmek amacıyla geliştirilmekte olan Linux dağıtımlarda; kullanıcı arayüzünü teşkil eden KDE, GNOME, Xfce, LXDE gibi bir masaüstü ortamı, Mozilla Firefox, Chromium gibi bir web tarayıcı, LibreOffice gibi bir ofis yazılım seti video-müzik oynatıcı, CD/DVD yazıcı, grafik işleme yazılımı vb. türden gözde özgür yazılımlar paketlenerek son kullanıcıya sunulmaktadır.

Linux dağıtımların, kullanıcılar için asıl görünen yüzünü teşkil eden parçası, dağıtımın kullandığı "masaüstü ortamı"dır. Linux'ta kullanıcılarının beğenisine ve kullanılan bilgisayarın sistem kaynağı düzeyine göre çeşitli masaüstü ortamı seçenekleri bulunmaktadır.


GNOME masaüstü ortamı kullanan Fedora dağıtımı
 

KDE masaüstü ortamı kullanan openSUSE dağıtımı
 

Cinnamon masaüstü ortamı kullanan Linux Mint dağıtımı
 

Xfce masaüstü ortamı kullanan bir Linux dağıtımı
Sunucular, ana bilgisayarlar ve süper bilgisayarlar[değiştir | kaynağı değiştir]

Linux için tasarlanmış sunucular
Linux ürünleri sunucu işletim sistemi olarak uzun zamandır oldukça yaygın bir şekilde kullanılmaktadır, 2008 Eylül ayında Microsoft CEO'su Steve Ballmer, dünya genelinde web sunucularının %60'ında Linux'un, %40'ında Windows'un kullanıldığını itiraf etmiştir.[2] IDC'nin 2007 raporunda, GNU/Linux yüklü olarak satılmış sunucular göz önüne alınarak o zaman genel sunucu pazarının % 12,7'sinin GNU/Linux'a ait olduğu belirtilmiştir.[10] Ancak bu istatistik, çeşitli şirketler tarafından satılan Linux sunucuların sayısı dayalıdır yani ve sonradan GNU/Linux yüklenerek kullanılan sunucuları içermemektedir. Netcraft’ın Eylül 2006'da yayınladığı rapora göre, on güvenilir internet şirketinden sekizi GNU/Linux ürünlerini internet sunucularında kullanmaktadır.

Linux dağıtımları LAMP sunucu-yazılım kombinasyonunun (Linux, Apache, MySQL, PHP) köşe taşıdır. Linux dağıtımları diğer anabilgisayar işletim sistemleri ile karşılaştırıldığında, fiyatlandırma nedeniyle son on yılda giderek popüler olmuştur. Aralık 2009'da, bilgisayar devi IBM, pazarlamaya öncelik vereceğini ve ana bilgisayar tabanlı kurumsal Linux sunucularını satacağını bildirdi.

Linux dağıtımları, süper bilgisayarlarda işletim sistemi olarak da yaygın şekilde kullanılmaktadır: Kasım 2010 tarihi itibarıyla en iyi 500 sistem arasında 459'u (%91.8) Linux dağıtımı kullanmaktadır. Ayrıca dünyanın en güçlü süper bilgisayarı olan ve 2011'de kullanılmaya başlanan IBM Sequoia için de işletim sistemi olarak seçilmiştir.

Akıllı telefonlar, tabletler

Linux tabanlı Android işletim sistemini kullanan bir cep telefonu
Android: Google tarafından, mobil cihazlar için üretilen, Linux temelli açık kaynak kodlu bir işletim sistemi. Günümüzde akıllı telefon sektöründe yılı içi akıllı telefon satışları göz önüne alındığında pazar lideri konumundadır.[11]
Tizen: Linux Vakfı bünyesinde Samsung ve Intel'in öncülüğünde akıllı telefonlar, tabletler ve TV'ler için geliştirilen bir işletim sistemi projesi.[12]. HTML5 tabanlı bir arayüze sahiptir.
Ubuntu Touch: Canonical Ltd. tarafından, akıllı telefonlar ve tabletler için geliştirilen Linux tabanlı mobil işletim 

Mac OS İşletim Sistemi

  • 17.1.2017 11:59:11
  • 0 Yorum
  • 470

Apple Mac OS X ismindeki X karakterini Roma rakamlarından seçmiştir. On sayısını temsil eden X, Mac OS 9'dan sonra gelen işletim sistemini göstermektedir. Bu sebepten dolayı sistemin Apple tarafından öngörülen doğru okunuşu "Mac OS ten" (Mek o-es ten) şeklindedir. Türkçede ise daha yaygın olarak (Mak os iks) olarak okunur. Sistemin aslında Unix tabanlı olması ve isminin AIX, HP-UX, IRIX, Linux, Minix, Ultrix, Xenix gibi diğer Unix sistemleri gibi X ile bitmesi ise hoş bir tesadüftür. OS kısmı ise bir kısaltmadır. İngilizcesi "Operating System" olan "İşletim Sistemi" tabirinden gelir ve "OS" olarak kısaltılır.

Mac OS X serisindeki işletim sistemleri isimlerini kedigillerden alır. 10.0 sürümünün kod adı Cheetah, 10.1 sürümünün kod adı Puma idi. İki sürüm de Mac OS X 10.0 ve Mac OS X 10.1 olarak piyasaya sürülmüşlerdi. 10.2 sürümünden itibaren Apple işletim sistemlerini sürüm numaraları ile değil, kod adlarıyla piyasaya sürmeye başladı. Bunun sonucu olarak Mac OS X 10.2 Jaguar ismiyle, Mac OS X 10.3 Panther ismiyle, Mac OS X 10.4 Tiger ismiyle, Mac OS X 10.5 Leopard ismiyle, Mac OS X 10.6 Snow Leopard ismiyle, Mac OS X 10.7 Lion ismiyle, Mac OS X 10.8 Mountain Lion ismiyle piyasaya sürüldü. Mac OS X 10.9 sürümüne ise Mavericks ismi verildi ve bu sürümle birlikte Mac OS X serisine isimleri için ilham aldığı kedigillere veda etti. Ardından Apple Lynx ve Cougar markalarını da tescil etti. Son olarak Apple Inc. Mac OS X 10.11 El Capitan ismi ile yeni işletim sistemini ücretsiz olarak piyasaya çıkardı. 13 Haziran 2016 tarihinde yapılan Dünya Geliştiriciler Konferansında (WWDC 2016) Mac OS X ismi, macOS olarak değiştirildiği duyuruldu.

Windows İşletim Sistemi

  • 17.1.2017 11:55:05
  • 0 Yorum
  • 437

Microsoft Windows, (Türkçe: pencereler) kullanıcıya grafik arabirimler ve görsel iletilerle yaklaşarak, yazılımları çalıştırmak, komut vermek gibi klavyeden yazma zorunluluğunu ortadan kaldıran, Microsoft şirketinin geliştirdiği dünyada en çok kullanılan bir işletim sistemi ailesidir. İlk Windows 20 Kasım 1985 tarihinde satışa sunulmuştur.

Microsoft'un ilk işletim sistemi olan MS-DOS'tan farklı olarak Windows'ta aynı anda çok sayıda yazılımla çalışmak mümkündür.

Windows, masaüstü pazarında en yaygın kullanılan işletim sistemidir. 2002 yılında, Windows dünya çapında masaüstü piyasasında yaklaşık %97.46'lık bir pay sahibiydi.[2] 2006 Nisan ayı istatistiklerinde bu oranın %89, 2007 Aralık ayında ise %87.8 seviyesinde olduğunu gösteriyor. Ayrıca 2007 Aralık ayındaki payın %6.5'i Windows Vista işletim sistemidir.[3] Bu alanda en ciddi rakibi şu anda Mac OS'tur.

Microsoft Windows ailesinin son üyesi 1 Ekim 2014'te piyasaya çıkan Windows 10'dur. Windows Vista'dan sonra Microsoft, Windows 7 ile başarıyı yakalamış bu başarıyı Windows 8 ile devam ettirmektedir.

Microsoft Windows işletim sistemleri ailesi, daha eski IBM PC için olan MS-DOS ortamının üzerine bir grafik katmanı olarak başlamıştır. Modern sürümleri daha yeni olan Windows NT çekirdeği üzerine kuruludur. Windows 32-bit ve 64-bit Intel ve AMD işlemciler üzerinde çalışır; daha eski sürümleri DEC Alpha, MIPS R4000, ve PowerPC mimarilerinde de çalışmaktaydı (SPARC mimarisinde de çalışması için çalışmalar vardı).

Intel Itanium işlemciler tarafından kullanılan IA-64 ve daha sonra AMD64 (x86-64 olarak da biliniyor, Microsoft tarafından x64 olarak isimlendiriliyor ve Intel tarafından adı EM64T olarak ruhsatlanarak kullanılıyor) mimarilerinin çıkmasıyla Microsoft güncel işletim sistemlerinin bunları destekleyen sürümlerini sundu. Modern 64-bit Windows ailesi Windows XP 64-bit Edition for IA-64 systems, Windows XP Professional x64 Edition for AMD64 systems ve Windows Server 2003'ten (hem IA-64, hem de AMD64 sürümlü) oluşur.

Windows'un taşınabilir cihazlar için geliştirilmiş sürümü Windows CE (Pocket PC, Windows Mobile) ailesi olarak anılır, gerçek 32-bit bir işletim sistemidir; ARM, StrongARM, Intel XScale ve MIPS işlemcilerinde çalışır.

Windows NT, XP ,CE ve 8'in gömülü çalışan sürümleri de mevcuttur.


 Windowsun Tarihçesi,


1983 Windows'un beta sürümü çıktı ve Windows adı ilk kez kullanıldı.
1985 İlk Windows satışa sunuldu.
1991 Windows 3.1 tabanlı bir işletim sistemi olup taşınabilir aygıtlar için tasarlanmış ilk Windows olan; fakat 2002'de yerini Windows for Tablet PC'ye bırakan "Windows for Pen Computing" serisinin satışına başlandı.
1991 Windows 3.0'ün multimedya destekli sürümü çıktı.
1993 Windows 3.1x tabanlı olan Windows NT'nin ilk sürümü olan Windows NT 3.1 sürüldü.
1994 Çince konuşan ülkelere özel Windows sürümü Windows 3.2, Çin Halk Cumhuriyeti ve Tayvan gibi Çince konuşan ülkelerde raflardaki yerini aldı.
1995 Windows 95 piyasaya sürüldü. Başlat menüsü, Internet Explorer ve görev çubuğu ilk olarak bu sürümde sunulmuştu.
1998 Taşınabilir aygıtlar için geliştirilmiş Windows'lar olan Windows CE satışa sunuldu.
1998 Windows 98 satışa sunuldu.
2000 İlk iş interneti olan işletim sistemi Windows 2000 satışa sunuldu.
2000 Windows 9x ailesinin son üyesi olup ilk internet oyunu, sistem geri alma gibi yazılımlar bulunan;Windows ME satışa sunuldu.
2001 Çoğu yeni özelliğin eklendiği günümüzdeki Windows'ların öncüsü olan Windows XP satışa sunuldu.
2001 Windows 9x dönemi biterek iş ve ev sürümlerinin ikisi de NT tabanlı olmaya başladı.
2002 Windows for Tablet PC sürüldü.
2003 24 Nisan'da Windows Server 2003 satışa sunuldu.
2004 Windows'un ilk 64-bitlik versiyonu sayılabilecek Windows XP x64 Edition sürüldü.
2006 Windows Vista'nın beta sürümü satışa sunuldu.
2007 İlk DVD kayıt, RSS ve Phishing süzgeçi gibi özellikleriyle tanınan Windows Vista satışa sunuldu.
2007 İlk ev sunucusu olan işletim sistemi Windows Home Server satışa sunuldu.
2008 27 Şubat'ta Windows Server 2008 satışa çıktı.
2009 Windows 7 işletim sistemi piyasaya sürüldü.
2011 Windows 8'in RTM sürümü 1 Temmuz 2011'de çıkması beklendi; ama çıkmadı.
2011 Windows 8'in deneme sürümü (RTM) 15 Temmuz 2011'de kullanıma sunulmuştur.
2012 Windows 8'in 2012 ilkbaharında release preview versiyonu duyuruldu.
2012 4 Eylül'de Windows Server 2012 satışa sunuldu.
2012 25 Ekim'de Windows 8 lansmanı yapıldı ve resmi olarak satışa sunuldu.
2012 1 Kasım'da Windows 8'in Türkiye lansmanı yapıldı.
2013 Windows 8 için Windows 8.1 güncellemesi duyuruldu.
2013 Windows 8.1 satışa sunuldu.
2014 Windows 8.1'e Uptade 1 güncelleştirmesi sunuldu.
2014 Windows Windows 10'un çıkacağını duyurdu.
2014 Windows 10 duyruldu.
2014 Windows 10 Technical Preview Çıktı.
2015 Windows 10 lansmanı yapıldı.
2015 29 Temmuz tarihinde Windows 10 kullanıcılarla buluştu.
2015 Windows 10 Kasım Güncelleştirmesi yayınlandı.
2016 Ağustos ayında Windows 10 Yıldönümü Güncellemesi yayınlandı.